KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/28399 E., 2013/4344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- 466 sayılı Kanuna göre tazminat
- Hüküm
- Davanın Reddi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, davalı hazine yararına vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı CMK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 18. maddesi ile 07.05.1964 gün ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkındaki Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 5271 sayılı CMK'nın Yedinci Bölümünde, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat ana başlığı altında, 141 ilâ 144. maddelerinde, tazminat isteme koşulları ve sonuçları yeniden kapsamlı bir şekilde düzenlenmiş ise de.
5320 sayılı Kanunun 6/2. maddesindeki Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ilâ 144. madde hükümlerinin 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanacağı bu tarihten önceki işlemler hakkında ise, 07.05.1964 tarihli ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağının belirtilmiş olması karşısında yapılan işlemden kasıt davacının tutuklandığı tarih olup bu tarih itibariyle de tazminat istemi hakkında 466 sayılı Kanun hükümleri esas alınarak bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
a)- Haksız tutuklama işleminin gerçekleştiği, olay tarihinde yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 6. fıkrasında hangi hallerde tazminat istenebileceğinin tahdidi şekilde sıralandığı ve anılan Kanunun 1. maddesinin 7. bendinde ''Mahkum olup da tutuklu kaldığı süre hükümlülük süresinden fazla olan veya tutuklandıktan sonra sadece para cezasına mahkum edilen kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar, bu kanun hükümleri dairesinde devletçe ödenir'' hükmü karşısında, davacı yönünden tazminat isteme koşullarının gerçekleştiği bu nedenle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararla ilgili makul bir tazminata karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
b)- Davacı (sanık) vekilinin, 30.04.1993 tarihli vekaletnameye istinaden açtığı tazminat davasında, davacı usulüne uygun olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilerek vekil ile arasında tazminat davası açılması yönünde vekalet ilişkisinin devam edip etmediği ve dava açılmasına muvafakatının bulunup bulunmadığı sorulmadan ve davacıya ait adli sicil kaydı getirtilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/28399, K. 2013/4344, 25 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama