KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/15868 E., 2012/12733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- 2863 sayılı Kanunun 65/b, 765 sayılı TCK'nın 59,5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddeleri gereğinceverilen 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezasınailişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin02/02/2010 tarihli, 2010/249 değişik iş sayılı kararı ile incelenerek zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanık hakkında Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması hükmünün, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesince incelenerek zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin karar katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/249 değişik iş sayılı ve 02/02/2010 tarihli itiraz incelemesine ilişkin kararı, Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 26/05/2009 tarihli ve 2008/638 sayılı hükmün zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin olduğundan temyizi olanaklı kabul edilerek yapılan inceleme sonucunda;
5271 sayılı CMK’nın 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında, “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.” hükmüne yer verilmiş, ancak maddede itiraz yöntemi, inceleme usulü ve itiraz merciince verilebilecek kararlara ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle konu öncelikle 5271 sayılı CMK’nın itiraz kanun yoluna ilişkin 267 ila 271. maddeleri kapsamında değerlendirilerek sonuca bağlanmalıdır.
Kanunun 267 nci maddesi uyarınca itiraz ancak hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde mahkeme kararları açısından mümkün olduğundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği hükümle ilgili olarak itiraz merciince bir değerlendirme yapılması veya henüz hukuki varlık kazanmamış bulunan bu hükmün incelenmesi mümkün değildir.
İtiraz merciince, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin yapılan incelemede, bu karar isabetsiz görüldüğünde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak, dosya itiraz sonucuna göre işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmelidir.
İtiraz merciince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itiraz kabul edildiği takdirde, Kanun’un 271 inci maddesindeki, itiraz merciince, itirazın kabulü halinde, itiraz konusu hakkında da karar verilmesi zorunluluğu hükmünden hareketle, hükmün esasına girilerek zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle ortadan kaldırma kararı verilmesi mümkün değildir.
Her ne kadar kanunda konuyu düzenleyen açık bir hüküm bulunmamakta ise de, aksinin kabulü, birçok sorunu ve tartışmayı da birlikte getirecektir.
Şöyle ki, maddenin 4. fıkrası uyarınca merciin itiraz üzerine verdiği kararın kesin olması nedeniyle, açıklanan hükmün kesin olup olmayacağı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, hükmedilen hapis cezasının ertelenememesi ve seçenek yaptırımlara çevrilememesi nedeniyle, itiraz merciince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırıldığında kişiselleştirmeye ilişkin bu müesseselerin değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, değerlendirilebileceğinin kabulü halinde ise,
kural olarak dosya üzerinde inceleme yapan itiraz merciince bu konuda karar vermenin mümkün olup olamayacağı gibi birçok sorun çözümsüz kalacaktır.
Bu nedenlerle, itiraz mercii tarafından itirazın kabulüne karar verildiği taktirde, dosyanın hüküm mahkemesine gönderilerek, merciince kanuna aykırı olduğu belirtilen hususların mahkemesince değerlendirilmesi ve şayet zamanaşımı dolmuş ise buna ilişkin kararın mahkemesince verilmesi gerekmektedir. Kaldı ki, 5271 sayılı CMK'nın 231/8 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinde sanık 5 yıl süreyle denetime tabi tutulduğundan ve denetim süresi içinde de dava zamanaşımı durduğundan itiraz merciince işin esasına girilerek verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı isabetli değildir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/15868, K. 2012/12733, 22 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama