KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/1639 E., 2012/19499 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Uygulama
- 5237 Sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-a,b,d,e maddeleri uyarınca
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmün açıklandığı 01.12.2008 tarihli oturumda sanığın hazır bulunmaması ve 5271 sayılı CMK'nın 216/3. maddesinde hükümden önce son sözün hazır bulunan sanığa verileceğinin düzenlenmesi karşısında, sanık müdafinin esas hakkındaki savunmasından sonra son sözün katılan vekiline verilerek duruşmanın bitirilmesi bozma sebebi yapılmamış, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı ve zararın da giderilmediği anlaşılmakla, tebliğnamede bu yönden bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü sanığın yönetimindeki kamyonet ile Üzümören istikametinden Çiftlik köyü istikametine seyrederken olay mahalline geldiğinde karşı istikametten gelmekte olan römorku saman yüklü traktör ile karşılıklı geçişleri esnasında traktörün arkasından çıkışla soldan sağa geçmek isteyen katılan ...'ın ayağının aracın sol ön tekerleği altında kalarak yaralanmasıyla oluşan kazada keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda sanığın tali kusurlu, katılan ...'ın ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği,
sanık müdafinin temyiz dilekçesine ek olarak verdiği 03.05.2010 ve 13.12.2010 tarihli dilekçeleri ile katılanların olaya ilişkin olarak Tokat 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2009/124 E. sayı ile maddi ve manevi tazminat davası açtıkları, dava dosyasının kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderildiği, Başkanlığın 26.07.2010 tarihli raporu ile kazada sanığın %10 oranında katılan ...'in ise %90 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, rapora itiraz üzerine Gazi Üniversitesi Trafik Planlama Bölümü heyetinden alınan raporda ise katılan ...'in olayda % 100 oranında kusurlu olduğu,
sanığın kusurunun bulunmadığının belirtildiği anlaşılmakla, bu durumda kusur dağılımının değişebileceği ve kusur konusunda kuşkuya düşüldüğü, bu itibarla, olay nedeniyle kusuru belirlemek üzere teknik üniversitelerin öğretim görevlilerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü uzman bilirkişilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınıp, kusur durumundaki çelişki giderilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespitinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/1639, K. 2012/19499, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama