KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/26639 E., 2014/7498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2014
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi
- Hüküm
- Davanın reddine
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davalı vekilinin 19.11.2012 tarihli dilekçe ile temyizden feragat etmesi sebebiyle temyiz incelemesine yer olmadığına, Davacı vekilinin temyizine yönelik olarak yapılan incelemede;
Dava, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup. Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 esas ve 2010/57 sayılı kararında, 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının arandığı,
ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama bulunmamakla birlikte hiçbir hakkın sonsuza dek dava konusu yapılamayacağı, özel hukuk kapsamında değerlendirilmesi gereken bu talebin de makul bir süre içinde dava konusu edilmesi gerektiği,
dava süresi açısından en lehe kabul ile bu itibarla Borçlar Kanununun 60. maddesindeki sürenin kabulünün gerektiği ve her koşulda davanın 10 yıllık süre içinde açılması gerektiği kabul edilmekle kanun dışı yakalanan veya tutuklananlar hakkında beraat hükmünün verilmesinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyeceği bu kapsamda, incelemeye konu olan tazminat davasına dayanak teşkil eden Adana 1 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 18.07.2000 tarih, 1999/273 esas, 2000/184 karar sayılı ilamı ile beraatine hükmedildiği,
kararın 02.08.2000 tarihinde kesinleştiği, zorla senet imzalatmak ve diğer suçlardan ise Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2000 tarih, 1999/267 esas, 2000/200 karar sayılı dosyasından beraatine hükmedildiği, kararın kesinleşme tarihinin dosya içeriğinde belirlenmemiş olmakla birlikte, davanın 27.10.2011 tarihinde 10 yıl dolduktan sonra açıldığının tespit edilmiş olması karşısında davanın bu nedenle reddi yerine, davacının Cürüm için teşekkül oluşturmak ve zorla senet imzalatmak suçlarından 29.05.1999 tarihinde tutuklandığı,
yapılan hazırlık soruşturması sonrasında anılan suçlardan Cürüm için teşekkül oluşturmak suçundan açılan ve tazminat davasının dayanağını oluşturan Adana 1 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 18.07.2000 tarih, 1999/273 esas, 2000/184 karar sayılı ilamı ile beraatine hükmedildiği, kararın 02.08.2000 tarihinde kesinleştiği, zorla senet imzalatmak ve diğer suçlardan ise Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2000 tarih, 1999/267 esas, 2000/200 karar sayılı dosyasından beraatine hükmedildiği, 02.09.1999-25.02.2000 tarihleri arasında tutukluluğun infaz edildiğinin anlaşıldığı,
anılan tarihler arasında davacının tutuklu kaldığı süreden Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2000 tarih, 1999/1055 esas, 2000/954 karar sayılı ilamı ile 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen hapis cezasından mahsup edildiği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de;
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/26639, K. 2014/7498, 26 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama