KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/31436 E., 2013/19658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- Beraat.
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatına ilişkin hüküm, sanık müdafii, katılan vekili, mağdurlar vekili ve şikayetçiler vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Vekaletnamesinde temyizden feragat yetkisi bulunan sanık müdafinin, hakim tarafından görülüp havalesi yapılan 22.12.2010 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat etmesi nedeniyle sanık müdafinin temyiz isteminin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Katılan vekili, mağdurlar vekili ve şikayetçiler vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Olay nedeniyle yaralanan yaşı küçük mağdurlar ..., ... ve ...’ın velilerinin sanıktan şikayetçi olmadıkları, yaşı küçük olan mağdurlara mahkemece atanan vekilin de karar duruşmasında sanığın cezalandırılmasını istemesine karşın, sanıktan şikayetçi olduklarına, davaya katılmak istediklerine dair beyanda bulunmadığı ve katılma kararı verilmediği, bu nedenle bu mağdurlar yönünden mağdurlar vekilinin temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca temyiz talebinin isteme uygun olarak REDDİNE,
Mağdur ...’ın velisi olup, duruşmada dinlenmeyen babası ...’ın soruşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olduğunu bildirmiş olduğu,
Ölenler ... ve ...’in mirasçıları olan şikayetçilerin ise duruşmadan haberdar olduklarına ve gerekçeli kararın tebliğ edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmaması, şikayetçilerin dosya arasındaki vekaletnameler ile nüfus kayıtlarından ölenlerin suçtan doğrudan doğruya zarar gören eş ve çocukları olduğunun anlaşılması sebebiyle;
mağdur ve şikayetçiler vekillerinin 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi gereğince hükmü temyiz hakları bulunduğundan, mağdur ve şikayetçiler vekillerinin temyizinin kabulü ile yaralanması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gören mağdur ve murislerinin ölmüş bulunması nedeniyle de suçtan doğrudan zarar gören şikayetçilerin 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmalarına, vekillerinin katılan vekilleri olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Ölen ...’nun saat 19.00 sıralarında aracı ile bölünmüş yolun sağ şeridinden seyredip, refüj aralığından karşı yol bölümüne geçmek amacıyla arkasından akan trafiği kontrol etmeksizin yolun sol şeridine geçtiği bir sırada aynı istikamette, yolun sol şeridini takiben seyreden ölen ... idaresindeki yolcu otobüsünün çarpmasına maruz kalıp, çarpmanın etkisiyle her iki aracın da karşı yol bölümüne sürüklenmeleri ve karşı yol bölümünde kendi şeridinde seyreden sanığın idaresindeki beton mikseri ile çarpışmaları sonucu ... ile aracındaki Yazgülü Özyaşar ve otobüs sürücüsü ... ile yedek şoför ...’in öldükleri,
otobüs yolcularından mağdur ve katılan toplam 18 kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede ve katılan ...’ın yaşamsal tehlike geçirip, vücudunda hayat fonksiyonlarını 3. derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak derecede yaralandıkları olayda; sanığın kusurunun bulunmadığının tespit edildiği Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu esas alınarak verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/31436, K. 2013/19658, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama