İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/23750 K.2013/28603

Taksirle öldürme suçundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2013/23750Karar2013/28603Tarih11 Aralık 2013Okuma5 dk · 1.006 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2013/23750 E., 2013/28603 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2013
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Taksirle öldürme
Hüküm
765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nın223/8. maddeleri gereğince kamu davasının düşmesi.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.006 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taksirle öldürme suçundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanıklara yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 765 sayılı TCK'nın 455/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre; dava, 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 5 yıllık asli, 7,5 yıllık kesintili zamanaşımı süresine tabi bulunmakla, suç tarihi 11.03.2004 tarihinden hükmün verildiği 29.03.2012 tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin sanıkların bilinçli taksirle atılı suçu işlediklerine ve zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 11.12.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET GÖRÜŞÜ

Düşme ve red sebeplerinin gerçekleşmesi halinde, kural olarak uyuşmazlığın esasının değerlendirilmesi gerekmeksizin, yargılamanın sonlandırılması gerekmektedir. Ancak 5271 sayılı CMK’nın 223/9. fıkrasında, durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararları yönünden buna bir istisna getirilmiş, bunun ön şartı ise derhal beraat kararı verilmesi gereken hal olarak belirtilmiştir.

O halde derhal beraat kararı verilebilecek halden ne anlaşılması gerekmektedir. Anılan hükmün konuluş amacı ve uygulama koşullarının belirlenmesi için, hükmün tarihsel sürecinin değerlendirilmesinde yarar bulunmaktadır.

Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma veya düşme kararı verilemeyeceği yönündeki hükme ilk olarak 1412 sayılı CMUK'un 253. maddesine 05.03.1973 tarihli ve 1696 sayılı Kanunun 37. maddesi ile eklenen son fıkrada yer verilmiş, düzenlemenin gerekçesinde ise hükmün konuluş amacı; "... tatbikatta derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma veya düşme kararı verildiğine çok rastlanmaktadır. Durma ve düşme sebepleri netice itibariyle mahkûmiyet kararı verilmesini önlemek üzere kabul edildiklerinden, ayrıca mahkeme faaliyeti yapmadan beraat kararı verilebilecek hallerde, bu kararın verilmesine engel olamayacaklarının belirtilmesi fertler bakımından bir teminat teşkil edecektir, " şeklinde açıklanmıştır.

5271 sayılı CMK’nın 223/9. fıkrasının ihdas gerekçesi ise, 223. madde olarak yasalaşan, tasarının 232. maddesinin gerekçesinde, “Fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hâllerde derhâl beraat kararı verilmesi gerekir.” şeklinde belirtilmiş iken, Adalet Komisyonu raporunda, fıkranın uygulanma koşulları ile ilgili herhangi bir daraltıcı ifadeye yer verilmeksizin, “…derhal beraat kararının verilebileceği hallerde davanın durması, davanın düşmesi veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilemeyeceği, hüküm altına alınmıştır.” şeklinde açıklanmıştır.

Prof. Dr. C. Şahin fıkradan anlaşılması gereken hususun ve uygulanma koşullarını şu şekilde açıklamaktadır; “Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceğine dair hükmü ile Kanun, o anki dosya durumu itibariyle birden fazla kararın verilebilme imkânının olduğu hallerde, sanığın daha lehine olanın tercih edilmesini istemektedir. Örneğin zamanaşımı nedeniyle, işin esasını çözmeyen düşme kararı yerine, sanığın aklanmasını ifade eden beraat kararı verilebilecekse ve bunun için ayrıca delil araştırmasına gerek duyulmamakta ise, beraat kararı verilmelidir. Çünkü beraat kararı daha lehedir.

…düşme nedenlerinin kabul edilmesi demek, muhakemenin yapılmamasının, neticede sanığın mahkum olmamasının istenmesi demektir. Bu sebeplerin kabulü, sanığın beraat kararı ile temize çıkmasının istenmemesi demek değildir. Bunun içindir ki kovuşturmada tam beraat kararı verileceği sırada bu sebeplerin bulunduğunun anlaşılması beraat kararı verilmesine mani olmaz.

223. maddesinin dokuzuncu fıkrasında geçen "derhal" ibaresi, ile kastedilen, yargılamanın hemen başlangıcında, henüz yargılamaya başlamadan bir beraat kararı verilebilecek hallerden ibaret olmayıp, böyle bir yaklaşım, ilgili hükmün uygulama alanını son derece sınırlandırma sonucunu doğuracaktır.

Zira böyle bir anlaşılış, öncelikle 5271 sayılı Kanunun sistemiyle bağdaşmamaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 1412 sayılı Kanunun aksine, iddianamenin iadesi kurumu ile, mahkemeye iddianameyi inceleme görevi vermekte ve yeterli delil bulunmadığında iade etme yetkisi tanımaktadır. Bu durumda, yeterli delil olduğu için iddianameyi kabul eden mahkeme, hemen akabinde delil yetersizliğinden beraat kararı veremez. Dolayısıyla, fıkrada geçen "derhal" ibaresini CMK döneminde de "yargılamanın hemen başlangıcı, henüz yargılamaya başlamadan öncesi" şeklinde anlamak, 223. maddenin dokuzuncu fıkrasının artık hiçbir şekilde uygulanmayacağını kabul etmektir. Böyle bir anlayış ve uygulama ise bizi, bu hüküm bakımından kanun koyucunun abesle iştigal ettiği sonucuna götürür.

…"derhal" ile kastedilen, "yargılamanın geldiği aşama itibariyle" , iki farklı karar verilebilmesinin mümkün olduğu hallerde, sanığın daha lehine olan beraat kararının tercih edilmesidir.

Yani, yargılamanın geldiği aşama itibariyle dosyadaki mevcut delillere göre, "herhangi, başka, yeni bir araştırmaya gerek olmaksızın" beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha

lehine olan beraat kararı yerine, sanığın daha aleyhine olan düşme kararı verilmesi yasaklanmaktadır. İlgili hükmün burada yapılmamasını istediği şey delil takdiri değil, yeni delil araştırmasıdır. İlave bir delil toplanmasına ya da araştırma yapılmasına gerek kalmadan beraat kararı verilebilecekse, dava zamanaşımı dolmuş olsa bile, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil, dosyanın mevcut durumu itibariyle beraat kararı vermek gerekmektedir.

Fıkrada yargılama veya denetim makamına getirilen yükümlülük, düşme vb. kararı vereceği aşamada, o an itibariyle dosya içeriğine göre beraat kararı verilebilmesi de mümkünse, sanığın lehine ve güvenceli olanı tercih etme yükümlülüğünden ibarettir.

Özellikle dava zamanaşımının, önemli ölçüde, çeşitli sebeplerle muhakemenin yavaş işlemesi ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması sonucunda gündeme geldiği düşünülecek olursa, bu durumda beraat yerine düşme kararı verilmesi, devletin üzerinde düşeni yapmamasının faturasının sanığa kesilmesi anlamına gelmektedir. Zira muhakeme dava zamanaşımı süresi içerisinde sonuçlandırılabilseydi beraat edecek olan sanık, kendi dışında sebeplerle muhakeme uzadığı için beraat imkânından yoksun bırakılmaktadır. Böyle bir durumda beraat yerine düşme kararı verilmesi hem CMK madde 223/9 hükmünün hem de sanık haklarından birçoğunun ihlali anlamına gelmektedir.

Ceza muhakemesinin herhangi bir aşamasında, dava zamanaşımı dolayısıyla düşme kararı verileceği sırada yapılan hukuki değerlendirmeye göre, aynı zamanda beraat kararı verilebilmesi de mümkün durumda ise, beraat kararının tercih edilmesi, ilgili yargılama makamı açısından bir yükümlülüktür. Bu suretle, başta lekelenmeme hakkı olmak üzere, sanığın çeşitli hakları uygulama alanı bulmuş olacaktır.” (Dava Zamanaşımı Sanığın Aklanmasına Engel Olabilir mi?, Adalet Dergisi, Yıl 2013, sayı 45, sh 224 -239)

Bu açıklamalar ığışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında, 29.03.2012 tarihinde dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verilmiştir. Bu tarihe kadar tüm kanıtlar toplanmış, mahkemece toplanması gereken başka bir kanıt bulunmamaktadır. Yapılan incelemelerde, sanıklara isnat edilebilecek bir kusur bulunmadığı, dolayısıyla kusursuz oldukları saptanmıştır. Gerek masumiyet karinesi, gerekse 5271 sayılı CMK’nın 223/9. fıkrası hükmü nazara alınarak, düşme yerine beraat kararı verilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle, çoğunluğun, derhal beraatın şartlarını değerlendirmeksizin, bugüne kadarki Yargıtay uygulamalarına paralel bir uygulama ile verilen düşme kararının onanması yönündeki kararına katılmamaktayız.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/23750, K. 2013/28603, 11 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/23750
Karar No
2013/28603
Tarih
11 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/23750 K.2013/27204
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/23750 K.2013/22535
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/23751 K.2013/27205
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/23751 K.2013/48800
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/23751 K.2013/24259
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/23752 K.2013/27206

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.