KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/30100 E., 2013/24497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel hayatın gizliliğini ihlal
- Hüküm
- TCK'nın 73. maddesi gereğince davanın şikayet yokluğu nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair karar
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık hakkında açılan kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; özel hayata ilişkin olsun ya da olmasın, başka kişi veya kişiler tarafından, özel bir çaba gösterilerek, doğrudan veya dolaylı şekilde (zarfı açılmadan ışığa tutulan mektupta olduğu gibi), okunmak veya dinlenmek suretiyle öğrenilmesi eyleminin TCK'nın 132/1-1. cümlesinde;
anlaşılabilir olsun ya da olmasın, başkalarının haberleşme içeriklerinin kaydı, yani; yazı, ses, görüntü, özel işaretler gibi ortak sembollerin, başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; ses veya görüntünün, manyetik bant üzerine, yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, kopyasının alınması, elektronik iletinin taşınabilir belleğe veya CD'ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi eyleminin aynı Kanunun 132/1-2. cümlesinde; başkalarının haberleşme içeriklerinin, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, özetle;
içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması eyleminin aynı Kanunun 132/2; kişinin kendisiyle yapılan haberleşme içeriğini, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa etmesi eyleminin aynı Kanunun 132/3. maddelerinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirileceği, bu maddede yer verilmeyen kişinin kendisiyle yapılan haberleşme içeriğini kaydetmesi eyleminin, koşulları bulunduğu takdirde, TCK'nın 134/1-2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceği,
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre; resmi nikahlı eşi katılanın şahsına yönelik sürekli hakaret içerir sözler sarf ettiğini duyan sanığın, ileride açacağı boşanma davasında delil olarak sunabilmek için, telefonla yaptıkları konuşmaları ve katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide eden sözlerini gizlice kaydedip, ardından bu konuşmaları içeren CD'yi, katılanın bilgisi ve rızası dışında, onun aleyhine açtığı boşanma davasında mahkemeye verdiği iddiasına konu olayda;
Sanığa isnat olunan tarafı olduğu haberleşme içeriğini kaydetmesi eyleminin TCK'nın 134/1-2. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu; kaydettiği haberleşme içeriğini ifşa etmesi eyleminin aynı Kanunun 132/3. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı, her iki suçun da, TCK'nın 139/1. maddesi gereğince soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu, katılanın kendi beyanı ve tanık ......'ın Tokat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/166 esas sayılı dava dosyasının 10.09.2009 tarihli duruşmasındaki yeminli anlatımına göre;
katılanın şikayete konu CD içeriklerinden en geç 2007 yılı Nisan ayında haberdar olduğu, Uyap Bilişim Sisteminden faydalanarak incelenen Tokat Aile Mahkemesinin 2007/369 esas sayılı dava dosyasının 29.01.2008 tarihli duruşma tutanağı içeriğinde, “Davacı vekilinin celse arasında dört adet CD ibraz ettiği, CD'lerin mahkeme kasasında muhafaza altına alındığı görüldü okundu dosyasına konuldu” ibarelerine yer verilmiş olup, anılan oturumda katılanın vekiliyle birlikte hazır olduğu da dikkate alındığında, katılanın en geç 29.01.2008 tarihinde CD'lerin mahkemeye verildiğini öğrendiği;
dolayısıyla katılanın, şikayet konusu fiilleri ve failini öğrendiği halde, TCK'nın 73/1. maddesinde öngörülen 6 aylık süre geçtikten sonra, 11.11.2008 tarihinde sanık hakkında şikayette bulunduğu anlaşılmakla, dosya içeriği itibariyle de, CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, mahkemece şikayetin süresinde olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş olup, katılan vekilinin yasal süresi içerisinde şikayette bulunulduğuna ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanık hakkında şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine, CMK'nın 223. maddesinde hüküm türleri içinde belirtilmeyen ortadan kaldırma kararı verilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/30100, K. 2013/24497, 4 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama