İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/26823 K.2014/2345

Tren kazası neticesinde ölüme neden olma suçundan sanıklar hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin hükümler, katılanlar vekilleri, mağdurlar U.. B.. ve B.Y. vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2013/26823Karar2014/2345Tarih3 Şubat 2014Okuma5 dk · 973 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2013/26823 E., 2014/2345 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Şubat 2014
Tebliğname No
12 - 2013/258408
Mahkemesi
Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi
07/02/2012
Numarası
2010/306-2012/23
Suç
Tren kazası neticesinde ölüme neden olma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

973 kelime·5 dk okuma

Tren kazası neticesinde ölüme neden olma suçundan sanıklar hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin hükümler, katılanlar vekilleri, mağdurlar U.. B.. ve B.Y. vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 234/2. maddesindeki zorunluluğa rağmen mahkemece barodan kendilerine vekil atanmamış olması nedeniyle davaya katılma haklarını kullanamayan mağdurlar U.. B.. ve Burak Yarlıgan'ın, aynı Kanunun 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz haklarının bulunduğu kabul edilerek, Dairemizin 24.04.2013 tarihli tevdi kararı üzerine yerel mahkemece barodan atanan vekilleri aracılığıyla hükümleri temyiz etmek suretiyle katılma iradelerini ortaya koyan mağdurların, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmalarına karar verilerek yapılan incelemede:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,

1- Oluşa ve kabule göre; olay tarihinde 1. makinist olarak sanık F.. K..'un, 2. makinist olarak sanık R..

S..'in yönetimindeki Haydarpaşa Ankara seferini yapmakta olan Y.K.K. isimli yolcu treninin 2. vagonunun sol tekerleğinin, Sakarya ili Pamukova ilçesi sınırları içerisinde, M.-O. istasyonları arasında raydan çıkmasının ardından, 2. vagondan ayrılan 1. vagonun sürüklenmesi ve akış düzeni bozulan lokomotife bağlı 5 vagonun hat dışı kalarak devrilmeleri neticesinde ikisi kondüktör ile tren odacısı olan görevlilerle birlikte trende yolcu olarak bulunan 38 kişinin öldüğü ve birden fazla kişinin yaralandığı; demiryolu taşıtları ile hat üst yapısı ve kataner direklerinde maddi hasar meydana geldiği,

kazanın oluşumundaki kusur durumlarına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporlarında, 1. makinistin livrede 80 km. olarak belirlenen hız limitine uymayıp, 132 km. süratle dönemece girerek, yönetimi altındaki trenin seyir güvenliği için gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden 3/8 oranında, 2. makinistin ise seyir hızı konusunda 1. makinisti uyarmadığından 1/8 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği; ayrıca, “hızlandırılmış tren” uygulamasına geçilmesine rağmen hız artırımı sonucu üst yapıda oluşabilecek olumsuzluklara karşı yeterli bakım, onarım ve denetimin yapılmamış olması,

olayın meydana geldiği kesimde sık aralıklı dönemeçler bulunması ve bu durumun seyir güvenliğinin sağlanmasında risk oluşturması karşısında, makinistlerin tarifeye uygun hızda gitmelerine yardımcı olacak bilgisayar destekli otomatik ya da yarı otomatik ilave tedbirlerle sistemin donatılması gerekirken, hız kontrolünün yalnız makinistlerin dikkatine bırakılmasının kazanın meydana gelmesinde etkili olması nedeniyle işletmeye de 4/8 oranında kusur izafe edildiği olayda,

sanıkların lehlerine olan ve 765 sayılı TCK'nın 389/1. maddesine uyan eylemleri için aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince suç tarihinden itibaren hesaplanan 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin karar tarihinden önce gerçekleştiği gerekçesiyle, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmiştir.

Ancak, sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK'nın 455/2. maddesi kapsamında da değerlendirilebileceği nazara alındığında, öncelikle suça ilişkin nitelendirme yapıldıktan sonra dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmelidir.

765 sayılı TCK'nın 389. maddesinde; tedbirsizlikle demiryolu üzerinde bir kaza tehlikesine neden olmak ve kazaya neden olmak fiilleri yaptırıma bağlanmış, aynı Kanunun 455. maddesinde ise taksirle ölüme neden olmak fiilleri cezalandırılmıştır.

Her iki maddede yaptırıma bağlanan fiillerin benzerliği, başka bir anlatımla demiryolunda meydana gelen ve kişilerin yaralanması veya ölmesi ile sonuçlanan eylemlerde hangi hükümlerin uygulanacağı 09.04.1947 gün ve 4-11 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'na konu olmuş, 389. maddenin özel hüküm niteliğinde bulunduğu, özel hüküm mevcut iken genel hükümlerin uygulanamayacağı kararlaştırılmış, konu öğretide de tartışılmış, Prof.

Dr. Nurullah Kunter; bu içtihatla ilgili yaptığı değerlendirmede, maddeler arasında özel hüküm-genel hüküm ilişkisi bulunmadığını, sonucu itibariyle doğru olan İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesi yönünden isabetli olmadığını, burada bir fiille birden fazla suçun işlendiği; ancak, failin, 79. maddede düzenlenen fikri içtima hükümleri uyarınca en ağırından cezalandırılması gerektiği ve cezaların ağırlıklarının karşılaştırılması suretiyle sonuca varılması gerektiğini belirtmiştir (Nurullah Kunter.

Demiryolu Kazasına ve Dolayısıyla Ölüme Sebebiyet, İÜHF Mecmuası, 1947).

Görüldüğü gibi, anılan İçtihadı Birleştirme Kararı özel-genel hüküm ilişkisinden hareketle, öğreti ise fikri içtimadan hareketle, demiryolunda meydana gelen kazalarda ölüm veya yaralanma vukuu halinde 765 sayılı TCK'nın 389. maddenin uygulanacağı sonucuna ulaşmıştır.

Varılan bu sonuç isabetli ise de; herhangi bir nedenle özel hükümden veya ağır olan hükümden cezalandırma imkanının ortadan kalkması halinde genel veya hafif olduğu kabul edilen hükümden cezalandırma imkanı bulunmakta ise failin cezalandırılması mümkün olacak mı.

Başka bir anlatımla olayımızda olduğu gibi demiryolu kazası sonucu kişilerin ölmesi halinde, eylemi özel olarak cezalandıran 389. madde gereğince zamanaşımı süresi gerçekleşmişse fail genel hüküm olan 455/2. maddesiyle mi cezalandırılacak, yoksa zamanaşımı nedeniyle düşme kararı mı verilecektir.

Bu konu bugüne kadar tartışılmamış olmakla beraber, özel veya ağır cezayı gerektiren hüküm herhangi bir nedenle uygulama imkanını yitirmiş olmasına rağmen, genel hüküm uyarınca cezalandırma imkanı mevcutsa uyuşmazlık bu hüküm kapsamında çözümlenmelidir.

Zira, iki hükmün birbirine nispetle özel ve genel hüküm teşkil etmeleri, genel hükmün bertaraf edilmesi için yeterli bir gerekçe değildir; kanun koyucunun, bir özel hükmü sevk ederken, bu hükmün kapsamına giren olaylara artık genel hükmün uygulanamayacağı iradesini de ortaya koyması gerekir (Prof. Dr. Tahir Çağa. Özel Hüküm Genel Hükmü Daima Bertaraf Eder mi?, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 1991/3).

Buna göre; özel hüküm olan 389. maddenin, genel hüküm olan 455/2. maddenin uygulanmasını ortadan kaldırdığına dair anılan maddelerde doğrudan ya da dolaylı bir açıklamaya yer verilmemiş olması karşısında, failin hukuki durumu 455/2. maddeye göre belirlenecektir. Öğretinin fikri içtima görüşü nazara alındığında da sonuç değişmez.

Çünkü, fikri içtima kapsamına giren suçlardan birinin zamanaşımına uğramış olması halinde, fikri içtima ilişkisi sona erecek, failin sorumluluğu, mevcudiyetini devam ettiren diğer suça göre tayin edilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olayda, 765 sayılı TCK'nın 389/1. maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıkların cezalandırılma imkanı ortadan kalktığı, sanıklarının hukuki durumunun aynı Kanun'un 455/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle, sanıklar hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi,

2- Adli emanete alınan eşyalar hakkında bir karar verilmemesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı olup, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/26823, K. 2014/2345, 3 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/26823
Karar No
2014/2345
Tarih
3 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/26824 K.2014/2183
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/26824 K.2014/2945
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/26825 K.2014/2184
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/26826 K.2014/2185
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/26826 K.2014/2705
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/26827 K.2014/2186

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.