İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/2390 K.2013/27462

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2013/2390Karar2013/27462Tarih2 Aralık 2013Okuma7 dk · 1.354 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2013/2390 E., 2013/27462 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Aralık 2013
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm
TCK'nın 134/2, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.354 kelime·7 dk okuma

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Dosya kapsamına göre, sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmaması, hükmedilen hapis cezasının ertelenmemesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına yönelik mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki 2 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiilerinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,

1- Dosya kapsamına göre; katılan ...'ın, cinsel yakınlık boyutuna varacak şekilde arkadaşlık ilişkisi içerisine girdiği sanıkla arkadaşlıklarının sona ermesinden bir müddet sonra, tarihi tespit edilemeyen bir gün, otel odasında, sanığın cep telefonuyla, rızasına aykırı olarak çekimi yapılan çıplak görüntülerini, 2009 yılı Aralık ayında, arkadaşı ...'nün bilgisayarında gördüğünü belirterek 08.03.2010 tarihinde sanıktan şikayetçi olması üzerine başlatılan adli soruşturma sonucunda, katılanın fiziksel mahremiyetini içeren görüntülerini kaydeden sanığın, bu görüntüleri, onun bilgisi dışında, üçüncü kişilerin elektronik posta adreslerine göndermek suretiyle TCK'nın 134/2. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,

Katılanın arkadaşı tanık ...'nün, şikayete konu görüntülerin, sanığın da tanıdığı ... isimli arkadaşı tarafından elektronik posta adresine gönderildiğini beyan etmesi, tanık ...'ın, soruşturma aşamasında, bir kafede oturduğu sırada, aynı yerde bulunan sanık ve arkadaş grubunun kendi aralarındaki konuşmalarından, yakın arkadaşı ...'ın görüntülerinin bulunduğu CD'nin başkalarına dağıtıldığını işittiğini; kovuşturma aşamasında, iddiaya konu görüntüleri katılanın bilgisayarında gördüğünü, daha önce de, sanığın, “yakında ...'ın bombasını patlatacağım” şeklinde sözler sarf ettiğini arkadaş ortamındaki konuşmasından duyduğunu ifade etmesi,

sanığın ise tanık ...'nün beyanında geçen “...” isimli kişiyi tanımadığına, tanık ...'ın ve hakkında ileri sürülen iddiaların doğru olmadığına dair savunması karşısında,

Maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi amacıyla; tanık ...'nün beyanında geçen “...” isimli kişinin tanık olarak beyanının alınması, tanık ...'nün olay tarihinde kullandığı bilgisayar üzerinde bilişim uzmanı üç kişilik bilirkişi marifetiyle inceleme yapılıp, şikayete konu elektronik iletiyi gönderen bilgisayarın internet servis sağlayıcısı ve internet servis sağlayıcısı tarafından verilen IP adresinin tespit edilmesi, tespit edilen

IP adresinin belirtilen tarih ve saatte hangi abone tarafından kullanıldığının ve o abonenin kimlik ve açık adres bilgilerinin belirlenmesi, IP adresini kullanan abonenin sanıkla bağlantısı araştırılıp, gerektiğinde sanığın iş yerinde ve evinde kullandığı bilgisayarlar üzerinde de inceleme yapılarak, sanığın kullanımında olan bilgisayar aracılığıyla katılana ait görüntüleri içeren elektronik ileti gönderilip gönderilmediği, gönderildi ise hangi tarihte gönderildiği hususlarını teknik verilerle destekleyecek biçimde rapor düzenlettirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle, sanığın TCK'nın 134/2. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de:

TCK'’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanunun 3/1. maddesi gereğince işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi,

2- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, TCK'nın 134. maddesinde düzenlenmiştir. Özel hayat kavramı; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bu nedenle, bir olay ya da bilginin, özel hayat kavramı kapsamına girip girmediği belirlenirken, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri, içinde bulunduğu fiziki çevrenin özellikleri, sosyal ilişkileri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler göz önüne alınmalıdır.

TCK'nın 134/1. maddesinin 1. cümlesinde yer alan, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun basit halinin oluşabilmesi için, sanık tarafından, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip bir alet kullanılması gerekmeyip, bir özel hayat olayının çıplak gözle seyredilmesi ya da özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice dinlenilmesi yeterlidir.

Bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi, TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; bu kayıtların, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, bilerek, isteyerek ve ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması,

TCK'nın 134/2. maddesinde, birbirinden bağımsız iki ayrı suç olarak düzenlenmiştir. İlk fıkradaki suçun oluşması için, görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olması gerekmez; acıdan kaynaklanan çığlıklar veya sevişen çiftin nefes alış verişi gibi özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesi ilk fıkradaki suçun oluşumu için yeterlidir ve özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kaydedilmesiyle suç tamamlanır.

İlk fıkradan farklı olarak, ikinci fıkrada, ifşanın kabulü için, ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişinin anlaşılması, en azından anlaşılabilir olması ya da açıklanması gerekir; ayrıca, özel hayat görüntüsü veya sesinin, yetkisi bulunmayan kişi veya kişiler tarafından içeriğinin öğrenilmesiyle suç tamamlanır.

İlk fıkra açısından, görüntü veya sesin kaydedilmesi; ikinci fıkra açısından, bu kayıtların ifşa edilmesi yeterli olup, başkaca bir neticenin doğması ve mağdurun zarara uğramış olması gerekmediği gibi, sanığın kaydedilen görüntüleri izlememiş ya da sesleri dinlememiş olmasının suçun oluşumuna bir etkisi yoktur.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, genel kast ile işlenebilen suçlardan olup, sanığın, “kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etme” neticesini bilmesi ve istemesiyle TCK'nın 134/1. maddesinin ilk fıkrasındaki; bir özel hayat görüntüsü ya da sesini ifşa etmesi halinde anılan maddenin ikinci fıkrasındaki suçun manevi unsuru oluşur; ancak, her iki halde de kastın varlığından söz edebilmek için sanığın hukuka aykırı hareket ettiğini bilmesi ve bu biçimde hareket etmeye devam etmesi gerekir.

Bu açıklamalar ışığında, katılan tarafından ibraz edilen CD'nin çözümüne ilişkin 08.04.2010 tarihli bilirkişi raporu ve Dairemizce de izlenen görüntü içeriğine göre, bir yatak ve aynalı şifonyer bulunan odada çekilmiş olan görüntülerin 1 dakika 41 saniye sürdüğü, çekimi yapan kişinin yüzünün görünmediği; ancak, konuşmalar sırasında katılanın karşısındaki kişiye “Taha” şeklinde hitap etmesi, tanık ...'nün kayıtta duyduğu erkek sesinin sanığa ait olduğunu beyan etmesi, sanığın da, duruşmada alınan savunmasında, katılanın görüntülerini kaydettiğini ifade etmesi karşısında, çekimin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu,

zemin kısmın çekimiyle başlayan video kaydının başlangıcında, katılanın bir başka erkekle telefonda konuştuğu ve her ikisinin konuşmalarının rahatlıkla duyulduğu, telefon görüşmesinin sona ermesinin ardından, sanığın elindeki cihazın çekim yönünü katılana doğru odakladığı ve “çekiyorum” dediği,

çıplak vaziyette olan katılanın, “Taha sileceksin ama” demesinden hemen sonra sanığın tekrar “çekiyorum” sözüne katılanın, “gebertirim seni” şeklinde karşılık verip, elindeki cep telefonunu beyaz renkli bir bayan çantası içerisine koyduğu ve yerinden kalkıp yürüdüğü esnada yeniden “çekiyorum” diyen sanığa sinkaflı sözler sarf ettiği, devamında sanığın, “...harbi çekerim bak...niye kapattın telefonunu resmini çekerim,

vallahi çekerim...yemin ederim çekerim bak...” biçiminde sözler sarf ettiği ve sanık tarafından bilinmeyen katılana ait bir başka telefon numarasının açıklanıp açıklanmaması konusunda tarafların zaman zaman tartışma düzeyine varacak şekilde karşılıklı konuşmalarının olduğu anlaşılmakla,

Soruşturma aşamasında, arkadaşlık ilişkilerini bitirmesinden dolayı kendisine tepki duyan ve kendisinden maddi talepleri olan katılanın görüntülerini kaydetmediğini; ancak, birlikte oldukları sırada, katılanın kamera veya cep telefonu ile çekim yapmış olabileceğini; kovuşturma aşamasında, katılanın çıplak görüntülerini ona ait telefonu kullanarak çektiğini beyan eden sanığın, görüntülerin kaydedilmesi konusundaki aşamalarda birbiriyle çelişkili, maddi delille uyuşmayan, soyut ve inandırıcılıktan uzak savunmalarına itibar edilemeyeceği gözetilerek,

katılanda çekim yapmadığı izlenimi uyandırıp, onun rızası olmaksızın, müstehcen görüntülerini kaydeden sanığa, iddianamede eylemin tarif edildiği de nazara alınıp, CMK'nın 226/2. maddesi uyarınca TCK'nın 134/1-2. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanındıktan sonra, sanık hakkında TCK'nın 134/1-2. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, “...dosya içerisindeki cd çözüm tutanağına göre sanığın elinde telefon makinası olduğu halde müştekinin resimlerini çektiği, müştekinin bir ara bu durumu fark edip, 'çekiyormusun, çekme' gibi sözler söylediği,

sanığın buna rağmen mağdurenin çıplak resimlerini çektiği, aralarının bozulması ve birbirlerinden ayrılmaları üzerine sanığın çekilen çıplak resimleri mağdurenin (adı) ... olduğu halde yine duyduğu kızgınlıkla başka bir kelime adı altında kaydederek, e-mail olarak değişik kişilere gönderdiği, bir kızın kendi çıplak resimlerini bu şekilde çekerek değişik kişilere göndermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı..” biçimindeki gerekçelere dayalı olarak, eylemler salt TCK'nın 134/2. maddesi kapsamında değerlendirilerek, sanığın TCK'nın 134/2. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı olup, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/2390, K. 2013/27462, 2 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/2390
Karar No
2013/27462
Tarih
2 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/2390 K.2013/7073
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/2392 K.2013/24553
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/2392 K.2013/6366
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/2393 K.2013/19104
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/2396 K.2013/29589
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/2397 K.2013/25164

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.