KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/52 E., 2025/4174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/185 Esas, 2022/223 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
Karar Metni
972 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 20.08.2001 tarihinde 2001/..... kod numarası ile “....” markasını 04, 12. ve 37. sınıflarda tescil ettirdiğini, uzun yıllardır tekstil ve otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini, tescilli markasının ana unsuru olan şekil unsurunun aynısının davalı tarafından 2004/....kod numarası ile 12. sınıfta tescil edildiğini, davalıya ait şekil markasının davacı markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer ve benzerliğin ayniyet düzeyinde olduğunu, halk tarafından karıştırılma ihtimali ve iltibas tehlikesinin bulunduğunu, davacı markasının davaya konu marka müracaatından daha önce tescil edilmiş olması sebebiyle üstün hak sahibi olduğunu ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin otomotiv sektöründe büyük bir firma olduğunu, iltibas tehlikesinin fiilen mümkün olmadığını, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacıya ait markanın 12. sınıfta tescilli olduğunu ve iki markanın tescil kapsamında 12. sınıfa giren bazı malların aynı olduğu söylenebilir ise de, davacı firmanın marka tescil tarihi üzerinden 5 yıldan uzun bir zaman geçmiş olmasına rağmen markayı 12. sınıftaki herhangi bir emtiaya ilişkin olarak kullanmamasından ötürü marka hakkının düştüğünü ve terkin amacıyla Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, İstanbul Anadolu (Kartal) 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan kullanmama nedeniyle iptal davası sonucunda 02.05.2013 tarih ve 2009/118 E., 2013/125 K. sayılı karar ile 2001/.... sayılı markanın 12. sınıftaki bir kısım ürünler yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verildiği ve hükmün Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.10.2014 tarih 2013/... E. ve 2014/.....
K. sayılı kararıyla da temyiz denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği, kararda iptal koşullarının ilk olarak hangi tarihten itibaren meydana geldiği yönünde bir bilgi mevcut olmamakla birlikte davacı yanın kararda geçen emtialarda markasal kullanımlarının mevcut olmadığının değerlendirildiği, dolayısıyla davacı yanın markasının tescil tarihi olan 24.03.2003 tarihinden itibaren anılan emtiaları kullanmadığı tespit edildiğinden, iptale ilişkin şartların en erken beş yıllık hoşgörüsü süresinin dolduğu tarih olan 24.03.2008 tarihinde meydana geldiği; bu tarihin dava açılış tarihi olan 05.09.2008 tarihinden önceki bir tarihe ilişkin olduğu,
bu kapsamda davacı yanın dayanak markası 2001/16560 sayılı marka aleyhine açılan kullanmama nedeniyle iptal davası sonucunda kurulan hükümde, iptal kararının sonuçlarının 05.09.2008 itibari ile sonuç doğuracağının kabulünün gerektiği, davacı yanın 2001/16560 sayılı markasının 12. sınıftaki “bisikletler, motorsikletler.
Mopetler ve benzerleri ile bunların gövdeleri, gidonları, bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler, havai hakkı taşıtlar, teleferikler, telesiyejler, raylı taşıtlar, lokomotifler, trenler, tramvayla, vagonlar, deniz taşıtları ve parçaları, sandallar, motorlar, gemiler, yatlar, kotralar, hava taşıtları ve parçaları, balonlar, uçaklar, helikopterler, uzaya gönderilen roketler, paraşütler” emtiaları açısından kullanmama nedeniyle iptaline karar verildiği,
davacı markasının kullanmama nedeniyle iptali koşullarının oluştuğu en erken tarih olduğu görülen 05.09.2008 tarihinden itibaren etki doğuracak şekilde uygulanmasında hukuki yarar bulunduğu yönünde bir kanaate varılması halinde dahi, bu durumun işaretler arasında benzerliği tespit olunan emtialar açısından farklı bir durum ortaya koymayacağı, zira iptaline karar verilen 12. sınıf malların “motorlu kara taşıtlarına” ilşkin mallar olmadıkları (bisikletler, motorsikletler.
Mopetler ve benzerleri ile bunların gövdeleri, gidonları hariç), halbuki dava konusu markanın kapsamının yalnızca otomobil sektörüne yönelik malları kapsadığı, davalı yanın 2004/....sayılı markasını .... menşeli bir uluslararası başvuru olduğu ve ..... uluslararası tescil numarası ile başvuru konusu edildiği, başvuru kapsamında ülkemizde 12. sınıfta yayına çıkan emtiaların davalı başvurusunun kapsamının "Araç tekerlekleri: Araç motorlarına yönelik kaputlar: Araç tekerleklerine yönelik tekerlek göbekleri: taşıtlara yönelik şasiler; kara araçlarına yönelik motorlar; kara araçlarına yönelik vites kutuları; otomobil kaportaları;
araçlara yönelik camlar; araç süspansiyon yayları; taşıt ön camları" emtiaları ile sınırlı olduğunun dosya kapsamındaki başvuru kaydından ve yine evrak tercümesinden anlaşıldığı, davacı yanın 2001/.... sayılı markası ile ilgili verilen iptal kararının geçmişe etki edecek şekilde sonuç doğuracağına kanaat getirilmesi halinde dahi taraf markaları arasında, başvuru konusu marka kapsamındaki emtialar açısından işaret benzerliği de var ise karıştırılma ihtimalinin devam edeceği, somut olayda her iki taraf markasında da tüketicide oluşacak algının “A” harfi etrafında yer alan dairesel bir kesitten ibaret olacağı,
dolayısıyla işaretlerin en geniş tanımda benzer algılar oluşturacakları, her ne kadar anılan şekiller kullanılan “A” harfinin yapısı ve elips kesitlerin yapısı itibariyle birbirinden farklılaşmış gibi görünse de bu farklılıkların tamamen detaylar olduğu,
yüksek bilgi ve seçicilik seviyesinde haiz bir tüketicinin, bu nitelikte çizimlerde, işaretleri her durumda yan yana görme ihtimali bulunmadığı gibi, ticari bir markanın da ticari bir mal veya hizmet üzerindeki kullanımının çoğu zaman görsel anlamda çok da büyük ebatlarda uygulama alanı bulmayacağı, bu kapsamda iltibas ihtimalinin doğacağı, markaların dönem dönem küçük veya büyük çaplı revizeler yaşadığı gözetildiğinde, her iki markanın birbirinin önceki – sonraki versiyonu gibi algılanma ihtimali son derece yüksek olacağı, bu nedenle daha önce bir şekilde davacı markalarını görmüş,
davacı markalarının tescilli olduğu mal veya hizmetten yararlanmış bir tüketicinin, işbu dava konusu sonraki markayı aynı mal veya hizmette gördüğünde yanılgıya düşmesi ihtimalinin olacağı, netice olarak davalı yana ait 12. sınıfta tescilli 2004/.... sayılı “...'' (..) markasının davacı yan adına tescilli önceki tarihli 2001/.... sayılı marka ile iltibas ihtimalinin mevcut olduğu ve kullanmama nedeni ile iptal davasında verilen kararda iptaline karar verilen mal ve hizmetler düşüldükten sonra yapılan karşılaştırmada dahi mal ve hizmet benzerliğinin devam ettiği,
işaret benzerliğinin de bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescil olunan 2004/.. sayılı ... markasının tescilli olduğu 12 sınıf yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/52, K. 2025/4174, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama