KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/31507 E., 2013/17973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 58, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suç tarihinin “11/01/2009” tarihi olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında “02/01/2009” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Suç tarihinde Osmaniye İlinden gelen... plakalı ... içerisinde bulunan iki şahsın, sanık ...'dan tarihi eser alacaklarının ihbarı üzerine, söz konusu aracın takibe alındığı, araçta bulunan ve temyize gelmeyen sanıklar ... ve ...'ın bir otelin önünde, yine temyize gelmeyen sanık ... ve sanık ... ile buluştukları, bir müddet ... ile dolaşarak Hacımirza Köyü yoluna girdikleri, tekrar Göksun İlçe merkezine gelerek birbirlerinden ayrıldıkları, ... ve ...'ın, Kahramanmaraş istikametine seyrettikleri sırada emniyet güçleri tarafından durdurularak üzerlerinde ve araçta yapılan aramada,
otomobil içerisinde 18/11/2009 tarihli bilirkişi raporu ile 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu belirlenen 16 adet sikke ile anılan Kanun kapsamında bulunmayan 2 adet sikke ve 2 adet mühür olmak üzere toplam 20 adet varlığın, sanık ...'nun evinde yapılan aramada ise 01/06/2009 tarihli bilirkişi raporu ile 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu tespit edilen 1 adet aplik ile anılan Kanun kapsamında yer almayan 1 adet aplikli kabın ele geçirildiği, sanık ...'nun aşamalarda alınan savunmasında;
suça konu 2 adet varlığın 2005 yılında DSİ tarafından sulama kanalı kazısı yapıldığı sırada bulduğu ve emniyete yakalattığı 156 adet eserden kaldığını, tarihi eser işi ile ilgilendiklerini bildiği ... ve ...'ı eserlere bakıp gerçek olup olmadığını söylemeleri için Göksun'a davet ettiğini, söz konusu eserleri pazarlamadığını beyan ettiği, sanık ...'in aşamalarda alınan savunmasında, sanık ...'nun tarihi eserlere merakı olduğunu ve Osmaniye ilinde bu işle uğraşanlar var ise görüşebileceğini söyleyerek kartını bıraktığını, bu hususta ... ile görüştüğünü,
suç tarihinde ...'ın iş yerine gelerek ...'nun elinde mal var ise Göksun'a gidebileceklerini ifade ettiğini, sanık ...'yu telefonla aradığını, elinde tarihi eser bulunduğunu söylemesi üzerine birlikte Göksun'a gittiklerini, otomobil ile gezdikleri sırada sanık ...'nun montunun altından iki adet tarihi eser çıkararak ...'a gösterdiğini, sanık ...'ın eserlerin sahte olduğunu söylediğini, sanık ...'nun eserleri
kendi adına satmasını istediğini ancak ...'ın kabul etmediğini, aracında ele geçirilen eserlerin ise kendisine ait olduğunu ifade ettiği, sanıklar ... ve ...'nun da benzer yönde anlatımlarda bulundukları, tüm dosya kapsamı itibarıyla sanık ...'nun elinde bulunan eseri ticaret kastı ile satışa arz ettiğinin sübuta erdiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ...'dan ele geçirilen ve 01/06/2009 tarihli bilirkişi raporu ile korunması gerekli taşınır kültür varlığı olduğu tespit edilen bir adet aplikin yanı sıra aynı bilirkişi raporunda 2. sırada incelenen ve anılan Kanun kapsamında bulunmamakla birlikte iğfal kabiliyetine haiz olması nedeniyle müzede korunması gerektiği belirtilen 1 adet aplikli kabın da müzeye tevdiine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/31507, K. 2013/17973, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama