İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/8881 K.2013/28289

Görüntü ve seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2013/8881Karar2013/28289Tarih9 Aralık 2013Okuma5 dk · 1.045 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2013/8881 E., 2013/28289 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Aralık 2013
Mahkemesi
Sulh Ceza Mahkemesi
Suç
Görüntü ve seslerin kayda alınması suretiyle özelhayatın gizliliğini ihlal etme
Hüküm
5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. cümle, 53/1.maddeleri gereğince mahkumiyet.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.045 kelime·5 dk okuma

Görüntü ve seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, TCK'nın 134. maddesinde düzenlenmiştir.

Bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi, TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; bu kayıtların, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, bilerek, isteyerek ve ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması,

TCK'nın 134/2. maddesinde, birbirinden bağımsız iki ayrı suç olarak düzenlenmiştir. İlk fıkradaki suçun oluşması için, görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olması gerekmez; acıdan kaynaklanan çığlıklar veya sevişen çiftin nefes alış verişi gibi özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesi ilk fıkradaki suçun oluşumu için yeterlidir ve özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kaydedilmesiyle suç tamamlanır.

İlk fıkradan farklı olarak, ikinci fıkrada, ifşanın kabulü için, ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişinin anlaşılması, en azından anlaşılabilir olması ya da açıklanması gerekir; ayrıca, özel hayat görüntüsü veya sesinin, yetkisi bulunmayan kişi veya kişiler tarafından içeriğinin öğrenilmesiyle suç tamamlanır.

İlk fıkra açısından, görüntü veya sesin kaydedilmesi; ikinci fıkra açısından, bu kayıtların ifşa edilmesi yeterli olup, başkaca bir neticenin doğması ve mağdurun zarara uğramış olması gerekmediği gibi, sanığın kaydedilen görüntüleri izlememiş ya da sesleri dinlememiş olmasının suçun oluşumuna bir etkisi yoktur.

Özel hayat kavramı; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen,

tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bu nedenle, kamuya açık alanda bulunulması, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildiği anlamına gelmez.

Kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibi geçerli olup, kamuya açık alandaki kişinin, gün içerisinde yapıkları, gittiği yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş bilgileri ya da onun başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemeyeceği, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyetleri özel hayat kavramı kapsamına dahildir; ancak, süreklilik içermeyen ve özel yaşam alanına dahil olmayan olay ve bilgiler ise bu kapsamda değerlendirilemez.

Sonuç olarak, bir olay ya da bilginin, özel hayat kavramı kapsamına girip girmediği belirlenirken, sadece içinde bulunulan fiziki çevrenin özelliklerine bakılmamalı, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler de göz önüne alınmalıdır.

Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre; sanık ile katılanlar arasında adli ve idari makamlara da yansımış bulunan birçok anlaşmazlığın bulunduğu, sanığın olay günü, katılanların, içerisinde, ayrı ayrı evlerinin bulunduğu, ortaklaşa kullandıkları yüksek duvarla çevrili, sürgülü kapısı olan bahçenin yakınlarına aracı ile geldiği, bahçenin önünden geçen asfalt yola aracını park ederek, elinde bulunan fotoğraf makinası ile,

uzaktan katılanların evini, bahçe duvarını, bahçenin açık olan sürgülü demir kapının içerisinden bahçenin içerisinin fotoğrafını çektiği, bu fotoğraflardan birisinde katılanların ve yanlarında bulunan birkaç kişinin bahçe içerisinde otururken görüntülendikleri, durumun farkına varan katılanların şikayeti üzerine, olay yerine gelen kolluk kuvvetlerince olay yerinde yakalanan sanığın, üzerinde bulunan fotoğraf makinasına usulüne uygun olarak el konulduğu ve fotoğraf makinasının hafıza kartında, adli makamlarca verilen izin doğrultusunda yapılan incelemede, aynı gün çekilmiş 13 adet fotoğrafın tespit edildiği,

bunlardan sanık tarafından silinen, ancak kolluk tarafından kurtarılan birisinde, bahçe içerisinde oturmuş ve ayakta duran dört kişinin bulunduğunun da tespit edildiği, sanığın savunmasında, aralarında devam eden uyuşmazlıklara delil elde etmek amacıyla fotoğrafları çektiğini beyan etmesi şeklinde gerçekleşen olayda,

Sanığın, katılanların özel hayatlarına dahil olan, gün içerisinde kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü ve ne yaptıkları gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli takip, denetim ve gözetim altına almak suretiyle gerçekleştirdiği eylemin, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyet kapsamında olup TCK'nın 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı anlaşıldığından ve mahkemenin atılı suçun sübutuna ilişkin takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki, “Sokaktan bir evi ve avlusunu görüntülemenin ne şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal olduğu,

sanığın çektiği görüntülerde müştekilere veya aile üyelerine ait özel hayatlarına dair hangi görüntülerin bulunduğu açıklanmayarak eksik inceleme ve yeteriz gerekçe ile karar verilmesi” nedeniyle hükmün bozulmasını öneren (2) numaralı görüşe;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.12.2010 tarih ve 2010/8-242-265 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, yargılama kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, kanun değişikliklerindeki geçici düzenlemelerde aksi belirtilmiş olmadıkça, derhal uygulama "hemen uygulama' ilkesinin geçerli olmasıdır. Bu ilke uyarınca, usul işlemleri, yapılacağı sırada yürürlükte bulunan yargılama kanunu hükümlerine tabi olacaktır. Bu durumda özel

hayatın gizliliğini ihlal suçundan yargılanan sanık hakkındaki hükmün, hüküm tarihinde görevli olan Sulh Ceza Mahkemesince 27.07.2010 tarihinde verilmiş bulunduğu somut olayda; bu suç ile ilgili olarak “Asliye Ceza Mahkemesini” görevli kılan 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun, hüküm tarihinden sonra 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında verildiği tarihteki usul hükümlerine göre, geçerli bulunduğunda duraksama yaşanmayan hüküm,

sırf görevsiz mahkemece verildiğinden bahisle bozulamaz. Bununla birlikte; başkaca bozma nedenlerinin bulunması halinde, önceki hüküm ortadan kalkarak, mahkemenin görevi sona ereceğinden, hükmün görev nedeniyle de bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, tebliğnamedeki, “6352 sayılı Yasa ile uygulanan yasa maddesindeki cezanın üst sınırının 3 yıla çıkartılması karşısında, delilleri takdir etme görevinin Asliye ceza mahkemesine tayin edilmekle görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu” gerekçesiyle hükmün bozulmasını öneren (1) numaralı görüşlere iştirak edilmemiştir.

Mahkemece, sanığın, ortaklaşa kullandıkları bahçe içerisinde, ayrı ayrı evleri bulunan iki katılanın, bahçe içerisinde oturdukları sırada fotoğraflarını çekmek suretiyle, görüntü ve seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu gerçekleştirdiği kabul edildiği halde, cezasının TCK'nın 43/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 43/1. maddesi hükümlerine göre artırılmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafinin, sanığın atılı suçu işlemediğine, katılanların iftirada bulunduklarına, tecil ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/8881, K. 2013/28289, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/8881
Karar No
2013/28289
Tarih
9 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/8881 K.2013/15009
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/8882 K.2013/25867
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/8882 K.2013/22592
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/8883 K.2013/21754
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/8883 K.2013/25842
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/8883 K.2013/12141

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.