KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4251 E., 2025/6857 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1628 Esas, 2023/1455 Karar
- Hüküm
- Direnme- davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/368 E., 2022/559 K.
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar; davalı temsilcisince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin, ... Dış Tic. A.Ş.'ye ait olan işyerinde 24.09.1991 tarihinden 20.10.1994 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, yatırılmayan primlerin ve çalışmanın tespiti ile Kurum kayıtlarının düzeltilmesi ve müvekkilinin emekliliğe hak kazanabilmesi için ihyası talep edilen ... Dış Tic. A.Ş. aleyhine 24.11.2021 tarihinde hizmet tespit davası açıldığını, anılan şirketin 04.11.2015 tarihinde davalı Kurum tarafından resen terkin edildiğinin görülmesi üzerine mahkemece ihya davası açmak için kendilerine süre verildiğini ileri sürerek ... Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; ... Dış Ticaret Anonim Şirketinin, 30.06.2015 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, ihtarın sicil gazetesinde yayımlandığını, yasal süre içinde ihtara cevap verilmemesi nedeniyle şirketin sicil kaydının 04.11.2015 tarihinde resen silindiğini, davanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) geçici 7. maddesi uyarınca beş yıllık yasal süre içinde açılmaması nedeniyle süre yönünden reddinin gerektiğini savunmuş, Müdürlüğün yasal hasım olması ve dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği, re'sen terkin kararının geçerli olabilmesi için TTK’nın geçici 7. maddesinin 4 a ve b fıkralarına uygun şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğünce işlem yapılmış olması gerektiği, davalıya TTK’nın geçici 7. maddesinin 4 a ve b bentlerine göre çıkartılan tebligat evraklarının gönderilmesi istenildiği, sadece şirket tüzel kişiliğine tebligat çıkartıldığı, ancak şirket yetkilisine TTK’nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca tebligat çıkartılmadığının görüldüğü, yapılan terkin işleminin TTK’nın 7. maddenin 4/a bendindeki hususlar yerine getirilmediğinden geçersiz olduğu,
terkin işlemi usulüne uygun olmadığından 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, şirketin ihyasının gerektiği, davalının TTK'nın geçici 7. madde çerçevesinde yaptığı terkin işlemi hatalı olduğundan, davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde isabet görülmediği,
davalının yaptığı usulsüz terkin işlemi tarihinden itibaren itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin başladığının kabul edilmesinin davacının hak arama hürriyetini kısıtlayıcı etki doğuracağı, ayrıca 5 yıllık hak düşürücü sürenin işlediğinin kabulünün usulsüz terkin işlemine hukuki sonuç bağlanması anlamına geleceği, öte yandan Anayasa Mahkemesinin 15.09.2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 22.06.2023 tarihli, 2023//33 E.,
2023/117 K. sayılı kararı ile TTK’nın geçici 7/15 hükmündeki “silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde” ibaresinin Anayasa’nın 35. ve 40. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiği gerekçesiyle önceki hükümde direnilmesine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile davacının İzmir 9. İş Mahkemesinin 2021/370 E. sayılı dosyasında açılan hizmet tespiti davasındaki taraf teşkili ve hükmün infazının sonuçları ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmiş, hüküm davalı temsilcisince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Hukuk Genel Kuruluna Gönderme Kararı Dairemizin 18.01.2024 tarihli, 2024/93 E., 2024/415 K. sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/5 hükmü gereğince yapılan incelemede temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
2.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli, 2024/11-179 E., 2025/373 K. sayılı ilâmı ile TTK’nın 26.06.2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli ve 2023/33 E., 2023/117 K. sayılı kararı ile iptal edildiği, bu iptal kararının 15.09.2023 tarihinde yürürlüğe girdiği, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararında bu gerekçeye yer verildiği, bu durumda ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken direnme kararı değil yeni hüküm bulunduğu,
hâl böyle olunca yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği belirtilerek yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
3.Hukuk Genel Kurulu Sonrası İnceleme
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4251, K. 2025/6857, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama