KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4568 E., 2025/6379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/988 Esas, 2024/1523 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/188 E., 2024/83 K.
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 05.07.2012 tarihli sözleşme uyarınca davalının belirlenen miktarda hammadde satmayı taahhüt ettiğini, ancak 2014 yılı Ağustos ayından itibaren gönderilen ürünlerin alıcı olan müvekkil şirketin üretim standartlarına uygun ve sözleşmeye elverişli kalitede olmadığını, bu durumun elektronik yazışmalar, telefon görüşmeleri ve yüz yüze temaslarla defalarca satıcıya bildirildiğini, buna rağmen ayıplı ve kalitesiz ürün gönderimlerinin sürdüğünü,
müvekkilinin bu nedenle ödeme yapmayacağını açıkça belirttiği halde davalının Azerbaycan 2 no.'lu Bakü İktisadi İdari Mahkemesi’nde 28.02.2015 vadeli 121.436,49 euro tutarındaki senede dayanarak ödeme talebiyle dava açtığını, ancak Azerbaycan Mahkemesi’nce yapılan yargılamada davalının sözleşmeye uygun ürün teslim ettiğini ispatlayamadığı, bilirkişi incelemesi için gerekli numune ve delilleri sunmadığı,
bu nedenle açtığı davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleşip apostilli ve noter onaylı Türkçe tercümesinin dosyaya sunulduğunu, buna rağmen davalının aynı alacak talebiyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuya ilişkin olarak İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/734 E. sayılı dosyasında yeni bir dava açtığını, bu davada kesin hüküm itirazında bulunduklarını,
Azerbaycan Mahkemesi’nin kararının Türkiye’de kesin delil ve kesin hüküm teşkil edebilmesi için tanıma ve tenfizine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Azerbaycan 2 no.lu Bakü İktisadi-İdari Mahkemesi’nin 10.08.2018 tarih ve 2-2(82)-62/2018 sayılı kararının Türkiye’de tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Azerbaycan 2 no.l'u Bakü İktisadi-İdari Mahkemesi’nin 10.08.2018 tarih ve 2-2(82)-62/2018 sayılı kararının, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 50. ve devamı maddelerinde düzenlenen şartları taşıdığı, Türkiye ile Azerbaycan arasında 2002 tarihli “Hukukî ve Ticarî Konularda Adlî İşbirliği Anlaşması” uyarınca fiilî karşılıklılığın bulunduğu, kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı, usulüne uygun şekilde kesinleştiği ve icra edilebilir nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle yabancı mahkeme kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tanınması davasıdır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4568, K. 2025/6379, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama