KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4463 E., 2026/1212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/612 Esas, 2025/819 Karar
- Karar
- Davanın Kısmen Kabülü
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/349 E., 2022/696 K.
Karar Metni
1.001 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkilinin, "... ...& ..." adındaki ... kafe tarzındaki işletmenin sahibi olduğunu, 2016/103880 sayılı, "... ...& ..." ibareli 43. sınıf hizmetlerde tescilli markasının da bulunduğunu, davalının ise fiilen yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, 2018/104347 sayılı ve "... ..." ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin işletmesi ile benzer şekilde ... kafe tarzında hizmet verdiğini ve unlu mamul üretimi yaparak satışa sunduğunu, davalının eylemlerinin tüketici nezdinde iltibasa yol açtığını,
müvekkilinin markası ile iltibas yaratacak derecede benzerlik gösteren karşı tarafın markasının, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı SMK) 6/1. maddesi uyarınca hükümsüzlüğünü talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek davalıya ait "... ..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasının 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden tescillendiğini, müvekkilin bu marka altında, poğaça ..., börek, poğaça, pide gibi pastacılık / fırıncılık mamullerinin satışını yaptığını, müvekkilinin marka kullanımının, hukuka ve marka tesciline uygun olduğunu, müvekkilinin marka kullanımının iddia edildiği üzere davacı tarafın markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edebilmesi ve yine davacı tarafından müvekkilinin markasının hükümsüzlüğünün talep edebilebilmesi için davacı tarafın da markasının 35. sınıfta tescil edilmiş olması gerektiği, oysa davacı tarafın markasının sadece 43. sınıf kapsamında tescil edilmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça gerçekleştirilen faaliyetlerin "pastacılık ve fırıncılık
mamülleri satışına" yönelik hizmetler olduğu, bu hizmetin davacı adına
tescilli marka kapsamında yer alan 43. sınıf "Yiyecek ve içecek sağlanması
hizm-etleri" alt grubundaki hizmetler ile ilişkili/benzer olduğu, davalıya ait "... ..." ibaresinin, birebir davacı adına tescilli
2016/03880 sayılı markayı içerdiği, markaların benzerlik oluşturduğu, tarafların ilişkili sektörde faaliyetlerinin bulunduğu, işaretler arasındaki bu
benzerliğin iltibasa neden olabilecek düzeyde olduğu,
bu durumun davacı taraf tescilli markalarından doğan hakların ihlali ve aynı
zamanda haksız rekabete sebebiyet verebileceği; davalı adına tescilli 2018/104347 sayılı "... ..." markasının, davacı adına tescilli 2016/103880 sayılı "... ...& ..." markası ile aynı olduğu, iki markanın tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu, SMK'nın 5. maddesinde düzenlenen mutlak ret (hükümsüzlük) nedenlerinin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; davalı adına 2018/104347 sayı ile 35. sınıfta tescilli "... ..." markasının, davacı adına 2016/103880 sayı ile 43. sınıfta tescilli "... ...& ..." markası ile benzerliği nedeniyle; davalı adına 2018/104347 sayı ile 35. sınıfta tescilli "... ..." markasının, SMK'nın 5/1-ç ve 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, davacının mesnet markası 43. sınıf hizmetlerde tescil edildiği, davalının dava konusu markası ise, 35. sınıfın 01-04. alt grubundaki hizmetlerle, 05. alt grubunda 30. sınıf malların satışı hizmetlerini kapsadığı,
bu durumda, dava konusu marka kapsamındaki 35. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın olması için Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, ..., poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.
Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri", davanın markası kapsamındaki 43. sınıf "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" ile benzer olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.02.2019 tarih ve 2017/3626 E.-2019/1107 K. sayılı kararında da bu yönde hizmetler yönünden emtia benzerliği bulunduğunun belirtildiği, taraf markalarında yer alan "..., cafe, ..." kelimeleri uyuşmazlık konusu sınıflarda tanımlayıcı olduğundan, ayırt ediciliklerinin bulunmadığı,
her iki taraf markasının esas unsuru "..." kelimesinden oluştuğundan, markaların yüksek düzeyde benzer bulunduğu, dolayısıyla dava konusu markanın kapsamında yer alan 35. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın olması için Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, ..., poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.
Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri" yönünden, dava konusu marka ile davacının önceki tarihli mesnet markası arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu,
dava konusu markanın SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibasın gerçekleştiği 35/05. alt sınıfında pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlıların satışı hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca kapsamındaki tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına,
davanın kısmen kabulü ile dava konusu 2018/104347 sayılı ve "... ..." ibareli markanın 35. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın olması için Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, ..., poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.
Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri" yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4463, K. 2026/1212, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama