KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/28434 E., 2013/28711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hüküm
- TCK’nın 179/3-2, 62/1, 53/1, 58. maddelerigereğince mahkumiyet, hak yoksunluğu
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Mükerrirlere özgü infaz rejimini düzenleyen 5275 sayılı Kanununun 108. maddesinin 2. fıkrasında "Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz" hükmüne, 3. fıkrasında ise “İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda,
hükümlü koşullu salıverilmez” hükmüne yer verilmiş olması nedeniyle sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek birden fazla hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması ve tekerrüre esas alınan ilamın hükümde açıkça gösterilmesi gerekliliğine ve sanığın adli sicil kaydında yer alan Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/73-912 E-K sayılı ilamıyla haksız tahrik altında adam öldürme suçundan aldığı 06/04/2009 tarihinde infaz edilen 7 yıl 6 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınabilecek en yüksek cezayı içerdiğinin anlaşılmasına rağmen mahkeme tarafından Keşan Sulh Ceza Mahkemesinin 5 ay hapis cezasına ilişkin
2007/21-431 sayılı ilamının tekerrüre esas alınması ve sanık hakkında daha önce Keşan Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/340-375 E-K sayılı ilamıyla mükerrirlere özfgü infaz rejimi uygulandığı anlaşıldığı halde sanık hakkında 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına hükmedildiğinin kararda belirtilmemesi ,
2-Sanığın TCK’nın “53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar” diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmek gerektiği gözetilmeden 53. maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden,
1-Hüküm fıkrasının 7 numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Sanığın Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/73-913 E-K sayılı ilamı ile haksız tahrik altında adam öldürme suçundan aldığı 06/04/2009 tarihinde infaz edilen 7 yıl 6 ay hapis cezasının infazından itibaren 3 yıllık süre içinde atılı suçu işlediği ve sanık hakkında daha önce Keşan Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/340-375 E-K sayılı ilamıyla da mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına hükmedildiği anlaşıldığından,
TCK'nın 58/1-2-6. maddesi gereğince cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve 5275 sayılı Kanunun 108/2 maddesinin uygulanmasında kazanılmış hakkı nedeniyle mahkemenin tekerrüre esas kabul ettiği ilamdaki, 5 ay hapis cezasından ibaret mahkumiyetin esas alınmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına”bendinin eklenmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/28434, K. 2013/28711, 11 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama