KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2011/20137 E., 2012/14142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel hayatın gizliliğini ihlal
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2.cümle, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçe; dosya kapsamına uygun, yasal ve yeterli görülmekle ve bu yönde kullanılan takdirde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için, bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi gerekmekte olup, görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olmasının suçun oluşumu bakımından önemli olmadığı, acıdan kaynaklanan çığlıklar veya sevişen çiftin nefes alış verişi gibi özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesinin anılan suçun oluşumu için yeterli olduğu,
“neticesi harekete bitişik” suçlardan olan, bu suçun, özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kaydedilmesiyle tamamlanacağı, başkaca bir neticenin doğması ve mağdurun zarara uğramış olmasının gerekmediği, sanığın kaydedilen görüntüleri izlemiş ya da sesleri dinlemiş olmasının suçun oluşmasına bir etkisinin bulunmadığı, özel hastanede tıbbi teknisyen olarak çalışan sanığın, acil serviste görevli bayan çalışanların kıyafetlerini değiştirmek için kullandıklarını bildiği enjeksiyon odasındaki raf üzerinde bulunan eldiven kutusunun alt bölümünü düzenli bir şekilde keserek,
kutuda oluşturduğu delik kısma, kamera sistemi çalışır vaziyette bıraktığı cep telefonuyla iş kıyafetini giymek üzere odaya giren, gizli çekim yapıldığından haberi olmayan ve günlük giysilerini çıkartmış bulunan mağdurenin, ancak rızası kapsamında paylaşabileceği çıplaklık gibi fiziksel mahremiyetine ilişkin görüntülerini kaydetmesi ve durumu fark eden mağdurenin bu görüntüleri görür görmez silmesi şeklinde gelişen olayda, sanığa atılı suçun sabit olduğu,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2011/20137, K. 2012/14142, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama