KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/5323 E., 2025/6442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/813 Esas, 2025/1191 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul (Kısmen direnme
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davacı şirket vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın diğer davacı şirketin yetkilisi ve sahibi olduğunu, davalının ise şirketin müdürü, sigortalı çalışanı ve müvekkilinin ceza evinde kaldığı dönemde vasisi olduğunu, ceza evinden çıktıktan sonra mal alımı için dava dışı şirkete senet bırakıldığını, ödeme yapıldıktan sonra senedin aynen geri alındığını ve davalının uhdesinde saklandığını, senedin teminat amacıyla verildiğini, senet hamilinin davalı olmadığını, vade ve bedelin sonradan davalı tarafından doldurulduğunu, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığından senedin malen verilmesinin bir anlamı olmadığını,
davalı tarafından aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını belirterek takip dosyası dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; senedin davacının borçlarına karşılık kendisine verildiğini, senedin teminat senedi olmadığını, davacının borçlarını ödemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, Yargıtay bozma ilamında dava konusu senette ...'un kefil olduğu, senet asıl borçlusunun davacı şirket olduğu, ...'un adi yazılı senede atmış olduğu imza nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı belirtilerek davanın davacı ... yönünden reddi gerekmektedir denildiği, ancak bozma ilamında belirtildiği üzere dava konusu adi senedin asıl borçlusunun davacı şirket olduğu,
... yönünden geçerli bir kefalet bulunmadığı gibi ...'un adi senet nedeniyle borçlu olduğundan da söz edilemeyeceği, dava menfi tespit istemine ilişkin olup Yargıtay bozma kararında belirtildiği gibi davacı ...'un sorumluluğuna gidilemeyeceğine göre davanın reddine değil, kabulüne karar verilmesi gerektiği, Yargıtay bozma ilamına bu yönüyle kısmen direnilmesine karar verildiği, öte yandan davacı şirketin bozma ilamında belirtildiği üzere senedin asıl borçlusu olduğu, senet üzerindeki imzaların da inkarı yoluna gidilmediği, bozma ilamında belirtildiği üzere somut olayda ispat yükünün imzasını inkar etmeyen davacı şirkete ait olduğu,
bu haliyle davacı şirket tarafından borcun ödendiği veya herhangi bir nedenle sona erdirildiğinin ispat edilemediği gözetilerek davacı şirket yönünden açılan menfi tespit davasının reddi cihetine gidildiği gerekçesiyle Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/1851 E., 2025/770 K. sayılı bozma ilamına kısmen direnilmesine, bozma ilamının davacı ... yönünden olan kısmına direnilmesine, bozma ilamına davacı ....
Şirketi yönünden uyulmasına, davacı ...'un açmış olduğu davanın kabulü ile davacının Trabzon İcra Müdürlüğünün 2021/.... . sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı ...'nin açmış olduğu davanın reddine, koşulları oluşmadığından tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı şirket vekili ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle Dairemizin 11.02.2025 tarihli, 2024/1851 E. ve 2025/770 K. sayılı bozma kararının (2) numaralı bendinin son cümlesinde geçen "Bu nedenle davanın davacı ... yönünden reddi gerekmektedir." ifadesinin maddi hayata dayanmış olmasına göre davacı şirket ile davalının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/5323, K. 2025/6442, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama