KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/5599 E., 2025/6959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1187 Esas, 2025/1052 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20.03.2025, 09.05.2025
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı şirket ile müvekkili arasında imzalanan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri uyarınca dava dışı borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, imzalanan bu sözleşmeleri davalının müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kullanılan kredilerin geri ödemesinin zamanında yapılmaması üzerine dava dışı şirket ile müteselsil kefil hakkında başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesindeki kefalet ilişkisinin geçerli bir şekilde kurulmadığını, müvekkilinin varlığı iddia edilen borç nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, asıl borçluya başvurulmaksızın kefile başvurulamayacağını, davacının alacağını hukuka aykırı olarak müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, davacı tarafından başka bir takip daha başlatıldığını, işbu takip nedeniyle mahkemece takibin ve faizin durdurulmasına karar verildiğini, davacı tarafından usul ve yasaya uygun bir hesap kat süreci işletilmediğini, kredi sözleşmesinde müvekkilinin zayıf olan taraf konumunda olduğunu, müvekkilinin gayrinakdi depo bedeli yönünden de hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine 09.05.2025 tarihli ek karar ile davalının gönderilen muhtıraya rağmen kesin süre içinde nispi harcı yatırmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili; muhtıranın usulüne uygun olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin ek kararla istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair kararının hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek katılma yoluyla istinaf başvurularının esastan incelenmesini istemiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının mahkemece düzenlenen muhtıranın usulüne uygun olup olmadığını ileri sürebileceği, davalı ek karara yönelik istinaf isteminde bulunulmadığından, davacının muhtıranın usulüne uygun olmadığından bahisle ek kararı istinaf edemeyeceği, davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği gibi, esas karara yönelik katılma yolu ile istinaf dilekçesinin de, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiğinden reddi gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesine kefaletten kaynaklı alacağın tahsiline yönelik itirazın iptaline ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/5599, K. 2025/6959, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama