KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/7901 E., 2013/18937 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- Tüm sanıklar hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 63/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kolluk kuvvetlerince ihbar üzerine Kıyıköy Beldesi, Aksicim Köyü, Buzağılı mevkine gidildiğinde, sanıklar tarafından yaklaşık iki aylık bir süreçte kazılmış olan 1 m genişliğinde, 40-45 m derinliğinde kaçak kazı alanının tespit edildiği, soruşturma aşamasında olay yerinde icra edilen keşfe katılan müze uzmanı bilirkişinin düzenlediği 20/10/2006 tarihli raporda, kazı eyleminin gerçekleştirildiği ormanlık alan içerisinde bulunan kaya sığınağının, taşınmaz tabiat varlığı olarak müze tarafından tespit edilmekle beraber henüz tescillenmediğinin, dere yatağının hemen içinde yer alan kaya sığınağında oyuk açılarak,
yer zemininden aşağıya 20 m kadar tünel kazılıp, ileriye doğru 30 m'lik bir koridor oluşturulduğunun, yapılan kaçak kazı ile tabiat varlıklarımızdan olan kaya sığınağına zarar verildiğinin belirtildiği, buna karşılık kovuşturma aşamasında icra edilen keşif sonrası sanat tarihi uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 18/12/2006 tarihli raporda, kazı çukuru ve çevresinde herhangi bir yaşam izi, bilgi, belge değeri taşıyan kültür varlığına veya temel kalıntısına rastlanılmadığının, alanın, 2863 sayılı Kanun ile ilişkilendirilemediğinin belirtildiği,
bununla birlikte, taşınır ya da taşınmaz bir varlığın korunması gerekli değeri haiz olması için, mutlaka arkeolojik öneme sahip bir kültür varlığı ya da eski uygarlıklar döneminden kalan bir yerleşim yeri olmasının zorunlu olmadığı, zira 2863 sayılı Kanun ile tabiat varlıklarının da koruma altına alındığı, soruşturma aşamasında müze uzmanınca kazı alanı olarak tespit edilen kaya sığınağının, anılan Kanunun 6. maddesinde taşınmaz tabiat varlığı örnekleri arasında sayılmış olduğu, dolayısıyla olay yerini sadece kültürel açıdan değerlendiren 18/12/2006 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmemesi gerektiği,
Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde, sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun hem 65/a, hem de 74/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, tüm sanıkların mağara içerisinde kazı yaptıklarının farkında olup, eylemleri nedeniyle mağaranın zarar görebileceğini bilecek durumda bulundukları, iki ay boyunca tam donanımlı bir şekilde kazı yapan sanıkların, tabiat varlığına zarar verme kastı ile hareket etmediklerinin kabul olunamayacağı, izinsiz kazı yapmak suretiyle korunması gerekli taşınmaz tabiat varlığına zarar veren sanıkların, tek bir eylem ile kanunun birden çok maddesini ihlal etmiş oldukları,
bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 44/1 maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılmalarının zorunlu olduğu, 5728 sayılı Kanun değişikliği öncesinde ve sonrasında 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesinde öngörülen yaptırımın, aynı Kanunun 74/1 maddesinde öngörülen yaptırımdan daha ağır olduğu, bu nedenle sanıklar hakkında sadece 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesine göre hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile sanıkların aynı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 74/2 maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/7901, K. 2013/18937, 11 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama