KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/640 E., 2025/4534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/919 Esas, 2024/1490 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "..." esas ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2015/... kod numarasını alan başvuruya Markalar Dairesi Başkanlığı nezdinde itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin başta bankacılık sektörü olmak üzere emlak, spor,
sanat gibi birçok sektörde tanınmış markalara sahip olduğunu, müvekkilinin markalarının ana unsuru olan “...” ile 7. sınıfa dahil mal ve hizmetlerin tescili ve kullanılmasının markanın ayırt ediciliğini zedeleyeceğini, müvekkilinin “...” markası ile benzer olan ve karıştırılma ihtimali bulunan “... ...” markasının tescili halinde marka sahibinin haksız yarar sağlamasının muhtemel olduğunu ileri sürerek, 2016-M-... sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin bankacılık alanında kendi beyanlarına göre tanınmış bir marka olduğunu ancak davalı şirketin otopark alanında marka tescili talep etmesinin hiçbir şekilde iltibas içermediğini, ayrı sektörler olduğunu, dava konusu markalar arasında ne kelime olarak, ne tasarım olarak ne de yazım karakteri olarak benzer unsur olmadığını, iki marka arasında iltibas uyandırabilecek hiçbir unsur olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, kesinleşmiş kısımların, lehine olan taraf yararına usulî kazanılmış hak oluşturacağı, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı markasının hükümsüzlüğüne yönelik aleyhteki kısımlarının davalı ... sahibi şirket tarafından istinaf edilmediği ve kesinleştiği, bu itibarla davaya konu markanın İlk Derece Mahkemesi kararında olduğu gibi 9. sınıfta yer alan "elektrikli kaynak aparatları (kaynak elektrotları dahil)" ile 7. sınıfta yer alan "elektrikli ve gazlı kaynak makinaları, elektrikli ark kaynak cihazları, otomatik satış makinaları, elektrikli açma kapama mekanizmaları,
kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filitreleri, egzosdan, egzos manifoltları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler, rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar" mal ve hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/640, K. 2025/4534, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama