KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/22197 E., 2013/14481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” ... kullanamayacak kişinin, bu halde ... kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur.
Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde ... kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği,
bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği,
İncelenen dosyada; Olaydan yaklaşık yarım saat sonra düzenlenen rapor da 253.9 mg/dl alkollü olduğu belirtilen sanığın, olay günü saat 02:45 sıralarında, gece vakti, yerleşim yeri sınırlarında, sevk ve idaresindeki aracı ile seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde, aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip, istikametine göre yolun sağ tarafında bulunan park halindeki araçlara çarparak durabildiği olayda, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bir nedene dayanmayan, temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sadece kendi alt soyu açısından koşullu salıverme süresine kadar uygulanabileceği, alt soy haricindeki kişiler yününden ise, yoksunluğun, hapis cezasının infazına kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, TCK 53/1 maddesine ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/22197, K. 2013/14481, 29 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama