İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/720 K.2014/16070

Sanık ... ve ... hakkında kasten yaralama suçlarından beraat; Sanıklar ..., ..., ... haklarında TCK'nın 85/1, 62/1, 63 (... yönünden ayrıca TCK' nın 54); Sanıklar ... hakkında TCK'nın 86/2, 62/1, 52/2-4; Sanık ... hakkında TCK'nın 86/2, 62/1, 52/2-4;Sanık…

Esas2012/720Karar2014/16070Tarih27 Haziran 2014Okuma6 dk · 1.243 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2012/720 E., 2014/16070 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Haziran 2014
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Taksirle öldürme, Kasten yaralama
Hüküm
Sanıklar ..., ..., ...haklarında taksirle öldürme suçundan beraat;
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.243 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Sanık ... ve ... hakkında kasten yaralama suçlarından beraat; Sanıklar ..., ..., ... haklarında TCK'nın 85/1, 62/1, 63 (... yönünden ayrıca TCK' nın 54); Sanıklar ... hakkında TCK'nın 86/2, 62/1, 52/2-4; Sanık ... hakkında TCK'nın 86/2, 62/1, 52/2-4;Sanık ... hakkında TCK'nın 86/2, 62/1, 52/2-4; Sanık ... hakkında TCK'nın 86/2, 29, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkûmiyet

Taksirle öldürme suçundan sanıklar ..., ..., ...'nun kasten yaralama suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'nun haklarında beraat; sanıklar ..., ..., ... haklarında taksirle öldürme; sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında kasten yaralama suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, katılan-sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafileri ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Katılan-sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;

1-Katılan-sanıklar ..., ...'nun ...'a; katılan-sanıklar ..., ...'nun ...'a; katılan-sanık ...'ın ...'e yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesi'nin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL.

Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkûmiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL.

Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, 18.02.2009 tarihinde verilen 2.000 ve 500 TL.'den ibaret mahkumiyet hükümlerine karşı suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından katılan-sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun/aykırı olarak REDDİNE;

2-Sanıklar ..., ..., ..., ...'nun haklarında katılan-sanık ...'a; sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında katılan-sanık ...'a; sanık ... hakkında ..., ..., ... ve ...'e yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Yapılan yargılama sonunda, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'a yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan-sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,

3-Sanıklar ..., ..., ... haklarında taksirle öldürme suçlarından beraat; sanıklar ..., ..., ... haklarında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar ..., ..., ... müdafiinin tüm; katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,

İddianamede ... ile ... ve ... arasında araç kullanırken birbirlerine yönelik hareketleri ile başlayan tartışmanın kavgaya dönüşmesinden sonra, olay yerine gelen ..., ..., ..., ..., ...'nun birlikte ölenin mobilya dükkanına giderek, ...'nun tabanca kabzesi ve yumruk, diğer sanıkların ise yumruk ve sopalarla ölene vurdukları.

Adli Tıp 1. İhtisas Dairesi'nin raporuna göre, ölen ...'ın meydana gelen saçlı seride 2 santimetrelik düzensiz yara ve etrafında hematom şeklindeki yaralanmaya bağlı olarak olayın travması, eforu ve stresi ile önceden kendisinde mevcut kronik kalp-damar hastalığının akut hale gelmesi sebebiyle öldüğü, ölümü ile olay arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtilmesi karşısında;

sanıkların eyleminin TCK'nın 87/4. maddesinde tanımlanan suçu oluşturma ihtimali nedeniyle, anılan maddede öngörülen cezanın süresi bakımından yargılama yapma ve kanıtları değerlendirme görevinin, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.06.2014 tarihinde bozma nedeni yönünden oy çokluğuyla, temyiz isteminin reddi ve onama nedenlerinde oybirliğiyle karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, eylemlerinin TCK’nın 87/4.maddesi gereğince değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle mahalli mahkeme kararı çoğunluk görüşü ile bozulmuştur.

Biz aşağıdaki gerekçelerle eylemin taksirle öldürme olduğunu ve mahalli mahkemenin cezanın üst sınırdan tayin edilmesinden dolayı bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyoruz.

TCK’nın 23. maddesinde, kastı aşan suçlarda veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda cezalandırılabilmek için failin meydana gelen sonuç açısından en azından taksirle hareket etmesi gerektiği belirtilmiş, madde gerekçesinde de, hükmün konuluş amacının, objektif sorumluluk anlayışını terk etmek olduğu, bu tür sorumluluğun, ortaçağ kanonik hukukunun kalıntısı olan “versari in re ilicita” yani hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır anlayışının ürünü olduğu, çağdaş ceza hukukunun bu anlayışı çoktan terk ettiği, düzenlemeyle meydana gelen ağır netice açısından sorumluluk için neticeye ilişkin olarak en azından taksir dolayısıyla kusurlu olunması gerektiği belirtilmiştir.

Aynı Kanun'un 87/4. maddesinde ise, kasten yaralama sonucunda ölümün meydana gelmesi halinde failin nasıl cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Adı geçen maddedeki atfın 86. maddenin 1. ve 3. fıkralarına yapılmış olması nedeniyle, bu hükmün aynı maddenin 2. fıkrasında kalan yaralanma eylemleri açısından uygulanması mümkün değildir.

Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaralanma sonucunda mağdurun ölmesi halinde, 5237 sayılı TCK’nın 23 ve 87/4. maddelerinin uygulanması imkânı bulunmadığından, failin sorumluluğunun genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Meydana gelen sonuç, (ölüm) öngörülebilir ise ve fail bu sonucu öngörmeksizin hareket etmişse, 5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçunu düzenleyen 85. maddesi uyarınca, öngörülebilir sonuç fail tarafından da öngörülmüş ancak istenmemiş ise fail bilinçli taksirle öldürme suçundan Kanun'un 85 ve 22/3. maddeleri uyarınca, fail öngördüğü sonucu kabullenerek fiilini icra etmiş ise bu kez de, olası kastla öldürme suçundan sorumlu tutulmalıdır.

Failin ölüm sonucunu öngörmesi mümkün olmakla birlikte, gerekli özeni göstermeyerek ölüme neden olması halinde faili taksirle öldürmekten sorumlu tutmak mümkün ise de, ölüm sonucunun meydana gelmesinin öngörülmesi mümkün değilse, failin taksirle öldürmeden sorumlu tutulması mümkün değildir.

Neticenin öngörülebilir olmaması halinde, faili meydana gelen ağır sonuçtan sorumlu tutmak, yeniden objektif sorumluluğun kabulü anlamına gelecektir ki, böyle bir kabul kusur sorumluluğunu benimseyen ceza kanununun sistematiğine de aykırıdır.

Dava konusu olayda; sanıkların öleni basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralaması sonrası Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulun'ca, ölümün travmanın eforu ve stresiyle kendinde mevcut kalp damar hastalığının aktif hale geçmesine bağlı solunum dolaşım durmasından ileri geldiği olay ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu, ancak saptanan travmatik değişimlerin başlı başına ölümü tevlit eder nitelikte olmadıkları ve mevcut yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında sanıkların taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerekmektedir.Çünkü.

TCK’nın 22/2. maddesi taksiri, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmaktadır.

Bilimsel görüşler değerlendirildiğinde dikkat ve özen yükümlülüğü ile ilgili şu açıklamalara yer verildiğini görmekteyiz:

“Dikkat ve özen yükümlülüğünden, Kanun veya müşterek tecrübenin sonucu olarak kendisine toplum tarafından yüklenen dikkat ve ihtimam vazifesini ihmal eden ve zararlı neticeye sebep olan fert sorumludur. Taksir zorunlu ve gerekli özenin gösterilmemesi sebebiyle öngörülmesi mümkün olan neticenin öngörülmemesidir.

Taksirin cezalandırılmasının sebebi, failin neticeyi öngörmesi mümkün iken, özen vazifesine aykırı olarak, bu neticeyi öngörmemiş olması esasına dayanır. Failin öngörülebilir bir neticeyi öngörmesi gerekirken bunu yapmaması, toplumun kendisini kınamasının sebebidir.”

Olayda, sanıkların basit tıbbi müdahalelik bir yaralaması sonucunda mağdur ölmüştür. Bu olayda yukarıda açıkladığımız gibi, sanığı TCK’nun 87/4.maddesi gereğince sorumlu tutmak mümkün değildir. Ancak oluşan bu netice öngörülebilir bir neticedir. Dolayısıyla sanıklar ..., ... ve ...'nun mahalli mahkemece TCK’nın 85/1.maddesi gereğince taksirle öldürme suçundan cezalandırılmaları yerinde olup diğer sanıklar ..., ..., ... bakımından sanıkların öleni yaralama eylemine katılmadıklarından beraatlerine dair kararların onanması gerekirdi. Hükmün sadece mahkûm olan sanıklar yönünden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekçesiyle bozulması gerekirdi.

Sonuç olarak, somut olayda günlük hayat tecrübelerine göre bu netice öngörülebilir bir neticedir. Öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne uymayan sanıklar bakımından taksirle öldürme suçunun oluştuğu kanaatinde olduğumuz için, sayın çoğunluğun eylemin TCK’nın 89/4.maddesi gereğince değerlendirilmesi gerektiğine dair bozma karına katılmıyoruz.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/720, K. 2014/16070, 27 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/720
Karar No
2014/16070
Tarih
27 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/720 K.2014/12613
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/723 K.2014/12628
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/724 K.2014/12626
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/758 K.2014/12634
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/762 K.2014/13219
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/763 K.2014/13233

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.