KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/3162 E., 2013/21783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına davaya katılma talebinde bulunulduğu ve belirtilen talebe atfen “müşteki kurumun” katılan olarak kabulüne karar verildiği halde, gerekçeli karar başlığında Müze Müdürlüğünün katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş olup bozma nedeni yapılmamıştır.
13.04.2011de saat 21:15 te, Bandırma İlçesi Edincik Jandarma Komutanlığı'na ait telefonu arayan bir şahsın,Yenice Mahallesi Kurtuluş Caddesi No:84 Edincik /Bandırma adresinde ikamet eden ...'ın evinde, bahçesinde ve eklentilerinde tarihi eser bulundurduğu ihbarında bulunduğu, 14.04.2011 günü saat 13:10 da sanığa ait evin önünde yapılan kontrollerde bulunan 81 cm uzunluğunda, 25 cm çapında oval formlu, evin bitişiğinde direk olarak kullanılan ve betonla toprağa gömülü vaziyetteki mimari eserin, rızası ile sanıktan teslim alındığı, Bandırma ...'nde görevli arkeologlar tarafından eser üzerinde yapılan incelemede;
sanığın evinin önünde bulunduğu belirtilen mermer sütun parçasının 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu, fazlası ile aşınmış ve yıpranmış olan ve bitişiğindeki evin temeline oturtulduğu görülen sütun parçasının yerinde kalmasının uygun olacağı tespit edilmiş; sütun parçası üzerinde kovuşturma aşamasında arkeolog ve sanat tarihçisi bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan raporda; özellikleri ayrıntılı olarak belirlenen sütun parçasının alt kısmı zemine gömülü olduğundan, yüksekliğinin daha fazla olduğu, dairesel üst tablasının ortasında demirkama yuvasının bulunduğu, bir parçasının kırık olduğu,
söz konusu eser 2863 sayılı yasanın 6 ve 23. maddesinde belirtilen kültür varlıklarından olup, ait olduğu dönemin sosyal, kültürel, teknik ve bilimsel özelliklerini kısmen yansıtması, tasnif ve tescile tabi bilimsel değere sahip, korunması gerekli kültür varlıklarından olması sebebiyle bu kültür varlığını 2863 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince bulan veya bulunduranların en geç 3 gün içinde en yakın müze müdürlüğüne veya mülki idare amirlerine bildirme mecburiyetinin bulunduğu belirtilmiş; sanığın aşamalarda verdiği benzer savunmalarında;
evinin bitişiğinde ele geçirilen taşın kendisini bildi bileli evinin bitişiğinde bulunup herkes tarafından görülebildiğini, ancak bu taşı kimin getirdiğini ya da kimlerden kaldığını tam olarak bilmediğini, çok eskiden taşın dedelerinden kaldığının söylendiğini, kendisinin bu taşın tarihi eser niteliğinde olup olmadığını bilmediğini, beyan etmiş olup; tüm bu tespitler karşısında; her ne kadar sanık hakkında, korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğini haiz bir adet mermer sütunu evinde bulundurmak ve bildirim yükümlülüğünü ihlal etmek suretiyle atılı suçu işlediği iddiasıyla dava açılmış ise de;
sanığın savunmasının aksine söz konusu mermer sütunun korunması gerekli kültür varlığı niteliğini haiz bulunduğunu bildiğine ve bunu bildiği halde gerekli bildirimlerde bulunmadığına dair cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delil mevcut olmadığı gibi sanığın kastından da söz edilemeyeceği, bu itibarla 2863 sayılı Kanunun 67/1 maddesine temas eden suçun unsurlarının da oluşmadığı, tüm bu nedenlerle mahkemece sanığın beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/3162, K. 2013/21783, 27 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama