KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/12082 E., 2013/5250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 50/4, 52, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, sanığa iftira atması için sebep ve bu yönde bir iddia bulunmayan, görevini yapan trafik polisinin, kazanın hemen akabinde düzenlediği trafik kazası tespit tutanağında, çarpma noktasını belirlemiş ve çarpmanın mağdur otomobil sürücüsüne ait şeritte gerçekleştiğini göstermiş olması,
açık havada, alaca karanlık vakti, aydınlatması mevcut, yerleşim yerinde, iki yönlü, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, düz ve eğimsiz il yolunda, kendi şeridinde seyir halinde olan alkolsüz ve sürücü belgeli mağdur sürücünün, hava ve yol durumu ile kişisel hal ve özellikleri itibariyle şerit ihlalinde bulunmasını gerektirir bir neden olmadığı gibi, önünde seyreden bir ... bulunduğu ve/veya onu geçmek istediğine dair gerek sanığın, gerek mağdur sürücünün bir beyanının olmaması, aksine, kamyonet sürücüsü sanığın, gerek soruşturma aşamasında, gerek duruşmada, önünde Ford Transit marka aracın seyir halinde olduğunu ifade etmesi,
mağdur sürücünün de, sanığın, başka bir aracın arkasından, kendi şeridine girdiğini beyan etmesi, kaza sonucu, kamyonetin sol ön kısmının, otomobilin sol ön ve kapı kısmının hasar gördüğünün tespit edilmiş ve çarpma noktasının orta şerit çizgisine yakın kesimde gösterilmiş olması karşısında; sanığın, karşı yön taşıt trafiğini dikkate almadan, önündeki aracı hatalı ve tehlikeli biçimde sollamaya geçtiği sırada, şerit ihlalinde bulunduğu ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği sabit olup; tebliğnamedeki eksik incelemeyle karar verildiği düşüncesiyle bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiş;
hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği sırada, bir yılın 365 gün yerine 360 gün olarak kabulüyle sanık hakkında 12.100,00 TL yerine 12.000,00 TL adli para cezasına hükmolunarak, sanığa 100,00 TL eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, erteleme hükümlerinin uygulanmamasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih, 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK'nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan “failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı” ve (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” kıstaslarının uygulanamayacağı dikkate alınmadan, temel cezanın belirlenmesinde “sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saikinin” gerekçe olarak gösterilmesi,
2- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında sanığa hükmolunan cezanın taksitlendirilmesine karar verilirken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/12082, K. 2013/5250, 5 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama