KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2011/1344 E., 2011/4858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- 765 sayılı TCK'nın 459/2-son, 72; 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince mahkûmiyet.
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece kararın gerekçesinde, sanığın kişiliği, duruşmada ve duruşma sonrası incelenen tutum ve davranışları nedeniyle, sanık hakkında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verildiğinin belirtilmiş olması;
bu hususun kısa kararda belirtilmemiş olmasının hükmün esasını etkilemeyeceği gibi 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesinde “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiş olup; mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilerek uygulanan Kanun ve maddelerinin kısa kararda gösterilmiş bulunması karşısında;
tebliğnamedeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı” verilip verilmediğinin kısa kararda gösterilmemesi sebebiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edildiği düşüncesiyle bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2005 tarih, 2005/8-155 esas, 2005/164 karar sayılı içtihatında belirtildiği üzere, suç tarihi 2005 yılı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 459/2. maddesinde öngörülen adli para cezasının alt ve üst sınırının 450,00 TL'yi geçemeyeceği gözetilmeden “1800- YTL” olarak kabulü ile yazılı şekilde sanığa fazla adli para cezası tayin edilmesi,
2- Vekalet ücretinin katılan yerine davanın tarafı olmayan vekil lehine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün 1. bendinde sanığa 765 sayılı TCK'nın 459/2. maddesi gereğince hükmolunan “1800- YTL” temel adli para cezasının hükümden çıkartılarak yerine “450,00 TL”.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2011/1344, K. 2011/4858, 15 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama