KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/22781 E., 2013/22719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, TCK'nın 135. maddesinde “Kişisel verilerin kaydedilmesi” başlığı altında, belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, başkasına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi, aynı Kanunun 136/1. maddesinde “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” başlığı altında birbirinden bağımsız iki ayrı suç olarak tanımlanmış olup, eylemlerin; kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle gerçekleşmesi hali, TCK'nın 137. maddesinde cezada artırım nedeni olarak öngörülmüştür.
Kişisel verilerin kaydedilmesi ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarının maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA'sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri,
etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir; ancak, herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler, yasal anlamda “kişisel veri” olarak değerlendirilemez, aksinin kabulü; anılan maddelerin uygulama alanının amaçlanandan fazla genişletilerek,
uygulamada belirsizlik ve hemen her eylemin suç oluşturması gibi olumsuz sonuçlar doğurur, bu nedenle, bir kişisel bilginin, açıklanan anlamda “kişisel veri” kabul edilip edilmeyeceğine karar verilirken, somut olayın özellikleri dikkate alınarak titizlikle değerlendirme yapılması, sanığın eylemiyle hukuka aykırı hareket ettiğini bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun da ayrıca tespit edilmesi gerekir.
Bu açıklamalar ışığında, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, tanık... ile evlenen ve onun soyadının yazılı olduğu yeni bir kimlik almak isteyen katılanın, kızlık soyadının yazılı olduğu nüfus cüzdanını, 2009 yılı Ağustos ayında, kimlik değiştirme müracaatı kapsamında, mahalle muhtarı olması nedeniyle sanık ...'ye bıraktığı, evli olan ve aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların, katılana ait nüfus cüzdanının arkalı önlü bir örneğini, tarayıcı vasıtasıyla,
evde kullandıkları diz üstü bilgisayara aktardıkları, sanıkların kişisel kullanımlarındaki taşınabilir bellekte de aynı belgelerin mevcut olduğunun tespit edildiği katılanın iddiası, iddiayı doğrulayan tanık...'ın anlatımı, sanıkların kullanımındaki bilgisayar ve taşınabilir bellek üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 20.08.2010 tarihli mühür açma, inceleme ve mühürleme tutanağı ve sanık ...'in soruşturma aşamasındaki ikrarı içeren savunmasıyla sabit olduğu,
katılanın T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı, medeni hali, dini, nüfusa kayıtlı olduğu il, ilçe ve mahalle gibi herkes tarafından bilinmeyen ve kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan kişisel bilgilerini hukuka aykırı olarak kaydeden sanıkların TCK'nın 135. maddesinde düzenlenen kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle, sanıkların beraatlerine karar verilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/22781, K. 2013/22719, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama