KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/28978 E., 2013/2009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- 2863 sayılı Kanunun 67, 765 sayılı TCK'nın ek 1,2,4,19,30 ve 5083 sayılı Kanunun 2/3 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ... katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozmadan önce yapılan yargılamada ... ve ve ... haklarında verilen beraat kararları kesinleşmiş olup, iş bu yargılamada adı geçen şahıslar yönünden tesis edilmiş bir hüküm bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin sanık ...'ın mahkumiyetine dair hükme yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinde yapılan bir ihbara istinaden, sanığın üzerinde yapılan aramada dava konusu 8 adet eserin ve sanığa ait olup ...'nin dükkanında bulunan 1 adet mermer heykel başının ele geçirildiği, hükme esas alınan 07.03.2003 ve 30.11.2006 tarihli tarafsız bilirkişi raporları ile 1 adet terrakota figürin ( heykelcik ), 1 adet minyatür kandil ve 1 adet küçük sikkenin 2863 sayılı Kanun kapsamında, tasnif ve tescile tabi müzelik değerde eserler olduklarının, 1 adet kolye, 1 adet yüzük ve 1 adet Osmanlı sikkesinin ise 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan, tasnif ve tescile tabi olmayan, etnografik nitelikte,
yurt içinde alım satımı serbest eserler olduklarının, 1 adet Yunan parası ile 1 adet heykel başının ise sahte olup taşınır kültür varlığı niteliğini haiz bulunmadıklarının belirlendiği, sanığın soruşturma evresinde alınan savunmasında, suça konu eserleri jandarma görevlisine satmaya çalıştığı sırada yakalandığını beyan ettiği, yargılama aşamasında bu savunmasını inkar ederek atılı suçlamayı kabul etmediğini ifade ettiği gibi 01/12/2002 tarihli yakalama tutanağında da sanığın tarihi eser satmaya çalıştığı sırada yakalandığına dair bir ibarenin bulunmadığı,
sanığın iki yıl kadar önce suça konu eserleri bulduğuna dair aksine delil bulunmayan savunması karşısında, sübuta eren eylemin haber verme yükümlülüğüne aykırılık suçunu oluşturduğu anlaşılmakla,
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 67/1 maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, suç tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresi inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ise de;
Hükme esas alınan 07/03/2003 tarihli bilirkişi raporunda, sanıktan ele geçirilen ve 4. sırada incelenen 1 adet yüzük, 5. sırada incelenen 1 adet adet kolye ile 6. sırada incelenen 1 adet sikkenin 2863 sayılı Kanuna göre etnoğrafik mahiyette, müzelerde korunması gerekli olmayan, tasnif ve tescile tabi bulunmayan eserler olduklarının belirtildiği, bir eserin hem etnoğrafik nitelikte olup hem de tasnif ve tescil dışı bulunmasının mümkün olmadığı,
zira “tasnif ve tescil dışı olma” ifadesinin korunması gerekli görülmeyen varlıklar için kullanılabileceği, etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarının ise 2863 sayılı Kanun'da korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları arasında sayıldığı gözetilmeksizin, sözü edilen eserler yönünden kendi içinde çelişkili bilirkişi raporuna itibarla bu eserlerin sanığa iadesine karar verilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/28978, K. 2013/2009, 23 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama