İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/2613 K.2013/22393

mahkumiyet

Esas2013/2613Karar2013/22393Tarih2 Ekim 2013Okuma4 dk · 726 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2013/2613 E., 2013/22393 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Ekim 2013
Mahkemesi
Sulh Ceza Mahkemesi
Suç
Taksirle yaralama
Hüküm
TCK'nın 89/1-3-b, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

726 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Tüm dosya kapsamından, katılan ...'e cuşhing sendromu teşhisi konması üzerine, genel cerrahi uzmanı olan sanık tarafından 04.02.2009 tarihinde yapılan sağ adrenalektomi operasyonu sonrasında, batında hematom saptanması ve katılanın şikayetlerinin geçmemesi üzerine 10.02.2009 tarihinde yapılan ikinci bir operasyonla ilk operasyon esnasında böbreğin atar ve toplar damarının bağlanmış ve kesilmiş olması nedeniyle böbreğin işlevini kaybettiği kanaatine varılarak sağ nefroktomi yapılması şeklinde gelişen olayda,

hükme esas alınan soruşturma döneminde üç üroloji uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen sanığın kusurlu olup olmadığını irdelemeyen 17.02.2010 tarihli bilirkişi raporu ve kovuşturma aşamasında üç üroloji uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 19.10.2011 tarihli katılanın sağ böbreğinin damarlarının bağlanması ve kesilmesi işleminin sanığın yaptığı cerrahi operasyona bağlı gelişebilecek bir komplikasyon olarak değerlendirmekle birlikte sanığın ne şekilde kusurlu olduğunu belirtmeden sadece tali kusurlu olduğunu öngören bilirkişi raporlarının yetesiz olduğu anlaşılmakla,

Sanığa atfedilecek kusurun tartışmayı gerektirmeyecek şekilde kesin bir biçimde saptanması, sanığın yaptığı cerrahi operasyon sırasında hata yapıp yapmadığı hususunda, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, sanığın olay nedeniyle tıbbi açıdan kusurlu bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olarak, önceki raporlarda irdelenecek şekilde her türlü şüpheden uzak biçimde saptanması için Adli Tıp Genel Kurulu'ndan rapor alınmasından sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.10.2013 tarihinde oyçukluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Tıp mesleğini icraya yetkili kişi tarafından, tıbben kabul görmüş ilke ve esaslar çerçevesinde, yasaların öngördüğü amaçlarla, aydınlatılmış kişiden alınan rıza üzerine yapılan tıbbi müdahale, hukuka uygun olduğundan doğan zararlı sonuçtan failin sorumlu tutulması mümkün değildir.

Ancak; hasta tıbbi müdahale konusunda aydınlatılmış ve tıbbi müdahaleye rıza vermiş olsa dahi, aydınlatma ve rıza tıbbi müdahalenin hukuka uygun olabilmesinin ön şartı olup, hekim müdahalesi tıp biliminin gerektirdiği şekilde yapılmamış ise başka bir anlatımla tıbbi müdahale kusurlu bir şekilde yapılmış ise hekim doğan sonuçtan sorumlu olacaktır. Rıza ve aydınlatma, tıp biliminin gereklerine uygun kusursuz bir tıbbi müdahale için verilmiş olup, kusurlu müdahale hallerinde, ön koşullar gerçekleşmiş olsa dahi hekim yine de doğan zararlı sonuçtan sorumlu olacaktır. Hekime yüklenebilecek bir kusur olmamasına rağmen tıbbi müdahale başarısızlıkla sonuçlanmışsa, bu durumda da komplikasyon söz konusu olacağından, bu durumda da hekimin sorumluğuna gidilemez.

Kusurlu bir tıbbi müdahale sonucunda, hastanın sağlığının zarar görmesi veya yaşamının sona ermesi halinde, tıbbi müdahale ile doğan sonuç arasında illiyet bağı bulunmakta ise, aydınlatma ve rıza koşulu gerçekleşmiş olsa dahi, müdahaleyi yapan hekim, taksirle yaralama veya öldürme suçlarından sorumlu olacaktır.

Taksirle işlenen suçlardan dolayı kusurluluk değerlendirmesi ancak mahkeme hakimi tarafından yapılabilecektir. Bu nedenle 5237 sayılı TCK'da, taksirden dolayı kusurluluğun matematiksel olarak ifadesinden vazgeçilmiştir. Taksir dolayısıyla kusurun belirlenmesi normatif bir değerlendirmeyle mümkün olmakla birlikte, konunun teknik bilgiyi gerektirmesi, hakimin hukuk bilgisiyle sorunu çözemeyeceği durumlarda, bilirkişi incelemesi yaptırılması da gerekebilir, ancak, bu durumlarda dahi, bilirkişinin inceleme yetkisi kusurlulukla ilgili olmayıp, işin tekniği ve norma aykırı davranışın belirlenmesi ile sınırlıdır.

İnceleme konusu somut olayda, hastaya konulan teşhis ve seçilen tedavi yöntemi doğru, hasta aydınlatılmış ve rızası alınmış ise de, böbrek üstü bezinin çıkarılması ile birlikte, hastanın böbrek atar ve toplar damarları da bağlanmış, bu nedenle böbrek beslenememiş ve sonuçta, hastanın sağ böbreği zorunlu olarak bir başka hekim tarafından yapılan ikinci bir cerrahi müdahale ile alınmıştır, ikinci cerrahi müdahalede yalnızca idrar taşıyıcı kanalın sağlam olduğu saptanmıştır.

04.02.2009 tarihinde ilk cerrahi müdahale yapılmış, bundan beş gün sonra ancak ikinci cerrahi müdahale bir başka hekim tarafından gerçekleştirilmiştir, ilk cerrahi müdahalenin birinci gününden itibaren hastanın idrarından kan gelmeye başlamış, hastanın şikayetleri sürekli devam etmiş, ancak ilgili cerrah tarafından, değerlendirme amaçlı ikinci ameliyat önerilmiş, hastadan mevcut durum gizlenmiş, hastanın bu ameliyatı kabul etmeyip, 09.02.2009 tarihinde, aynı hastanenin başka bir merkezine başvurması üzerine durum tespit edilerek müdahale edilmiştir, hal böyle iken, mevcut durumu bir komplikasyon olarak değerlendirmek mümkün olmayıp,

dosyada kusur yönünden yapılması gereken bir inceleme de bulunmamaktadır. Bilirkişiler tarafından, cerrahi müdahalenin tüm safhaları değerlendirilerek, yapılanlar ile yapılması gerekenler ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

Hal böyle iken ve kusurluluk değerlendirmesinin olay hakimi tarafından yapılması gerektiği gözetilmeksizin, kusur yönünden yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği görüşüne katılmıyor, mahkemenin vardığı sonucun isabetli olduğu düşüncesiyle, çoğunluğun bozma yönündeki kanaatine katılmamaktayız.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/2613, K. 2013/22393, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/2613
Karar No
2013/22393
Tarih
2 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/2613 K.2013/24116
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2013/2613 K.2013/2784
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/2613 K.2013/19362
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/2614 K.2013/23334
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/2614 K.2013/22383
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2013/2614 K.2013/2785

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.