KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/523 E., 2025/5630 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/776 Esas, 2024/1356 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2021/179 E., 2023/7 K.
Karar Metni
1.102 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemsiz olarak katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Üniversite bünyesinde resmi yazışma süreçlerinde 01.09.2015 tarihinden itibaren kullandıkları Elektronik Belge Yönetim Sisteminin (EBYS) davalı şirketten müteferrik tedarik usulü ile satın alındığını, müvekkili üniversite ile ...
Üniversitesi arasında yapılan protokol gereği 11.05.2020 tarihi itibari ile davalı şirkete ait EBYS'nin kullanıma kapatıldığını, Üniversite Bilgi Yönetim Sistemine (ÜBYS) geçildiğini, ÜBYS sistemine geçiş nedeni ile EBYS sisteminin kullanılmaya başlandığı 01.09.2015-11.05.2020 tarihleri arasında EBYS üzerinden üretilen tüm belgelerin ve belge üst verilerini içeren veri tabanının,
davalı şirket ile müvekkili üniversite arasında akdedilen hizmet sözleşmesi ve ekleri teknik idari ve genel şartname uyarınca Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından bildirilecek olan güvenli dijital ortama üzerindeki şifrelerin kaldırılarak açık erişimlerine sunulmasını talep ettiklerini, davalı şirketin müvekkili üniversitenin kendi resmi bilgi ve belgelerine eriştiğini, bu verileri yeni sisteme aktarmasını şifte koymak sureti ile engellediğini herhangi bir mesnedi olmaksızın ücret talebinde bulunduğunu,
davalı şirketin sözleşmeye ve yasaya aykırı olarak verilerini aktarma taleplerini yerine getirmemesi sebebiyle kamu hizmetinde aksama meydana geldiğini, davalı şirketin haksız olduğunu, davalı şirket ile müvekkili üniversite arasında karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme mevcut olduğunu, davalı şirketin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında haksız olduğunu ileri sürerek davalın şirketin bu konudaki tecavüzün refine,
EBYS sisteminin kullanılmaya başlandığı 01.09.2015-11.05.2020 tarihleri arasında EBYS üzerinden üretilen tüm belgelerin ve belge üst verilerini içeren veri tabanının davalı şirket ile müvekkili Üniversite arasında akdedilen hizmet sözleşmesi ve ekleri teknik, idari ve genel şartname uyarınca, Bilgi işlem Daire Başkanlığı tarafından bildirilecek olan Güvenli Dijital Ortama aktarılması ve üzerindeki şifrelerin kaldırılarak müvekkilinin açık erişimine sunulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının FSEK kapsamında tanımlanan eser sahibi sıfatına haiz olmadığını bu nedenle huzurdaki davayı açma hakkına sahip olmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin temelinin fikri ve sınai hakları müvekkili firmaya ait olan yazılımın kullanma ve yararlanma haklarının davalıya kullandırılmasından ibaret olduğunu, eser sahibinin müvekkili firma olduğunu, davacıya sadece kullanma ve yararlanma haklarının verildiğini, sahip olunmayan bir hakka/sıfata dayalı olarak açılan huzurdaki davanın taraf sıfatı yokluğundan husumet nedeniyle reddinin gerektiği,
kronolojik olayların ve taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartnameler incelendiğinde, davanın haksız olduğunun anlaşılacağını, talep tarihinde yürürlükte olan sözleşme kapsamında müvekkilinin davacı tarafın söz konusu talebini yerine getirmesine ilişkin herhangi bir akdi yükümlülüğü veya taahhüdü bulunmadığını, temerrüt veya ayıbın bir an için varlığı varsayılsa dahi, davacının sözleşmenin ifa süresi içerisinde 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamında buna ilişkin işlemler yönünden belirlenen usuller dairesince tesis etmiş olduğu herhangi bir işlemi bulunmadığını,
müvekkilinin yürürlükteki sözleşmenin kabul işlemlerinin tamamlanması ve ücret teklifinin onaylanması şartı ile bu hizmeti vermeye hazır olduğunu bildirdiğini buna rağmen bu teklifi kabul etmeyen tarafın davacının kendisi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sözleşme hükmü ile davacıya ait server üzerinde yapılan keşif ve teknik inceleme neticesinde düzenlenen 02.07.2022 tarihli teknik bilirkişi raporu uyarınca belgelere Sözleşmenin 7.3.3.9. maddesi uyarınca pdf formatında erişiminin sağlandığı anlaşılmakla davacının belgelere erişimin engellendiğine ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, buna karşılık teknik şartnamenin garanti, teknik destek ve bakım başlıklı 23. maddesi uyarınca veri arayüzü aktarımı vb. gibi yazılımsal işlemler ile aktarım işlemlerinin lisans hakkı sona erdiğinden,
yeni bir lisans sözleşmesi kapsamında ücret mukabili yapılabileceği, bu hususun da ayrı bir dava konusunu oluşturduğu, bu haliyle tecavüzün söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; genel hükümlere göre taraflar arasında Yazılım ve Bakım Sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşme süresince borçlarını yerine getirdiği, sözleşme maddeleri ve bilirkişi raporlarına göre fiili olarak davacının proje kapsamında teslim edilecek ürünler (yazılım v.b.) ve sistem içerisinde oluşturulacak olan her türlü iş akışı, belge, şablon ve dökümanlar için sınırsız süreli kullanım hakkına sahip olduğu ancak davacının talebinin ÜBYS programına geçmeleri nedeniyle toplu aktarım olduğu,
bunun sözleşme kapsamında yer almadığından kaynaklı olarak engellenmesinin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.05.20 16... /11954 E., 2018/3539 K. sayılı kararı gereğince yazılım sayesinde elde edilen kullanıcı verilerinin davacıya ait olması, bu verilerin yazılım kullanılarak elde edilmiş olması veri tabanı üzerindeki hak sahipliğini etkilemeyeceği, yasal kullanıcının kendi faaliyetine dair her türlü bilginin davacı şirkete ait olduğu, işin doğası gereği program kapsamında biriken verilerin
program sahibi tarafından izin verilmemesi nedeniyle, davacının egemenlik alanından çıktığı, oysa bilgisayar program sahibinin bu veri tabanı üzerinde tekelci bir yetkisinin bulunmadığı değerlendirilmekle davacının aktarıma ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, diğer yandan taraflar arasında Yazılım ve Bakım Sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşme süresince borçlarını yerine getirdiği,
yukarıda sayılan sözleşme maddeleri ve bilirkişi raporlarına göre fiili olarak davacının proje kapsamında teslim edilecek ürünler (yazılım v.b.) ve sistem içerisinde oluşturulacak olan her türlü iş akışı, belge, şablon ve dökümanlar için sınırsız süreli kullanım hakkına sahip olduğu ve bu nedenle davalının davacıya ait verilerin işlenmesine, çoğaltılmasına ve tek tek indirilmesine mani olmadığından ve bu nedenle davalı tarafından yapılan bir tecavüz bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına,
davanın kısmen kabulü ile veri aktarımı talebinin kabulüne, tecavüzün tespitine ve refine ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, FSEK'in 66. maddesi kapsamında veri aktarımına izin verilmesi, tecavüzün tespiti, ref'i talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/523, K. 2025/5630, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama