İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/14181 K.2013/16063

maddeleri gereğince mahkumiyet,

Esas2013/14181Karar2013/16063Tarih12 Haziran 2013Okuma7 dk · 1.367 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2013/14181 E., 2013/16063 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Haziran 2013
Mahkemesi
Sulh Ceza Mahkemesi
Suç
Taksirle yaralama
Hüküm
5237 sayılı TCK'nın 89/1-2-a-b, 31/3, 62, 52/2-4.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.367 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

maddeleri gereğince mahkumiyet,

Dairemizce verilen 27.03.2013 gün ve 2012/16776-2013/7594 sayılı karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2-27.03.2013 gün ve 2012/16776-2013/7594 sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA,

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/1. maddesinde suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanabilecek olan koruyucu ve destekleyici güvenlik tedbirlerinin belirlendiği, sayılan bu güvenlik tedbirlerinin ise aynı Kanunun 11. maddesi delaleti ile ancak suça sürüklenen ve cezai sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği, olayımızda suça sürüklenen çocuk ...'in ise olay anında 16 yaşını ikmal ettiği ve cezai sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5.maddesinde düzenlenen koruyucu ve destekleyici güvenlik tedbirlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

Kanuna aykırı olup, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümdeki koruyucu ve destekleyici güvenlik tedbirine ilişkin 9. paragrafın çıkarılarak hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

İtiraz konusu ve dolayısıyla çözümü gereken hukuki sorun, Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesinde öngörülen “koruyucu ve destekleyici tedbirler”in suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu bulunan çocuklar hakkında uygulanıp uygulanamayacağı hususundadır.

Konu Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ikinci müzakere sonucunda 14/17 oyçokluğuyla verdiği 26/03/2013 gün ve 9-1468/101 sayılı kararı ile çözüme bağlanmış ise de, karardaki oy dağılımı nazara alınarak, karara karşı oy kullanan sayın üyelerin dile getirdikleri görüşlerin yansıtılmaması ve bu karara konu Özel Daire kararındaki muhalefetinden anılan kararda yer almaması nedeniyle iştirak ettiğimiz ve aşağıya aynen aldığımız görüşlerin bir kez daha değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile dosyanın 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.

Çocuk Koruma Kanunu’nun 1. maddesinde kanunun amacı; “korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir” denilmektedir. Görüldüğü üzere, Kanunun düzenleme alanına giren iki çocuk grubu vardır. Bunlardan ilki korunma ihtiyacı olan çocuklar, ikincisi de suça sürüklenen çocuklardır.

Kanunun amacı da, her iki gruba mensup çocukların korunması, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasıdır”, şeklinde belirtilmiş, 3. madde de ise Korunma ihtiyacı olan çocuk, “bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuk”tur.

Suça sürüklenen çocuk ise, “kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk” olarak tanımlanmış,

Kanunun uygulanmasında çocuğun haklarının korunması amacıyla gözetilmesi gereken ilkeler ayrıntılı biçimde 4. maddede gösterilmiş, 5. maddede ise koruyucu ve destekleyici tedbirler sayılmıştır. Buna göre koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir.

Maddedeki düzenlemede korunma ihtiyacı olan çocukların suça sürüklenip sürüklenmedikleri hususunda bir ayrıma ve kısıtlamaya gidilmediği için, sözü edilen tedbirlerin korunma ihtiyacı bulunan çocuklardan suça sürüklenenleri de kapsadığında bir kuşku bulunmamaktadır. Aksi kabul suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu bulunan çocukların koruyucu ve destekleyici tedbirlerden mahrum kalmaları sonucunu doğurur ki, bu yorum Kanunun amacı ile çelişir.

Bu aşamada Çocuk Koruma Kanununun 11. maddesinin de değerlendirilmesi konuya ışık tutacaktır. 11. maddede; “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır” denilmektedir. Hüküm bu tedbirlerin suça sürüklenen çocuklar hakkında da uygulandığını, ancak ceza sorumluluğu bulunanlar hakkında sadece koruyucu ve destekleyici tedbir işlevi bulunduğunu açıkça ortaya koymakta olup, anılan hükmün Türk Ceza Kanununun yaş küçüklüğünü düzenleyen 31. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile “Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri” başlığını taşıyan 56. madde hükümlerini tamamlamak ve ceza sorumluluğu bulunmayan küçükler bakımından doğabilecek bir boşluğu gidermek amacıyla getirilmiştir.

Şöyle ki, Türk Ceza Kanununun 31/1 maddesine göre, fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

Yine aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.

56. maddede ise, “Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir.” denilmektedir. Dolayısıyla 31. maddenin 1. fıkrasında ihtiyarî, 2. fıkrasında ise zorunlu olarak uygulanacağı belirtilen çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin ilgili kanunda, başka deyişle Çocuk Koruma Kanununda düzenlenmesi zorunluluk arz etmektedir.

Ancak kanun koyucu, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu bulunmayan bu iki yaş grubuna mensup çocuklar yönünden,

çocuklara özgü güvenlik tedbirlerini ayrıca belirlemek yerine, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesinde öngördüğü koruyucu ve destekleyici tedbirlerin çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılması ve uygulanmasını yeterli gördüğü için sözü edilen 11. maddedeki düzenlemeyi gerçekleştirmiştir. Şayet 11. madde düzenlemesi olmasaydı, yukarıda belirtilen iki değişik yaş grubuna mensup çocuklar bakımından uygulanacak güvenlik tedbirleri kanunla belirlenmemiş olacak ve yaptırım sisteminde bir boşluk doğacaktı. Anılan maddedeki düzenlemenin bunun ötesinde bir anlamı ve suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu bulunan çocuklar hakkında Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasını önleyici bir işlevi yoktur.

Çocuk Koruma Kanununun esas amacı ve içeriğindeki düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, korunma ihtiyacı olan çocuğun suça sürüklenip sürüklenmemesi, suça sürüklenen çocuğun ceza sorumluluğunun bulunup bulunmaması gibi hususlar, tedbirlerin uygulanma yeteneği üzerinde etkili değildir; sadece tedbire karar vermeye yetkili makam ve mercilerin saptanması bakımından önem taşımaktadır.

Tedbire karar verme yetkisi bulunan merci veya makamı belirleme işini Çocuk Koruma Kanununun getirdiği sistem içinde değerlendirecek olursak;

Temel prensip, korunma ihtiyacı bulunan çocuklarla suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar hakkındaki tedbirlerin Çocuk Koruma Kanununun 7. maddesi uyarınca çocuk hakimi tarafından alınmasıdır. Gerçekten birinci gruba mensup olan korunmaya muhtaç çocuklar bir ceza yargılamasına, soruşturma ve kovuşturmaya muhatap olmadıkları için, onlar hakkındaki kararların ilgili kişi ya da kurumların isteği üzerine veya re’sen çocuk hakimince alınması tabiidir.

Öte yandan, suça sürüklenen ancak yaş küçüklüğü nedeniyle ceza sorumluluğu olmayan, örneğin; fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmadığı için ceza sorumluluğu bulunmayan, bu nedenle hakkında kovuşturma yapılamayan ve yine TCK’nın 31/1 maddesi uyarınca hakkında sadece çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması olanağı bulunan çocuklarla ilgili tedbir kararının çocuk hakimince alınması da Ceza Muhakemesi Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu ile getirilen sisteme uygundur.

Suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu bulunan çocuklar yönünden bu tedbir kararlarını verecek merci ise yargılama evresine göre değişmektedir. Bu gruptakilerle ilgili koruyucu ve destekleyici tedbir kararları soruşturma evresinde çocuk hakimince, kovuşturma evresinde ilgili çocuk mahkemesi veya çocuk ağır ceza mahkemesince alınacaktır. Nitekim, Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 8/3. maddesinde bu husus açık biçimde düzenlenmiş ve “Hakkında kovuşturma başlatılmış olan çocuklar için koruyucu ve destekleyici tedbir kararı kovuşturmanın yapıldığı mahkemece alınır” denilerek kurala bağlanmıştır.

Çocukların yargılanmasına ilişkin gerek 5395 sayılı Kanunda öngörülen gerekse bu Kanun hükümlerini açıklamak amacıyla çıkartılan Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte ayrıntıları gösterilen sistem göz önünde bulundurulduğunda, Cumhuriyet savcısı suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu bulunan çocuk hakkında özel kanun uyarınca ceza soruşturması yürütürken, tedbir kararı alınabilmesi için korunma ihtiyacı olan çocuğu anılan Yönetmeliğin 5/8. maddesi uyarınca Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bildirmekle de yükümlüdür.

Kurum incelemeyi derhal yapmak zorundadır. Koruyucu ve destekleyici tedbir kararı alınması gereken hallerde sosyal hizmetler müdürlüğünce Yönetmeliğin 21. maddesine uygun olarak sosyal inceleme raporu düzenlenerek, talep yazısı ekinde ilgisine göre çocuk hakimine veya çocuk mahkemesine sunulmaktadır. Kurum bu raporun bir örneğini Cumhuriyet Savcılığına da gönderdiğinden,Cumhuriyet savcısı da soruşturma sırasında gerekli gördüğünde çocuk hakiminden koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilmesini isteyebilir. Ancak, Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 8/3. maddesine göre, hakkında kovuşturma başlatılmış olan çocuklar için koruyucu ve

destekleyici tedbir kararının kovuşturmanın yapıldığı mahkemece alınması zorunludur. Kovuşturmayı yapan çocuk mahkemesi veya çocuk ağır ceza mahkemesi, gerekli gördüğü hallerde tedbir kararını ceza hükmünden önce verebileceği gibi, kovuşturma sonunda esas hükümle birlikte tedbir uygulanmasını kararlaştırması da mümkündür. Kaldı ki, kovuşturmayı yürüten mahkemenin aynı zamanda tedbire de karar vermesi, usul ekonomisinin bir gereğidir.

Bu itibarla sayın çoğunluğun, ceza sorumluluğu bulunan çocuk sanıklar hakkında Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesinde belirtilen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanamayacağı yolundaki görüşüne açıkladığımız gerekçelerle katılmıyor ve itiraz konusunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunca Çözümlenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/14181, K. 2013/16063, 12 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/14181
Karar No
2013/16063
Tarih
12 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/14182 K.2013/17353
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/14182 K.2013/15151
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/14183 K.2013/15152
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/14183 K.2013/17354
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2013/14184 K.2013/20717
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/14187 K.2013/16243

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.