KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/16524 E., 2013/22971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
- Hüküm
- Davaların REDDİ
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Davacıların tazminat taleplerinin reddine ilişkin hükümler, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dava, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup. Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir.
Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zaman aşımına uğrayacağı kabul edilmiştir.
Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyecektir.
İncelemeye konu olan dosya kapsamına göre kesinleşmiş beraat kararının davacılara tebliğ edildiğinin anlaşılmaması ve tazminat davalarına dayanak teşkil eden mahkeme dosyasındaki kesinleşme şerhine göre davacılar hakkındaki beraat hükmünün 22.07.1994 tarihinde kesinleştiği davacılar ..., ... (...) ve ... için davaların 16.06.2011 tarihinde, -10 yıl dolduktan sonra- açıldığının anlaşılması karşısında süresinde açılmayan davaların reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Davacılar ... ve ... hakkındaki tazminat davalarının, bu dosya ile birleştirilmeden önce yürütüldüğü aşamada davalı hazineye herhangi bir şekilde tebligat çıkartılmadan tensiben birleştirme kararı ile birleştirildikleri, dolayısı ile bu dosyalarda davalı ... vekilinin bilgisinin bulunmadığı, davalı hazinenin sadece davacı ... (...) ile ilgili 2011/312 esas sayılı olup birleştirilen davaya cevap dilekçesi verdiği
cihetle, davalı ... yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tek maktu vekalet ücretine hükmedilip davacılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, her bir davacıdan ayrı ayrı maktu vekalet ücreti alınmasına karar verilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/16524, K. 2013/22971, 8 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama