İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/27658 K.2014/9044

Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2013/27658Karar2014/9044Tarih14 Nisan 2014Okuma6 dk · 1.127 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2013/27658 E., 2014/9044 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Nisan 2014
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Dava
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Dava Tarihi
03/02/2012
Hüküm
Davanın Reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.127 kelime·6 dk okuma

Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

03/02/2012 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığına 15/09/2010 olarak yazılmış olması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.

Davacı vekili, 03.02.2012 tarihli dilekçeleri ile müvekkilinin 1994 yılında tutuklanıp, yargılamasının tutuklu olarak yapıldığını, dosyanın birkaç kez Yargıtay tarafından bozulması sonrası en son verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.10.2008 tarihli kararıyla onanarak kesinleştiğini, davacının 1994 yılından hükmün kesinleştiği tarihe kadar tutuklu devam eden yargılama ile makul sürede yargılamanın bitirilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 141/1-d maddelerine muhalefet edildiğini, bu nedenle 30.000 lira maddi ve 50.000 lira manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacı müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2006 tarih, 2001/96 esas, 2006/183 karar sayılı dosyasının incelemesinde, davacıya (sanığa) yüklenen suçun Devletin Hakimiyeti Altında Bulunan Topraklardan Bir Kısmını Devlet İdaresinden Ayırmaya matuf bir fiili işlemeye yönelik vehamet arz eden eylemlerde bulunmak suçu olduğu, davacının (sanık) bu suçlama nedeniyle 29.10.1994 tarihinde gözaltına alındığı,

18.11.1994 tarihinde tutuklandığı ve mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının anılan suç nedeniyle 765 sayılı TCK'nın 125. maddesi gereğince sonuç olarak müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği ve hükmün Yargıtay temyiz incelemesinden geçerek 23.10.2008 tarihinde onanarak kesinleştiği ve halen hükmün infaz edilmekte olduğu ve belirlenen suç nedeniyle yaklaşık olarak 14 yıl boyunca tutuklu kaldığı anlaşılmıştır.

Konuya ilişkin iç hukuktaki pozitif hukuk normları incelendiğinde. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 19. maddesinin, ''Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.'' başlığı altında yer alan ''Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır.

Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir. Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.

Bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir.'' hükmü ile, Anayasanın 36. maddesinde ''Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.'' 40. maddede yer alan ''Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.'' ve 90. maddede yer alan, ''Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir.

Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.'' hükmü bağlamında konuya ilişkin AİHS'nin 5. maddesindeki Özgürlük ve güvenlik hakkı başlığı altında yer alan "Herkesin kişi özgürlüğüne ve güvenliğine hakkı vardır.

Aşağıda belirtilen haller ve yasada belirlenen yollar dışında hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz. Yakalanan her kişiye, yakalama nedenleri ve kendisine yöneltilen her türlü suçlama en kısa zamanda ve anladığı bir dille bildirilir.

Bu maddenin 1.c fıkrasında öngörülen koşullar uyarınca yakalanan veya tutulu durumda bulunan herkes hemen bir yargıç veya adli görev yapmaya yasayla yetkili kılınmış diğer bir görevli önüne çıkarılır; kendisinin makul bir süre içinde yargılanmaya veya adli kovuşturma sırasında serbest bırakılmaya hakkı vardır. Salıverilme, ilgilinin duruşmada hazır bulunmasını sağlayacak bir teminata bağlanabilir.

Yakalama veya tutuklu durumda bulunma nedeniyle özgürlüğünden yoksun kılınan herkes, özgürlük kısıtlamasının yasaya uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar vermesi ve yasaya aykırı görülmesi halinde kendisini serbest bırakması için bir mahkemeye başvurma hakkına sahiptir.

Bu madde hükümlerine aykırı olarak yapılmış bir yakalama veya tutulu kalma işleminin mağduru olan herkesin tazminat istemeye hakkı vardır.'' maddesi ile Adil yargılanma hakkı başlığı altında yer alan 6. maddesinde ''Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde,

hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir.'' şeklindeki düzenleme ve bu düzenlemelere paralel olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141/1-d maddesindeki “Kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen” kişilere tazminat verilmesi öngörülmekle birlikte, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve iç hukuk normu olarak davanın dayanağı olarak gösterilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141/1-d maddesinin devamında yer alan, 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde,

Borçlar Kanunda öngörülen sürelerden farklı süreler belirlenmiş ve bunları ‘karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl’ olarak belirlemiştir. Görüldüğü üzere dava açmak için bir yıllık tavan (üst) süre öngörülmüş ve bu sürenin başlangıç tarihi için hükümlerin kesinleşmesini takip eden bir yıllık süre kabul edilmiştir.

Bu yöntem ve kanuni düzenlemelere göre hareket edildiğinde, her ne kadar davacı müebbet hapis cezası aldığı tarihe kadar makul süre aşılacak şekilde yaklaşık 14 yıl boyunca tutuklu kaldıktan sonra mahkumiyet kararı onanarak gerek iç hukutaki ve gerekse ulusal üstü hukuki düzenlemelere göre, davacı hakkındaki yargılama ve buna bağlı olarak sürdürülen uzun tutuklama işlemi itibariyle, temyiz aşamaları ile birlikte yargılama uzun sürmüş ve makul sürede sonuçlandırılmayarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiği anlaşılmakta ise de,

hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmesinden yaklaşık dört yıl sonra tazminat davasının 03.02.2012 tarihinde açılmış olması nedeniyle, davacının hukuki durumu dayanılan iç hukuktaki düzenleme itibariyle değerlendirildiğinde. 5271 sayılı CMK’nın tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde.

“Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmış, 466 sayılı Kanun’un 2. maddesinde ise; “zarar veren işlemlerin yapılmasına esas olan iddialar sebebiyle haklarında açılan dâvalar sonunda verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde,” uğranılan zararın tazmininin istenebileceği belirtilmiştir.

466 sayılı Kanundaki bu düzenleme nedeniyle, tazminat istemine konu davaların esasıyla ilgili verilen kararların kesinleşmesi veya verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararların kesinleşmesinden itibaren dava açma süresinin başlayacağı kabul edilmiş, yerleşik uygulama bugüne kadar da bu şekilde sürdürdülmüştür.

Bu kapsamda yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacının tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2006 tarih, 2001/96 esas, 2006/183 karar sayılı mahkumiyet hükmünün 23.10.2008 tarihinde onanarak kesinleştiği, davanın ise, 03/02/2012 tarihinde, yasal bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığının anlaşılması ve mahkeme tarafından da aynı yönde yapılan değerlendirme sonucu gerekçeleri gösterilerek,

SONUÇ / HÜKÜM

davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı yön bulunmadığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/27658, K. 2014/9044, 14 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/27658
Karar No
2014/9044
Tarih
14 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/27658 K.2014/15412
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/27659 K.2014/9894
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/27660 K.2014/9893
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/27661 K.2014/9882
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/27662 K.2014/9869
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/27662 K.2014/7433

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.