KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/835 E., 2025/6317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2171 Esas, 2024/1864 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/130 E., 2021/449 K.
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sahibi olduğu yükün davalı tarafından sigortalandığını, sigortalanan eşyanın 25.03.2017 tarihindeki nakliyesi sırasında aracın yanması neticesinde hasara uğradığını, meydana gelen yangın nedeni ile oluşan hasardan arta kalan ürünlerin de gümrükçe imha edildiğini, neticeten tüm eşyanın zayi olduğunu, eşyanın zayi olması sebebiyle davacının fatura bedeli olan 445.370,20 euro zarara uğradığını, müvekkilinin uğradığı zararın sigortalı olması nedeni ile davalı aleyhine zararın tazmini için Mersin 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10207 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını,
davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, borçlu şirketin zarara uğrayan eşyayı sigortalatmak ve sigorta primini alarak bu eşya üzerinde oluşabilecek rizikoyu üstlendiğini, davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini sürerek itirazın iptali ve borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin poliçe tarafı olan ...'nin (... ) temsilcisi sıfatını taşımadığını, ...'ın Almanya'da mukim sigorta brokeri, davalı şirketin ise Türk sigorta acentesi olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu taşımanın 25.03.2017 yükleme tarihli olduğunu, davanın ise 25.03.2019 tarihinde açıldığını, dava konusu taşımanın uluslararası taşıma olup Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve bu hususta zamanaşımı süresi 1 yıl olmasına karşın davanın yangından 2 yıl sonra açıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını,
davacı Iraklı tüccar olduğu için Türkiye'de dava açabilmek için yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, hasar miktarının yüksek olduğunu ve ispatlanması gerektiğini, fatura bedeli 445.370,20 euro olan PRAEL marka kozmetik yükünün taşınması sırasında aracın yandığını, malın gerçekte değerinin çok daha düşük olup sigortadan para almak için aracın yakıldığını, planlanarak yakılan araç ve yük hasarının emtia poliçesi teminatında olmayıp, davacının suç işlediğini, davacı tarafça talep edilen faizin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Irak Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında 1989 yılında imzalanan hukuki ve adli işbirliği anlaşmasının halen yürürlükte olduğu anlaşıldığından davacının teminat yatırma zorunluluğunun bulunmadığı, ...'ın Almanya'da kurulan sigorta şirketi olup, poliçede yer alan şirketin acentasına şirketi temsilen dava açıldığından, davalı acentanın husumet itirazının yerinde görülmediği, davalı sigorta şirketine sigortalanan eşyanın 25.03.2017 tarihinde nakliyesi sırasında aracın yanması neticesinde hasara uğradığı,
dava dosyasında toplanan delillere göre CMR konusunda uzman, kozmetik konusunda uzman, makine mühendisi, yangın konusunda uzman kimya mühendisi, sigorta konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetçe düzenlenen 08.02.2021 tarihli raporun hükme esas alındığı, alınan bu raporun sigorta ekspertiz raporlarıyla uyumlu düzenlendiği, dava konusu malın sigorta poliçesinde teminat türünün Enstitü Yük Klozları A olduğu, bu klozun istisnalar bölümünde “sigortalının bilerek yaptığı harekete yüklenebilen ziya, hasar veya masraflar bu sigortada hiçbir halde kapsamaz” hükmünün yer aldığı,
dava konusu olayda yangın olayının şüpheli yangınlar kapsamında olması nedeniyle dava konusu malın teminat türünün Enstitü Yük Klozları İstisna 4/1 maddesi uyarınca sigorta kapsamında olmadığından davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile ... arasında Almanya'da sigorta poliçesi düzenlendiği, dosya arasında mevcut Ticaret Sicil kayıtlarına göre ...'ın Türkiye acentasının davalı taraf olduğu, dava açıldığı tarihte davalı acentanın Mersin'de şubesinin bulunduğu, Mahkemece alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alındığı,
Mahkemece bu rapor hükme esas alınarak dava konusu olayda yangın olayının şüpheli yangınlar kapsamında olması nedeniyle dava konusu malın teminat türünün Enstitü Yük Klozları İstisna 4/1 maddesi uyarınca sigorta kapsamında olmadığından davalının sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği, Mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dava konusu sigorta poliçesi teminat türünün Enstitü Yük Klozları A olduğu, bu klozun "İstisnalar" bölümünde sigortanın kapsamayacağı haller arasında "sigortalının bilerek [kasti] yaptığı harekete yüklenebilen zıya, hasar veya masraf"ın sayıldığı görülmüştür.
Söz konusu madde uyarınca sigortalanan emtiada meydana gelen zararın teminat dışı kalması için sigortalanan malın sigorta ettirenin bilerek kasti bir eylemi sonucu zayi olması veya hasara uğraması halinde teminat dışı kalacağı açıktır.
Oysa ki somut olayda Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/3732 soruşturma sayılı dosyasında verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, itfaiyenin 27.03.2017 tarihli yangın raporu, 09.05.2017 tarihli yangın uzmanı raporu, 30.06.2017 tarihli CMR Sigorta Poliçesi eksper raporu ve 08.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda yangının şüpheli yangın kapsamında olduğu tespit edilmiş olup tüm tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde kasti fiilin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle anılan deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için açılan itirazın iptali davasıdır.
Sayın çoğunluk ile görüş ayrılığımız, sigortalı eşyanın taşındığı araçta meydana gelen yangında zayi olması nedeniyle sigorta poliçesi kapsamında kalıp kalmadığına ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı, Bölge Adliye Mahkemesince de yapılan istinaf incelemesinde değerlendirilen hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık uzman bilirkişi kurulu raporunda; meydana gelen yangının aracın teknik bir aksaklığından kaynaklanmadığı, kendiliğinden oluşmadığı, hem yangının yayılımını hızlandırıcı, hem de açığa çıkacak yanma ısı miktarını artıracak şekilde takviye bir etkenin yangında kullanılması suretiyle meydana geldiği, ayrıca yangında zayi olan kozmetik ürünlerinin Sağlık Bakanlığından alınan belgelerinin olmadığı belirtilmiş olup yangının dış müdahale sonucu oluşması,
dava konusu malların nitelikleri itibari ile sigorta kapsamına girmemesi nedeniyle usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerekirken, bozulması yönünde oluşan sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/835, K. 2025/6317, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama