KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4404 E., 2025/6402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/480 Esas, 2025/992 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/227 E., 2022/311 K.
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... İcra Dairesinin 2021/852 E. numarası ile ticari ilişkiden doğan, faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağı için 5.472.461,77 TL tutarında ilamsız icra takibi başlattığını, davalı şirketin 133.102,31 TL borcu kabul edip bakiye alacağa itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalı şirketin hiçbir haklı gerekçesi olmaksızın tamamen borcunu ödememe amacı güderek ve süreci uzatma maksadıyla itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin itiraz edilen 5.339.359,46 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 22.01.2021 tarihinde davalı kayıtlarında yapılan incelemede, alacaklıya muaccel hâle gelen borç miktarının .. İcra Müdürlüğü’nün 2021/852 E. sayılı dosyasına ödendiğini, davalı kayıtlarında 22.01.2021 tarihi itibari ile 133.102,31 TL dışında muaccel herhangi bir borç bulunmadığını savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatı istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, düzenleme tarihi 25.12.2019, vade tarihi 25.12.2029, lehtarı davacı olan 5.339.359,46 TL bedelli bononun açık hesap kapsamında fatura borçları için davacıya verildiği, davacı, uyuşmazlığa konu bonoyu kabul etmeyip, hiçbir tacirin yüksek miktarlı bir alacağı için 10 yıl gibi bir uzun vadeye bağlamayacağını belirtmiş ise de, bononun davacının ticari defterlerine davacı tarafından işlenmesi, davacının ticari defterlerinin düzgün tutulmasından davacının kendisinin sorumlu olması, davacının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü, bono yönünden tarafların defterlerinin birbirini doğrulaması,
bononun ciro yolu ile tedavül olanağı da dikkate alındığında bononun fiziken dosyaya sunulmamış olmasının sonuca etkili olmaması nedeniyle bu durumun hayatın olağan akışına uygun düşmediği yönündeki iddianın dinlenme olanağının olmadığı,
dava konusu senet taraflar arasındaki bir sözleşmeyle borcun yenilenmesi için verilmediğinden senedin ifa uğruna verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu durumda temel ilişkiden doğan talep hakkının kambiyo hakkı kullanılıncaya kadar donduğu ve böylece temel ilişkiden doğan hakkın vadesinin kambiyo alacağının vadesine kadar uzatılmış sayılacağı, bu durumda davacının dava konusu alacak yönünden davasını erken açtığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine, davanın usulden reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturadan kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4404, K. 2025/6402, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama