KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/917 E., 2025/5762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/544 Esas, 2025/44 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/932 E., 2024/172 K.
Karar Metni
836 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... şubesi ile kredi borçlusu ... Sanayi ve Tic. Ltd.
Şti. firması arasında imzalanan kredi sözleşmelerine müsteniden borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, diğer davalı borçluların da işbu kredi sözleşmelerine müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmesi konusunda ... borçlular tarafından alacağın tahsilini geciktirmek ve güçleştirmek maksadı ile icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek davalı borçluların takibe, borca, faiz ve fer'ilerine yapmış oldukları tüm itirazlarının iptaline, davalılardan ...
Sanayi ve Tic. Ltd.
Şti. yönünden kredi teminatını teşkil eden taşınmaz üzerinde yer alan 10.000.000,00 TL'lik ipotek limitini aşan ve rehinle karşılanamayan kısım yönünden, diğer tüm borçlular için ise borcun tamamından sorumlu olmaları sebebiyle 14.855.002,43 TL asıl alacak, 170.898,02 TL temerrüt faizi, 8.544,00 TL BSMV olmak üzere toplamda 14.834.445,35 TL güncel tutar üzerinden takibin devamına, davalıların inkar olunan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kullandırılan krediler incelendiğinde; .... nolu kredilere takip tarihi ile dava tarihi arasında ödeme yapıldığı, diğer kredilerde bu dönem arasında ödemede bulunulmadığı, bu nedenle YHGK'nın 2017/19-822 E., 2018/1754 K. sayılı ilamında açıklanan yöntem gereği takip tarihi sonrasında ödeme yapılan krediler yönünden dava tarihi itibariyle, diğer krediler yönünden ise takip tarihi itibariyle hesaplama yapılması gerektiğinden bilirkişiden 19.12.2023 tarihli ek rapor alındığı,
alınan raporda ödeme yapılmayan krediler yönünden takip tarihi itibariyle toplam alacak miktarının 11.426.055,40 TL asıl alacak, 15.540,52 TL işlemiş faiz, 777,01 TL BSMV olmak üzere 11.442.372,90 TL bulunduğu, ödeme yapılan krediler yönünden ise dava tarihi itibariyle 2.696.393,17 TL asıl alacak, 35.586,05 TL işlemiş faiz, 1.779,39 TL BSMV toplam 2.733.758,61 TL alacak hesabı yapıldığı, böylece toplam krediler yönünden asıl alacak 14.122.448,60 TL, işlemiş faiz 51.126,57 TL, BSMV 2.556,40 TL olmak üzere 14.176.131,50 TL nakdi alacak tespit edildiği, tespit edilen alacak miktarının asıl borçlu şirket yönünden olduğu,
ancak takip talebinde dava dilekçesinde asıl borçlu şirket yönünden Samsun İli ... İlçesi ...
Mah. 11791 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazdaki 6 nolu mesken olan bağımsız bölüm üzerinde 10.000.000,00 TL ipotek bulunduğu ve ipotek limitini aşan ve rehinle karşılanamayan kısım yönünden talepte bulunulduğundan davalı asıl borçlu şirketin sorumluluğun ipotek limiti mahsup edilmek suretiyle 4.176.131,50 TL olması gerektiği, kredi sözleşmesine göre her bir davalı kefilin kefalet limiti 35.000.000,00 TL olduğuna göre tespit edilen toplam 14.176.131,50 TL borçtan davalı kefillerin sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle belirtilen miktarlarla sınırlı olmak üzere itirazlarının iptaline, takibin devamına,
asıl alacağa takip tarihi sonrası %42 temerrüt faizi ile faizin %5'i gider vergisi uygulanmasına, takip talebinde ayrıca 49 adet çek yaprağı sebebiyle 294.000,00 TL'nin depo edilmesi talebi bulunduğu, bilirkişi raporunda ise depo bedeli 21 adet çek karşılığı 126.000,00 TL bulunduğu,
kredi sözleşmesinin kefil / kefiller başlıklı kısmının 10.maddesi " kefil / kefiller kefaletinin / kefaletlerinin devam ettiği süre içerisinde müşteriye kullandırılan çek karnesinin her bir yaprağı için 5941 sayılı kanun gereğince bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktarın gerek görüldüğünde müşteri hesabında bloke edileceğini bankanın ödemekle yükümlü olduğunu ..." şeklinde olup bloke kelimesiyle açıkça depo talebinde bulunma yetkisi verildiği gerekçesiyle davalı kefiller yönünden 126.000,00 TL'nin deposuna yönelik takip yönünden itirazın iptaline, takibin devamına,
toplam alacak likit yani hesap edilebilir nitelikte olduğundan alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, reddedilen kısım yönünden davacı haksız ise de takip yapmakta kötüniyetli olduğu tespit edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı bankanın bakiye alacağının belirlenmesinde, faiz oran ve miktarlarının belirlenmesinde ve davalıların sorumlu oldukları miktarların belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği, davacı banka vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için asıl borçlu ve kefiller aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/917, K. 2025/5762, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama