KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/669 E., 2025/5447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/797 Esas, 2024/2078 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Hüküm
- Esastan ret
- Sayısı
- 2021/195 E., 2022/80 K.
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin her nevi vinç alımı, satımı, kuruluşu, kiralanması, bunlarla ilgili alet ve edevatın ithalatı ve ihracatı alanlarında faaliyet gösterdiğini, 2013/56929 tescil numaralı "..." esas unsurlu markanın tescilli sahibi olduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği alanda faaliyet gösteren ve müvekkilinin ticaret unvanına çok benzer ticaret unvanı kullanan davalının, ... Platform Vinç San. Tic. Ltd.
Şti. ismi ile kurulduğunun müvekkili tarafından öğrenildiğini, davalının "..." ibareli marka tescili için kurum nezdinde başvuru yaptığını, davalının vinç ve iş makineleri üretimi kiralanması konusunda müvekkilinin büyük fedakarlıklarla piyasada sağlamış olduğu güven ve kaliteli hizmet sunma konusundaki itibarından yararlanarak haksız kazanç sağladığını,
davalının aynı zamanda müvekkili şirketin ticaret unvanına da tecavüz ettiğini ve bu kullanım neticesinde haksız kazanç sağladığını ileri sürerek davalının müvekkili adına tescilli "..." esas unsurlu marka ve ticaret unvanından doğan haklarına "..." ibaresini aynı emtia ve hizmet sınıflarında kullanmak suretiyle tecavüz ettiğiğinin tespitini, durdurulmasını, kaldırılmasını, davalının internet ortamı ve fiziki ortamlarda "..." ibaresiyle benzer "..." ibaresini kullanmasına son verilmesini, bu ibarelerin davalının araçlarından silinmesini,
davalının "..." uzantılı instagram hesabına erişimin engellenmesini ve davalının ticaret unvanının terkini ile verilecek hüküm özetinin ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tescilli markası ve önceki tarihli unvanının ayırt edici unsurunun "..." ibareli olduğu, davalının fiili kullanımında olan ve unvanında da kullanıp marka başvurusunu yaptığı işaret ise "..." ibaresinden meydana geldiği, karşılaştırılan markaların bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakıldığında,
görsel, işitsel ve anlamsal açıdan taraf markalarının yüksek düzeyde benzerlik içermesi
nedeniyle tüketici zihninde yarattığı imaj nedeniyle taraf markaları arasında kavramsal
bağlantı kurulabileceği, tarafların faaliyet gösterdikleri alan dikkate alındığında, ortalama
halkın göstereceği dikkat seviyesinin ortalama düzeyde olacağı ve işletmeler arasında bir
bağlantı olduğunu düşünebileceği, kelimeler yabancı kökenli olup Türkiye’de bu farklılığın ortalama tüketici
nezdinde dava konusu markaya yeterli ayırt edicilik sağlamayacağı, taraf işletmeleri
arasında bağlantı ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesi doğurabileceği, markadaki
okunabilir ve telaffuz edilebilir unsur olması itibariyle öne çıkan ayırt edici unsurun ön planda olan “...” ibaresi olduğu, bu açılardan markaların karıştırılabileceği ve iltibasın gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, davalının markasal kullanımının, davacı markasıyla benzer olduğu, davalı kullanımının, davacının tescil kapsamındaki mal ve hizmet kapsamında kaldığı, davalının, markanın kapsadığı malların/hizmetin satışının teklifine yönelik
kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil
karıştırılma ihtimali doğuracağı ve dolayısıyla davalı tarafın bu eylemlerinin, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7 ve 29. maddeleri gereğince
davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, unvanlar arasında ek kısımda kullanılan ve ayırt edici nitelik taşıyan/vurgu/kök/kılavuz unsur
olan “...” ve “...” ibareleri arasında benzerlik bulunduğu, ayrıca şirketlerin faaliyet alanlarının
aynı ya da benzer olduğu, davalı şirket ticaret unvanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 52/1 hükmü uyarınca terkin şartlarının gerçekleştiği ancak dava açıldıktan sonra ... olarak değiştirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının marka haklarına tecavüze ilişkin talebi yönünden davasının kabulüne, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu marka ve ticaret unvanından doğan haklarına "..." ibaresini aynı emtia ve hizmet sınıflarında kullanmak suretiyle tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, kaldırılmasına,
davalının internet ortamı ve fiziki ortamlarda "..." ibaresiyle benzer "..." ibaresini kullanmasına son verilmesine, davalının "..." uzantılı instagram hesabına erişimin engellenmesine, ticaret unvanı açısından dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ve ticaret unvanından doğan haklara tecavüzün tespiti, durdurulması, kaldırılması, davalının internet ortamı ve fiziki ortamlarda "..." ibaresiyle benzer "..." ibareli kullanımına son verilmesi, bu ibarelerin davalının araçlarından silinmesi, davalının "..." uzantılı instagram hesabına erişimin engellenmesi ve davalının ticaret unvanının terkini talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/669, K. 2025/5447, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama