KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2011/16786 E., 2012/10433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Uygulama
- TCK'nın 89/1-2-b,62,52. maddeleri uyarıncamahkumiyet
- Tebliğname Düşünce
- Bozma
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve mahalli Cumhuriyet savcıları tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sanığın olayda kusurlu olup olmadığının bilirkişi raporu ile belirlenip, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, bilirkişi raporu alınmadan, eksik incelemeyle hüküm tesis edildiği yönündeki bozma düşüncesine, mahkemenin gerekçesinde, sanığın meskun mahalde çok hızlı bir şekilde seyrettiği ve mağdurda kırık oluşacak şekilde meydana gelen yaralanma da dikkate alındığında, kusurlu olduğu yönündeki kabülü karşısında, iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Mahkemece, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda, temel ceza 120 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlendiği halde, gerekçeli kararın gerekçe kısmında, maddedeki cezanın asgari haddinin 3 ay karşılığı 90 gün olduğu gözetilmeden, takdiren alt sınırdan denilerek, hüküm ve gerekçede çelişki yaratılması,
2- Mağdura baro tarafından vekil atandığının anlaşılması karşısında, vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine karar verilmesi gerekirken, vekalet ücretinin davanın tarafı olmayan katılan vekili lehine hükmolunması,
3-Sanığın kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmaya sebep olmasından dolayı cezasından yarı oranında arttırım yapılırken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2011/16786, K. 2012/10433, 18 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama