KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2011/23947 E., 2012/18440 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle Yaralama
- Hüküm
- TCK' nın 89/1, 2-b ; 52/4, 53/6. maddeleri gereğincemahkumiyet ve sürücü belgesinin geri alınması
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
15.11.2007 ve 29/11/2007 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığında alınan müşteki ve şüpheli ifadelerine dair tutanakların zabıt katibi tarafından imzalanmadığı görülmüş ise de, tutanakların ifadeleri alan Cumhuriyet savcısı tarafından imzalandığı ve tutanaklarla ilgili sahtelik iddiası bulunmadığından ;
mahkemece olaydaki kusur durumunun belirlenmesi için görevlendirilen trafik polisi bilirkişinin İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 2008 yılı bilirkişi listesinde yer aldığı ve CMK'nın 64/5. maddesi uyarınca komisyonca başlangıçta yeminleri yaptırılmış olup görevlendirildikleri işlerde yeniden yemin verilmesi gerekmediğinden ve sanığa ait sürücü belgesi sureti UYAP ortamından alınıp dosya arasına konulmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşlere iştirak edilmemiştir.
Sanığın olay tarihinde, trafik lambalarıyla yönetilen kavşaktaki yaya geçidinden ve kendisine yeşil ışık yandığı bir sırada karşıdan karşıya yaya olarak geçmekte olan katılana yolun orta bölümünde ve kırmızı ışık ihlali yaparak asli ve tam kusurlu şekilde çarpmak suretiyle kazaya ve sonucunda katılanda ağır dereceli kemik kırığına neden olduğu sabit olup, eylemi mahkemece de bu şekilde kabul edildiğine göre, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayini ve suçun işleniş şekli, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, zararın derecesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
sanığın eylemine karşılık gelen TCK'nın 89/1. maddesindeki adli para cezasının alt sınırı suç tarihi itibari ile TCK'nın 5560 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik 61. maddesi'nin 9. fıkrası uyarınca aynı maddede seçimlik ceza olarak düzenlenen hapis cezasının alt sınırı olan 3 aydan az olamayacağından, mahkemece takdiren ve teşdiden denillmiş olmasına rağmen gerçekte sanığa asgari hadden ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2011/23947, K. 2012/18440, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama