KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/624 E., 2025/5395 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1260 Esas, 2024/1512 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/333 E., 2022/123 K.
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "...", "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “kolay esnaf” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2020/44234 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın kısmen reddi ile 9. ve 35. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler bakımından reddedildiğini,
davalı şirketin bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından kabul edilerek başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılmasına karar verildiğini, oysa müvekkili şirketin yoğun emek ve etkin tanıtım faaliyetleri sonucu tüketiciler nezdinde müvekkili ile özdeşleşmesi sağlanan markalar arasında “kolay” kök ibareli markaların yer aldığını, dava konusu “kolay esnaf” ibareli markanın kök unsurunun da “kolay” ibaresi olduğunu, markadaki “esnaf” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığını, aksine “kolay” ibaresine güçlü vurgu yaptığını,
dava konusu markanın müvekkili markaları ile aynı/benzer türdeki mallar için başvuru konusu edilmesi sebebiyle müvekkili markalarının serisi olarak algılanabileceğini, davalı şirketin müvekkili şirketin seri markalarının tanınmışlığından ve ticari itibarından yararlanmaya çalıştığını ileri sürerek YİDK'nın 2021-M-6301 sayılı kararın iptali ile 2020/44232 başvuru numaralı “kolay esnaf” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, davacı şirketin yayıma itirazının 2012/98352 sayılı marka ile bir kısım mal ve hizmetler yönünden karıştırılma ve iltibas ihtimalinin oluşacağı gerekçesiyle kabul edildiğini, diğer gerekçeler yönünden reddedildiğini, davacı karara karşı YİDK nezdinde herhangi bir itiraz ileri sürmediğinden 2012/98352 sayılı marka dışında ileri sürülen markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü kapsamında değerlendirmeye alınamayacağını, “kolay” ibaresinin günlük hayatta sıklıkla kullanılan bir kelime ve ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğunu, ibarenin ticari ve günlük hayatta yaygın kullanımı,
anlamı ve tasviri niteliği de dikkate alındığında özellikle tescil kapsamında yer alan hizmetlerde ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu, dava konusu markada vurgunun davacı markalarının aksine “esnaf” ibaresine yapıldığını, bu haliyle dava konusu markanın davacı markaları karşısında yeterli ayırt ediciliği kazandığını ve davacı markalarından uzaklaştığını, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak SMK'nın 6/1 hükmü anlamında karıştırılma ve iltibas ihtimaline sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili, davacının dayanak markaları davacı adına tescil edilmediğinden seri markanın varlığından ve koruyuculuğundan söz edilemeyeceğini, “kolay” ibaresinin herhangi bir ayırt ediciliği bulunmadığından seri markanın esaslı unsurunu teşkil etmeyeceğini, müvekkilinin markasının ayırt edici unsurunun “esnaf” ibaresi olduğunu, müvekkili markasındaki “esnaf” ibaresinin taraf markalarındaki ortak unsur olan “kolay” ibaresine göre daha yüksek bir ayırt ediciliğe sahip bulunduğunu, taraf işaretlerinin benzerliğinden söz edilemeyeceğini, şekil açısından markalar arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, “kolay” kelimesinin Türkçede sıfat olarak kullanıldığını, ayırt edici bir niteliği bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda SMK'nın 6/1 hükmünde sayılan “markaların aynı ya da benzer olması” şartının sağlanamadığı, dosya içeriği itibari ile SMK’nın 6/5 hükmünde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 hükmü anlamında karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/624, K. 2025/5395, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama