İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/27267 K.2014/3768

Şantaj suçundan: TCK'nın 107/2, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan: TCK'nın 134/2-1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Esas2013/27267Karar2014/3768Tarih17 Şubat 2014Okuma6 dk · 1.166 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2013/27267 E., 2014/3768 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Şubat 2014
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Hakaret, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm
Hakaret suçundan: TCK'nın 125/1, 125/4, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.166 kelime·6 dk okuma

Şantaj suçundan: TCK'nın 107/2, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan: TCK'nın 134/2-1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Hakaret, şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesi, ertelenmemesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına yönelik mahkemenin takdirinde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (2) numaralı, tanıklar ....l, ..., ... ve ....'ın anlatımları alınmadan önce, tanıklık görevlerinin öneminin anlatılmaması, hükmün esasına etkili görülmediğinden, tebliğnamedeki, (3) numaralı, yakalama emri üzerine Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesince istinabe yoluyla sorgusu yapılan sanığa, sorgusundan önce CMK'nın 147. maddesindeki yasal haklarının hatırlatıldığı ve sanığın haklarını anladığını belirterek,

savunmasını yapmaya hazır olduğunu beyan ettikten sonra ifadesinin alındığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki (4) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiş.

TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütlerden suçun işleniş biçimi ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya kapsamına göre, sanığın, aile içerisinde fantezi olarak çekilmiş katılanla cinsel ilişki anına ait görüntüleri ve katılanın çıplak resimlerini katılan aleyhine açtığı velayetin kaldırılması davasında Sivas Aile Mahkemesine sunmak ve yakınlarına göstermek suretiyle TCK'nın 134/2-1. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,

Katılanın iddialarının tanık .....'ın anlatımlarıyla doğrulanmış olması karşısında, katılanın fiziksel ve cinsel mahremiyetine ilişkin görüntülerini, hukuka aykırı olarak ifşa eden sanığın eyleminde özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluştuğunda bir isabetsizlik görülmediğinden,

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sübuta ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,

Sanığın TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanunun 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanunun 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Sanık hakkında verilen cezanın infazı aşamasında şartla tahliye süresine kadar TCK nun 53/1 maddesinin tatbikine.” şeklinde karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 2 numaralı hükmün son paragrafının, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d),

(e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanunun 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar.

TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanunun 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde düzeltilmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B) Hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,

Sanığın, 2006 yılında, adliye koridorunda gördüğü katılana, “...., seni internete verdim, artık herkes seni ..... olarak biliyor, seni boşayıp çocukları alacağım, hakim bir ..... çocukları vermez” biçiminde sinkaflı sözler sarf ederek, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide etmek suretiyle hakaret suçunu işlediğinin kabul edildiği olayda,

Katılanın, Cumhuriyet savcısı tarafından alınan 28.09.2007 tarihli ifadesinde, sanığın hakaret içeren sözlerini yaklaşık bir yıl kadar önce işittiğini beyan etmesi, önceki ifadelerinde ise hakaret olayından bahsetmeyip, bu suçla ilgili şikayette bulunmaması karşısında, şikayet konusu fiil ve failini bilen katılanın TCK'nın 73/1. maddesinde öngörülen 6 aylık süre geçtikten sonra 28.09.2007 tarihinde sanık hakkında şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, CMK’nın 223/9. maddesi hükmü de nazara alınarak, sanık hakkındaki kamu davasının TCK'nın 73/1, 131/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,

C) Şantaj suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,

Sanığın, resmi nikahlı eşi olan katılanla fiilen ayrı yaşadıkları dönemde, onu telefonla arayarak, kendisinden boşanmaması ve müşterek çocuklarının velayetini kendisine vermemesi halinde beraber oldukları dönemde elde ettiği katılanın müstehcen görüntülerini yayacağını ve onu herkese rezil edeceğini söyleyerek üzerine atılı şantaj suçunu işlediğinin kabul edildiği olayda,

Katılanın 08.06.2006, 28.09.2007 tarihli beyanlarına ve tanık ...'ın 24.07.2007 tarihli anlatımına göre, söz konusu eylemin 2005 yılı yaz aylarında gerçekleştiğinin iddia edilmesi karşısında, sanık lehine yorumla suç tarihinin 01.06.2005 olarak kabul edilmesi gerektiği, sanığın yarar sağlamak amacıyla katılanın şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususları açıklayacağı tehdidiyle şantajda bulunması eyleminin,

5377 sayılı Kanunun 5237 sayılı TCK'nın 107. maddesine eklenen 2. fıkrasının 08.07.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle fiilin aynı Kanunun 106/1. maddesinin 2. cümlesinde tanımlanan tehdit suçunu oluşturacağı ve anılan suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olup, şikayet konusu fiil ve failini bilen katılanın TCK'nın 73/1. maddesinde öngörülen 6 aylık süre geçtikten sonra 08.06.2006 tarihinde sanık hakkında şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

Kabul ve uygulamaya göre de:

1- Temel ceza tayin edildiği sırada, uygulanan Kanun maddesinin “TCK'nın 107/2. maddesi atfıyla aynı Kanunun 107/1. maddesi” yerine, “TCK'nın 107/2. maddesi” olarak gösterilmesi,

2- Sanığın TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanunun 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanunun 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Sanık hakkında verilen cezanın infazı aşamasında şartla tahliye süresine kadar TCK nun 53/1 maddesinin tatbikine.” şeklinde karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/27267, K. 2014/3768, 17 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/27267
Karar No
2014/3768
Tarih
17 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/27269 K.2014/4621
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/27272 K.2014/3191
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/27272 K.2014/2236
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/27274 K.2014/2539
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/27276 K.2014/3187
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/27276 K.2014/4063

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.