KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/775 E., 2025/5354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1110 Esas, 2024/1245 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/569 E., 2022/156 K.
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesine göre dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü döneme denk gelen 01.04.2003 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle dava dışı işçinin uğradığı zararın tazmini talebiyle açılan dava sonucu verilen kararın takibe konulması nedeniyle icra dosyasına ödenen miktardan davalının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.796.358,52 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin devrinden önce gerçekleşen dava konusu olaydan dolayı davacının üçüncü şahıslara ödediği tazminatı davalıdan rücuen talep etme hakkı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 1.796.358,52 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 1.753.915,54 TL'sine 11.05.2015 tarihinden, 42.442,98 TL'sine 01.06.2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından ödeme yapılan işçinin sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.4 ve 7.6 hükümleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, alacağın taraflar arasında imzalanan sözleşmeye dayanması nedeni ile bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olduğu, davanın da bu süre içerisinde açıldığı, hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/775, K. 2025/5354, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama