KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/8369 E., 2014/2444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2014
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Tebliğname no : 12 - 2012/16485 Mahkemesi : Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesi Karar Tarihi : 01.11.2010 Numarası : 2009/338-2010/433 Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine ve kabule göre.
Fen İşleri Müdürü olarak görev yapan sanığın emir ve talimatları doğrultusunda, yola döküldüğü anlaşılan kuma, yoldan geçen katılanların motosikletleri ile çarpmaları sonucu, her iki katılanın da doktor raporunda belirtildiği üzere, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu olay sonrası, olay yerinde tutanak tutan tanığın, yolda kum yığını olduğuna dair herhangi bir uyarıcı levha bulunmadığına ilişkin tanıklığı karşısında, suçun sübuta erdiğinin kabulünde isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5271 sayılı CMK'nın 62, 63 ve 67. maddelerinde bilirkişi atanması,
bilirkişi raporu ve uzman mütalaası alınmasına ilişkin düzenlemelere yer verilerek, çözümü, uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşüne başvurulacağı, ancak, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil, delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamaları suretiyle, bilirkişi raporuna itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkına haiz bulunduğu,
bilirkişi tarafından münhasıran hakimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda, herhangi bir değerlendirme yapılmaması gerekmekle birlikte, bu yöndeki bir değerlendirmenin de hakimi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığının belirtilmesine rağmen, mahkemece sanığın kusuru konusunda meydana gelen olayla ilgili uzmanlığı bulunmayan trafik bilirkişisinden rapor alınarak, sanığın kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, meydana gelen olayda sanığın kusuru bulunduğunun basit bir muhakeme ile çözümlenmesi mümkün olduğundan ve kusurlu olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/8369, K. 2014/2444, 4 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama