İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/20096 K.2013/2409

Özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis…

Esas2011/20096Karar2013/2409Tarih25 Ocak 2013Okuma6 dk · 1.166 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2011/20096 E., 2013/2409 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ocak 2013
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal, Hakaret
Hüküm
5237 sayılı TCK'nın 134/2, 62, 53/1, 51, 51/3-7-8, 125/2-4, 62, 53/1, 51, 51/3-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.166 kelime·6 dk okuma

Özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;

Katılan tarafından verilen 27.09 2007 tarihli şikayet dilekçesinde özetle; sanık tarafından yayınlanan fotoğrafın 2001 yılında Almanya da çekilmiş bir aile fotoğrafı olduğu, daha önce herhangi bir gazetede yayınlanmadığı ve aile albümünde yer aldığı, bu fotoğrafın eşi ile arasındaki boşanma davasında kullanıldığı, yapılan haberin hemen yanında bu fotoğrafın izinsiz şekilde yer almasıyla özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği.

01.08.2007 tarihli şikayet dilekçesinde ise özetle; haberin tek taraflı olarak kaleme alındığı, kendisine konu ile ilgili başvuruda bulunulmadan haberde karşı yanın beyan ve iddialarının esas alındığı, beyanların tamamen iddia olduğu ve gerçekliğinin araştırılmadığı, boşanma davasının varlığı gerçek ise de tarafların iddialarının karara bağlanmadığı, devam eden bir davada hakim üzerinde etki oluşturulmaya çalışıldığı, eşi olan (diğer sanık) tarafından gösterilen tanıkların dayak olayı ile ilgili değil, davanın bütünü bakımından tanık olarak gösterildikleri, tanıkların henüz dinlenilmemiş olduğu,

gerçek dışı haber ile kendisinin küçük düşürüldüğü, yapılan haberin haber verme hakkı ile bağdaşmadığı, belirtilmiş.

24.09.2007 tarihli iddianamede; müştekinin eşi diğer sanığın boşanma davasında ileri sürdüğü ve ayrıca cezai bir takibatta ileri sürebileceği iddialarını, adli makamlar dışında, hukuk fakültesi öğretim üyesi olan şikayetçiyi toplum nezdinde küçük düşürmeye yönelik açıklamalarda ve bu suretle kişilik haklarına basın yolu ile saldırıda bulunarak hakaret suçunu işlediği, sanık ...'un ise; yaptığı haberde bir tarafın iddiasına çok geniş bir şekilde yer vermesine rağmen diğer tarafın iddiasına kısaca yer verdiği,

bu suretle haber verme ve kamuoyunu bilgilendirme amacının ötesine geçilerek öğretim üyesi olan ve kamuoyu nezdinde saygınlığı bulunan katılanı, toplum nezdinde küçük düşürmeye yönelik olarak katılanın kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu, haberin bu boyutu ile yayın yolu ile hakaret olarak nitelendirildiği belirtilerek basın yolu ile hakaret.

23.10.2007 tarihli iddianamede ise; gazetede yer alan fotoğraf ve beyanların eşi tarafından verildiği ve sanık ... tarafından yayınlandığı, katılanın fotoğrafının izinsiz yayınlanması nedeniyle özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçlarından kamu davası açıldığı Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesince.

05.06.2008 gün ve 98-405 sayılı birleştirme kararı ile hakaret suçundan açılan kamu davasının, aynı mahkemenin 2007/792 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın 792 Esas sayılı dosya üzerinde yürülmesine karar verilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.

Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesince 22.07.2008 gün ve 2007/792 - 2008/535 sayılı karar ile, temyiz kapsamı dışında bulunan sanığın her iki suçtan beraatine, sanık ...'un ise basın yoluyla hakaret suçundan TCK'nın 125/2-1, 125/4, 62, 53/1 ve 51, Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ise aynı Kanunun 134/2, 62, 53/1 ve 51. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, sanık müdafii tarafından temyiz edilen hükmün Yargıtay C.

Başsavcılığının her iki suçtan verilen hükmün bozulması istemli tebliğnamesiyle dairemize gönderildiği görülmekle, dosya incelendi.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak; 1-)Hakaret suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Akşam Gazetesinin muhabiri olan sanığın, gazetenin 28.07.2007 tarihli nüshasında, sanık ... ile hiçbir ropörtaj yapmamasına rağmen; onunla ropörtaj yapmış gibi "hukuk doçenti dayakçı eşimden boşanacağım" başlıklı yazısında, katılanın kendisini dövdüğüne, hakaret ettiğine ve bu nedenle boşanma davası açtığına ve 300.000 YTL tutarında tazminat istediğine ve tanık olarak ceza hukuku profesörlerini gösterdiğine ilişkin yapılan açıklamaların, yargıya intikal eden Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen boşanma davasına ilişkin açıklamalar olduğu, 11.05.2007 tarihli davacının vermiş olduğu dava dilekçesinde de yer aldığı,

bu itibarla söz konusu haberin konusunun gerçek olduğu, ancak haberin veriliş biçiminde yer alan açıklamada "dayakçı" olarak adlandırmanın, haber verme ve eleştiri sınırını aştığı ve kişinin şeref ve itibarını zedeleyici ve tahkir edici nitelikte bulunduğu anlaşılmakla birlikte;

hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 6352 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı;

a) Soruşturma evresinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 125/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 125/1. madesinde öngörülen ceza miktarlarına göre, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması;

2-)Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Özel hayat; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret olmayıp, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içermektedir.

5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için, bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi olmaksızın elde edilmesi gerekmeyip, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, bilerek, isteyerek ve ilgilisinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması gerekmektedir.

Her iki fıkrada düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, genel kast ile işlenebilen suçlardan olup, sanığın, “kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etme” neticesini bilmesi ve istemesiyle anılan maddenin ilk fıkrasındaki; bir özel hayat görüntüsü ya da sesini ifşa etmesi halinde anılan maddenin ikinci fıkrasındaki suçun manevi unsurunun oluşacağı; ancak her iki halde de kastın varlığından söz edebilmek için sanığın hukuka aykırı hareket ettiğini bilmesi ve bu biçimde hareket etmeye devam etmesi gerektiği, bu açıklamalar ışığında, oluşa ve dosya içeriğine göre.

Akşam gazetesinde muhabir olan gazeteci sanığın. Öğretim üyesi olup görevi gereği kamuoyu tarafından tanınan katılan hakkında, katılan ile diğer sanık arasında Karşıyaka 1. Aile Mahkemesi'ne açılan 11.05.2007 tarihli boşanma davası devam ederken boşanma davası dosyasındaki belgeleri, kaynağını açıklamadığı şekilde ele geçirip derleyerek,

gazetenin 3. sayfasında “Hukuk doçenti dayakçı eşimden boşanacağım” başlığıyla yayınlandığı ve katılanın 2001 yılında Almanya'da çekilmiş bir aile fotoğrafının kullanıldığı olayda, kişilik haklarından olan aile fotoğrafının rızaya aykırı olarak yayınlanmasının kişilik hakkının ihlali olabilceği, böylece sanığın söz konusu eyleminin özel hukuk yaptırımlarını gerektirebileceği, ancak söz konusu kişilik hakkının ihlalinin, özel hayatın ihlali suçunu oluşturmaya yetmeyeceği, zira olayda fotoğrafın içeriğinin, özel hayat kapsamında değerlendirilebilecek,

başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyecekleri özel yaşam alanlarına dair nitelikte olmadığı, bu itibarla katılanın özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinin kabulünün mümkün olmadığı ve sanığa yüklenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurları oluşmadığı halde yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi;

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş olup sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2011/20096, K. 2013/2409, 25 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2011/20096
Karar No
2013/2409
Tarih
25 Ocak 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/20116 K.2013/52
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/20120 K.2013/2107
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/20121 K.2013/418
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/20124 K.2013/11
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/20133 K.2013/1643
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/20148 K.2013/1172

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.