İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/4222 K.2026/1251

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava yönünden davacı vekili ile birleşen dava yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar…

Esas2025/4222Karar2026/1251Tarih4 Mart 2026Okuma8 dk · 1.530 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/4222 E., 2026/1251 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2026
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/836 Esas, 2025/1034 Karar
Hüküm
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/869 E., 2024/58 K.
Birleşen dosya
Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2021/896 E. sayılı dosyası
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.530 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava yönünden davacı vekili ile birleşen dava yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin 10.000 payından 1200 adedinin davacı ...'a ait olduğunu, davalı şirketin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 21.12.2021 tarihinde gerçekleştirildiğini, genel kurulun 4, 5, 6, 8, 9, 10... . maddelerinde alınan kararların bilgi alma hakkını ihlal etmesi, faaliyet raporu, finansal tablolar ve bilançonun gerçeği yansıtmaması, bağımsız denetçi raporunun şeffaf olmaması, denetçilerin yetersizliği, kâr payı alma hakkının ihlali, azınlık haklarının kullanılmasını engelleyecek biçimde yönetim kurulu teşekkülü gibi sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek anılan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; şirket yönetim kurulunun 09.12.2021 tarih ve 2021/15 kararı ve 10.12.2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanı ile şirket olağan üstü genel kurulunun 27.12.2021 tarihinde yapılacağını ilan ettiğini, davalı şirketin 27.12.2021 tarihinde yapılan olağan genel kuruluda gündemin 4. maddesinde yer alan sermaye artırımına ilişkin kararın oy birliği şartının sağlanmaması ve ortaklık payının öneminin azaltılması gibi nedenlerle usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek işbu kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının iptali istenen genel kurul tarihi olan 20.12.2021 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi, hatta 04.11.2021 tarihine kadar yönetim kurulu başkan vekili olarak müvekkil şirkette görev aldığını, tüm yönetim faaliyetlerine katıldığını, tüm veri tabanlarına, mali ve diğer şirket verilerine ulaştığını, 2020 yılı şirket faaliyet raporunda bizzat imzasının bulunduğunu, şirketin bağımsız ... sürecinden haberdar olduğunu, bağımsız ... şirketinin seçimine imza attığını, şirketin tüm finansal tabloları, faaliyet raporu, ... raporu,

kâr dağıtım önerisi tüm yönetim kurulu üyelerine olduğu gibi davacı yana da 27.09.2021 tarihli e-posta ile iletildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 437. maddesi uyarınca genel kurul çağrısında da yazdığı üzere 20.11.2021 tarihinde yapılması öngörülen şirket olağan genel kurul toplantısından en az 15 gün önce de şirket merkezinde hazır bulundurulduğunu,

davacının 20.11.2021 tarihli olağan genel kurula kadar herhangi bir evrak inceleme bilgi alma talebi bulunmamasına ve ilgili verilere ulaşımı açık olmasına rağmen 20.11.2021 tarihli genel kurulda finansal tabloların müzakeresi sırasında genel kurulun bir ay süreyle ertelenmesini talep ettiğini, kanunun emredici maddesi uyarınca, genel kurulun 20.12.2021 tarihine ertelenmesine karar verildiğini, genel kurul gündeminin 2020 yılına ilişkin olması nedeniyle 2020 yılına ilişkin evrakın davacı ve vekili ile paylaşıldığını, sunulan bazı evrakın ... tarafından teslim alınmaması nedeniyle tutanak tutulduğunu,

davacının taleplerinin genel kurul gündemini aşması ve ticari defterleri de talep etmesi nedeniyle durumun yönetim kurulu tarafından değerlendirileceği, varsa 2020 yılı evrakına ilişkin soru veya belge eksiklerini belirtmeleri kendilerine iletilmiş ise de, davacı yanca herhangi bir soru veya eksiklik iletilmediğini, 08.12.2021 tarihinde ... üzerinden aynı evrakın sunulmasının ihtar edildiğini, ihtara, aynı tarihte ... adresi üzerinden yönetim kurulunun 08.12.2021 tarih, 2021/14 sayılı kararı da eklenerek cevap verildiğini, davacının şirket kayıtlarına yetkisiz biçimde eriştiğini,

kâr payı dağıtılmamasının şirketin yeni yatırımları için gerekli olduğunu, davacının şirketi iş yapamaz hale getirmesi nedeniyle ibra edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; sermaye artışının iç kaynaklardan yapıldığını ve davacının payını azaltmadığını, alınan kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen genel kurulun 4 ve 5. maddelere ilişkin olarak; bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılamamasının tek başına genel kurul kararının iptaline imkan vermediği, bu hususta davacının mahkemeye başvurarak bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabileceği, dosya kapsamındaki bilgi ve belge durumuna göre oy çokluğu ile alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılığının tespit edilemediği, davacının bahsi geçen işlemlerin yapıldığı dönemde yönetim kurulu üyesi olduğu, faaliyet raporunda imzasının bulunduğu,

ayrıca dosya kapsamında davacı tarafa gerek imza karşılığı gerek e-posta yoluyla iletildiği, davacının bilgi alma hakkının ihlal edildiğini ispat edemediği, etse dahi bu durumun genel kurul kararının iptaline sebebiyet vermeyeceği, 6. maddeye ilişkin olarak; yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'ün oy çokluğu ile ibra edildiği, davacı yönetim kurulu üyesi ...'ın oy çokluğuyla ibra edilmediği, bu hususa ilişkin sorumluluk davası açılmamış olduğundan davacının hukuki yararının bulunduğu, davacının ibra edilmemesine yönelik karara ilişkin vakıa ileri sürmediği,

ibra kararının iptaline ilişkin olarak esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılığı gösteren somut delili bulunmadığı, genel kurul toplantı tutanağında, davacının neden ibra edilmediğine ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, cevap dilekçesinde, davacının yönetim kurulu üyeliği görevini özenle

yerine getirmediği hususunda birtakım iddialar olduğu, buna karşın davacı tarafından, kusursuz

bir şekilde yönetim kurulu üyeliği kapsamında faaliyetlerin yürütüldüğüne dair vakıa ve ispat aracı ileri sürülmediği, ibra edilmeme kararının hukuka aykırılığının ispatlanamadığı, 8. maddeye ilişkin olarak; bu madde kapsamında 2020 hesap dönemine ilişkin ... ... A.Ş.

tarafından yapılan bağımsız ... raporunun okunduğu ancak bir oylamanın yapılmadığı, 9. maddeye ilişkin olarak; şirketin 2021 yılı denetiminin ... ... A.Ş. tarafından yapılacağının oy çokluğuyla kabul edildiği, denetçinin, kanuna aykırı bir durum söz konusu olmadığı takdirde, anonim şirket

tarafından serbestçe belirlenebileceği, davacının, denetçinin seçiminde kanuna aykırı hareket edildiğine

dair somut bir delil ortaya koyamadığı, ayrıca bağımsız ... şirketi seçimine ilişkin yönetim kurulunda bizzat yer aldığı, 10. maddeye ilişkin olarak; dosya kapsamındaki belgelerden davacıya e-mail yoluyla evrakın gönderildiği, nitekim yönetim kurulu kararının da davacının yönetim kurulu üyesi olduğu zamanda alındığı, 11. maddeye ilişkin olarak; ..., ... ve ...

’ün üç yıl süreyle yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesine karar verildiği, davacı dışındaki tüm paydaşların olumlu oy kullanıldığı, toplam 8800 payın olumlu oyuyla yeni

yönetim kurulunun seçildiği, seçimin usule uygun olduğu, ayrıca davacının toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oyverdiği ancak muhalefet şerhinin olmadığı, birleşen dosyada 27.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurulu gündeminin 4 no.lu kararına ilişkin olarak; ... hissedarlar arasında gerekli olan oy birliği

şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, asıl dava bakımından davacı, birleşen dava bakımından davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl dava bakımından davacı, birleşen dava bakımından davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen dava genel kurul kararının iptali taleplerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince asıl dava hakkında verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik asıl davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2. 6102 sayılı TTK'nın 553. maddesinin birinci fıkrası "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.", aynı maddenin üçüncü fıkrası ise " Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." hükmüne haiz olup.

6335 sayılı Kanunun 28. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın 553. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişikliğe kadar kusurun varlığı karine olarak kabul edilmiş, ancak yapılan değişiklikle bu fıkradaki “kusurlarının bulunmadığını ispatlamadıkça” ibaresi kaldırılmıştır. Bu durumda artık kusurun varlığını ispat yükü zarara uğradığını iddia eden pay sahibine, şirkete veyahut şirket alacaklısına düşmektedir.

Somut olaya gelindiğinde ise 20.12.2021 tarihli genel kurulun ibraya ilişkin 6. gündem maddesinde davacının ibra edilmediği, davacının bu kararın da iptalini talep ettiği ve mahkemece bu talebin; genel kurul toplantı tutanağında, davacının neden ibra edilmediğine ilişkin bir açıklama olmadığı, cevap dilekçesinde davacının yönetim kurulu üyeliği görevini özenle

yerine getirmediği hususunda birtakım iddialar bulunduğu, buna karşın davacı tarafından kusursuz

bir şekilde yönetim kurulu üyeliği kapsamında faaliyetlerin yürütülmüş olduğuna dair vakıa ve ispat aracı ileri sürülmediği, ibra edilmeme kararının hukuka aykırılığı ispat olunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ancak yukarıda yazılı kanun hükmünden de anlaşılacağı gibi burada ispat yükünün kusuru iddia eden davalı tarafa düşeceğinin kabulü gerekmekte olup yazılı gerekçe ile ispat yükünün davacı üzerinde bırakılarak yapılan değerlendirme sonucunda hüküm kurulması doğru olmamaıştır.

3.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince birleşen dava hakkında verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın birleşen dava bakımından HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine,

kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden birleşen davada davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl davada davacıya iadesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4222, K. 2026/1251, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4222
Karar No
2026/1251
Tarih
4 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4235 K.2026/2342
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/4240 K.2026/1256
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4241 K.2026/1890
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/4248 K.2026/5345
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4262 K.2026/1555
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/4269 K.2026/1205

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.