İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/15869 K.2012/5011

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.

Esas2011/15869Karar2012/5011Tarih23 Şubat 2012Okuma5 dk · 982 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2011/15869 E., 2012/5011 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Şubat 2012
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Taksirle Öldürme
Hüküm
5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1,63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

982 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.

5237 sayılı TCK’nın 23. maddesinde, kastı aşan suçlarda veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda cezalandırılabilmek için failin meydana gelen sonuç açısından en azından taksirle hareket etmesi gerektiği belirtilmiş, madde gerekçesinde de, hükmün konuluş amacının, objektif sorumluluk anlayışını terk etmek olduğu, bu tür sorumluluğun, ortaçağ kanonik hukukunun kalıntısı olan “versari in re ilicita” yani hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır anlayışının ürünü olduğu, çağdaş ceza hukukunun bu anlayışı çoktan terk ettiği, düzenlemeyle meydana gelen ağır netice açısından sorumluluk için neticeye ilişkin olarak en azından taksir dolayısıyla kusurlu olunması gerektiği belirtilmiştir.

Kanunun 87/4. maddesinde ise, kasten yaralama sonucunda ölümün meydana gelmesi halinde failin nasıl cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak maddedeki atfın 86. maddenin 1. ve 3. fıkralarına yapılmış olması nedeniyle, bu hükmün aynı maddenin 2. fıkrasında kalan yaralanma eylemleri açısından uygulanması mümkün değildir.

Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaralanma sonucunda mağdurun ölmesi halinde, 5237 sayılı TCK’nın 23 ve 87/4. maddelerinin uygulanması imkânı bulunmadığından, failin sorumluluğunun genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Meydana gelen sonuç, (ölüm) öngörülebilir ise ve fail bu sonucu öngörmeksizin hareket etmişse, 5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçunu düzenleyen 85. maddesi uyarınca, öngörülebilir sonuç fail tarafından da öngörülmüş ancak istenmemiş ise fail bilinçli taksirle öldürme suçundan Kanunun 85 ve 22/3. maddeleri uyarınca, fail öngördüğü sonucu kabullenerek fiilini icra etmiş ise bu kez de, olası kastla öldürme suçundan sorumlu tutulmalıdır.

Failin ölüm sonucunu öngörmesi mümkün olmakla birlikte, gerekli özeni göstermeyerek ölüme neden olması halinde faili taksirle öldürmekten sorumlu tutmak mümkün ise de, ölüm sonucunun meydana gelmesinin öngörülmesi mümkün değilse failin taksirle öldürmeden sorumlu tutulması mümkün değildir.

Neticenin öngörülebilir olmaması halinde, faili meydana gelen ağır sonuçtan sorumlu tutmak, yeniden objektif sorumluluğun kabulü anlamına gelecektir ki, böyle bir kabul kusur sorumluluğunu benimseyen ceza kanununun sistematiğine de aykırıdır.

27/04/2007 günü, kardeş olan sanık ve maktülün alkol aldıkları, sanık ile maktül arasında başlayan tartışmanın karşılıklı itişip kakışmaya dönüştüğü, bu tartışmadan kısa bir süre sonra ...'ın fenalaşarak öldüğü olayda, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca, ölümün travmanın eforu ve stresiyle kendinde mevcut kalp damar hastalığının aktif hale geçmesine bağlı solunum dolaşım durmasından ileri geldiği olay ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu,

ancak saptanan travmatik değişimlerin başlı başına ölümü tevlit eder nitelikte olmadıkları ve mevcut yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu belirtilmiş ise de, yaralanmanın 5237 sayılı TCK'nın 86/2. maddesi kapsamında bulunması nedeniyle somut olayda 87/4. maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığı, olayla ölüm arasında illiyet bağının kurulmuş olması da, sanığın meydana gelen ölüm sonucundan sorumlu tutmak için yeterli olmadığı,

sanık tarafından maktüldeki kalp damar rahatsızlığının bilinmiş olmasının da varılan bu sonucu değiştirmeyeceği, bu itibarla sanığın 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi de gözetilmek suretiyle 86/2. madesi ile cezalandırılması gerekirken, taksirle öldürme suçundan sorumlu tutulması isabetsiz olup, sanık müdafinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23/02/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kamu davası açılmış ve mahalli mahkeme yaptığı yargılama sonunda sanığın TCK’nın 85/1, 22/3, 62. maddeleri gereğince iki yıl iki ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.

Sanığın eyleminin TCK’nın 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçunu oluşturduğu ve mahkemenin uygulamasının da doğru olduğunu düşündüğümüzden olayda TCK’nın 86/2. maddesindeki basit tıbbi müdahale ile giderilebilir bir yaralama olduğu, aynı Kanunun 87/4. maddesinin TCK’nın 86/2. Maddesine atıfta bulunmadığından neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucu meydana gelen ölümden sanığın sorumlu olmayacağına ve sanığın sadece TCK’nın 86/2. maddesi gereğince basit yaralamadan cezalandırılması gerektiğine dair düşüncenin yerinde olmadığını düşündüğümüzden çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.

TCK’nın 87/4. maddesindeki suç neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu olup oluşan bu ağır neticeten kişinin sorumlu tutulabilmesi için meydana gelen netice bakımından en azından taksir derecesinde kusurunun bulunması gerekir. Bu olay bakımından baktığımızda sanık tarafından “kasten başkasının vücuduna acı verme, sağlığının ve algılama yeteneğinin bozulmasını” istemeye yönelik bir yaralama kastı yoktur. Dolayısıyla TCK’nın 86 ve 87. maddelerinin uygulanması düşünülemez.

TCK’nın 22/2. maddesi taksiri, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmaktadır.

Bilimsel görüşlere baktığımızda da dikkat ve özen yükümlülüğü ile ilgili şu açıklamaları görmekteyiz.

Dikkat ve özen yükümlülüğünden, Kanun veya müşterek tecrübenin sonucu olarak kendisine toplum tarafından yüklenen dikkat ve ihtimam vazifesini ihmal eden ve zararlı neticeye sebep olan fert sorumludur. Taksir zorunlu ve gerekli özenin gösterilmemesi sebebiyle öngörülmesi mümkün olan neticenin öngörülmemesidir. Taksirin cezalandırılmasının sebebi, failin neticeyi öngörmesi mümkün iken, özen vazifesine aykırı olarak, bu neticeyi öngörmemiş olması esasına dayanır. Failin öngörülebilir bir neticeyi öngörmesi gerekirken bunu yapmaması, toplumun kendisini kınamasının sebebidir.

Sanık ile ölen kardeş olup ölenin kalp hastası olduğu, anjiyo olduğu ve kalp ilaçları kullandığı bilinmektedir. Eğer sanık ve ailesi tarafından bu husus bilinmemiş bir olgu olsaydı, sanık ölenin vücuda acı verme sağlığının ve algılama yeteneğinin bozulması yönünde etkili bir eylemde bulunmuş olsaydı o zaman TCK’nın 86/2. Maddesindeki basit tıbbi müdahalelik yaralamadan sorumlu tutabilir, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın sonucu olan ölümden sorumlu olmayabilirdi.

Sanık olay günü aşırı alkollü olarak geldiği evinde kalp hastası olduğunu bildiği ve misafiri olan ağabeyi ile babalarından kalan arazinin su dinamosunun bir havuzdan diğer havuza aktarılması konusunda tartışmaya başladıkları sanığın ölene “Ben bu dinamoyu taktırmam” demesi üzerine aralarındaki tartışmanın büyüdüğü her ikisinin birbirine sarılmış şekilde kavga etmeye başladıkları, yere düşerek yaralandıklarından kavga sonrası alınan rapora göre de sanığın 400 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır.

Sanık burada herkesten daha dikkatli ve özenli davranması gerekirken kendi evinde ölen ağabeyine sarılmış, her ikisi birlikte yere düşmüş ve ve ölenin burnu kanamıştır. Bu durumda sanığın neticeyi öngörmesi mümkün iken, özen vazifesine aykırı olarak hareketlerine devam edip ağabeyinin ölümüne sebebiyet vermiştir. Yaptığı dikkatsiz ve özensiz hareketinin sonucu olan taksirle öldürme suçundan cezalandırılması doğru bir uygulamadır.

Sonuç olarak somut olayda günlük hayat tecrübelerine göre bu netice öngörülebilir bir neticedir. Öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne uymayan sanık bakımından taksirle öldürme suçunun oluştuğu kanaatinde olduğumuz için çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2011/15869, K. 2012/5011, 23 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2011/15869
Karar No
2012/5011
Tarih
23 Şubat 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/15870 K.2012/2801
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/15873 K.2012/2452
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/15877 K.2012/3247
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/15879 K.2012/2291
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/15887 K.2012/3203
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/15888 K.2012/3224

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.