KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/6270 E., 2025/7811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Mahkeme
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/517 Esas, 2024/1471 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
1.041 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...A.Ş.'nin bono ihraç belgesi alınmadan önce mali durumunun bozuk olduğunu bilerek ve denetim firmasına mali durumu hakkında gerçeğe aykırı rapor düzenlettirerek mali durumu hakkında gerçeği gizlemek suretiyle yatırımcılara yanlış ve yanıltıcı bilgi verdiğini, bono ihracının başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi için şirket yöneticilerine yakın bazı gerçek ve tüzel kişilerin ihraç öncesi alım yaparak bonoya yeterli talebin olduğu izlenimi doğurduğunu, bu suretle hileli davranışlarda bulunarak şirket yöneticilerinin kendilerine haksız menfaat sağladıklarını,
diğer davalı aracı şirketin de üzerine düşen işin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermediğini, aracı olması sebebiyle yatırımcılar nezdinde güven oluşturmak suretiyle bonoların satımını sağladığını, bu hususların ... tarafından düzenlenen rapor, ceza soruşturmasında düzenlenen rapor, davalı ihraççı şirketin bonoların satışından kısa süre sonra iflas erteleme talebinde bulunması ile sabit olduğunu, davacıların yatırımcıların zarara uğramaması sebebiyle dava konusu bonoları satın aldığını ve bonoların vade tarihinde itfa edilmemesi sebebiyle zarara uğradığını, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun (SPK) 10, 11,
ve 32. maddeleri uyarınca her iki davalının da söz konusu zarardan sorumlu tutulması gerektiğini, ayrıca aracı kurumun güvenden doğan sorumluluk kapsamında da sorumlu olduğunu ileri sürerek uğranılan zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı...
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu bonoların diğer davalı ile aralarında akdedilen 03.12.2014 tarihli aracılık sözleşmesi kapsamında yurtiçinde halka arz edilmeksizin satılmak üzere ihraç edilen bonoların nitelikli yatırımcılara satımına aracılık edildiğini, müvekkilinin dava konusu bonoların ihracı ve satımına birincil piyasada aracılık hizmeti verdiğini, oysa davacıların ikincil piyasadan dava konusu bonoları aldığını, davacılar ile aralarında herhangi bir hukuki ilişki kurulmadığını, davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu kapsamda davalının SPK'nın 10,
11... . maddeleri uyarınca sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davalının diğer davalı ...A.Ş.'nin mali durumunu bilmesinin ve yapay piyasa oluşturmasının mümkün olmadığını, davalının üzerine düşen dikkate ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ...A.Ş., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu bonoların ihraç belgesinin hazırlanması sonucunda halka arz edilmeksizin satıldığı, SPK'nın 32. maddesi çerçevesinde ihraç belgesinden kaynaklanan hukukî sorumluluğun söz konusu ihraç belgesini şirket adına imzalayan yöneticilere ve şirketin kendisine müteselsilen yüklendiği, ihraç belgesinin davalı ...A.Ş. yöneticileri tarafından imzalandığı, davalı ...A.Ş.'nin ödeme olanağı olmadığını bilerek gizlemek sureti ile borçlanma aracı ihraç etmek sureti ile zararın meydana gelmesine neden olduğu, diğer davalı...
A.Ş.'nin ise ihraççı davalı ...A.Ş.'nin ihraç sürecinin tamamında yer almadığı, ihraçta aracılık yapmadığı, ihraç belgelerini imzalamadığı, ihraç belgesinin onaylandığı tarihte davalı ...A.Ş. ile arasında herhangi bir hukukî ilişki bulunmadığı, ihraç belgesinin onaylanmasından sonra davalı... A.Ş. ile davalı ...A.Ş. arasında aracılık sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşme uyarınca davalı...
A.Ş.'nin davalı ...A.Ş. tarafından ihraç edilen bonoların satışına aracılık ettiği, dolayısıyla davalı...
A.Ş.'nin kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı konusunda da bilgi sahibi olamayacağı sabit olup, diğer yandan ... tarafından yürütülen idari soruşturmalarda kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan bilgilerin gerçeği yansıtmadığı tespit edilmekle bu verilerin hazırlanmasında katkısı bulunan bağımsız denetleme, derecelendirme ve değerleme kuruluşlarına cezai işlem tesis edildiği, davacılar ve...
A.Ş. arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmaması nedeni ile sözleşmesel sorumluluğun ve olayların akışı ve davanın niteliği bir bütün olarak değerlendirildiğinde haksız fiile dayalı sorumluluğun da gündeme gelemeyeceği, haksız fiile dayalı sorumluluk iddialarının ispatı yönünde dosyaya delil dahi sunulmadığı, dolayısıyla davalı... A.Ş. yönünden sorumluluk hallerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı ...A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulüne.
5.340.000,00 TL alacağın 15.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2.160.000,00 TL alacağın 15.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, davalı... A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından satın alınan bonoların doğrudan ihraççı kurumdan birincil piyasadan temin edilmediği, davacıların da ortağı olduğu ...
Portföy Yönetimi A.Ş.'nin yönettiği İş ve Finans Yatırım'a ait yatırım fonları tarafından satın alınan bonoların dava konusu edilen kısmının yatırımcıların zarara uğramaması gerekçesi ile bunlardan satın alındığı, davacıların kabulünde de olduğu üzere ihraççı kurumun mali durumunun kötü olduğunun ve bonoların vadesinde ödenmeyeceğinin bilinmesine rağmen alımın gerçekleştirildiği, davalı aracı kurum ile davacılar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, bu kapsamda SPK'nın 10, 11... . maddesinde düzenlenen şartların oluşmadığı,
davacılar vekilince, davalı ihraççı şirket tarafından denetim firmasına mali durumu hakkında sahte rapor düzenlettiği ve piyasa dolandırıcılığı yaptığı gerekçesi ile şirket yöneticileri hakkındaki derdest ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; söz konusu ceza dosyasında ihraççı şirket yöneticilerinin sanık olarak yargılandığı, dosyada davalı...
A.Ş. yetkililerinin taraf olmadığı, aracı şirket yetkililerinin ihraççı şirketin sahtecilik ve piyasa dolandırıcılığı eylemlerine iştirak ettiklerine dair davacılar tarafından dosyaya delil sunulmadığı, bu haliyle ceza dosyasının sonucunun işbu dosyanın sonucunu etkilemeyeceği,
dava konusu bonoların davacılar tarafından ikincil piyasadan satın alınması alacağın temliki hükmünde olmadığı için alacağın temliki hükümlerine göre ve aracı şirket yetkililerinin ihraççı şirketin sahtecilik ve piyasa dolandırıcılığı eylemlerine iştirak ettiklerine dair davacılar tarafından dosyaya delil sunulmadığından haksız fiil hükümlerine göre davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı ihraççı ... A.Ş. tarafından diğer davalı... A.Ş. aracılığı ile ihraç edilen sermaye piyasası aracı olan bonoların vadesinde itfa edilmemesi sebebiyle uğranılan zararın davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6270, K. 2025/7811, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama