KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/9822 E., 2013/13470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
- Hüküm
- 2.361,23 TL maddi, 7.500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dava, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup. Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat hükmünden davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir.
Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir.
Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyecektir.
İncelemeye konu olan dosya kapsamına göre kesinleşmiş beraat hükmünün davacıya tebliğ edildiğinin anlaşılmaması ve tazminat davasına dayanak teşkil eden mahkeme dosyasındaki kesinleşme şerhine göre davacı hakkındaki beraat kararının 20.04.1983 tarihinde kesinleştiği davacı ... için davanın 20.05.2011 tarihinde, -10 yıl dolduktan sonra- açıldığının anlaşılması karşısında davanın süre yönünden reddine dair karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz değerlendirme ile kısmen kabulüne karar verilmesi, kanuna aykırı
Kabul ve uygulamaya göre de;
1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, kabul edilen faiz tarihi de gözönüne alınmadan, 133 gün süreyle tutuklu kalan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
2- Davacı tarafından ayrıca maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin açılmış başka bir tazminat davasının bulunup bulunmadığının maliye hazinesinden sorulmaması,
3- Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre dava tarihindeki asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmesine rağmen tutuklama tarihinden itibaren faize karar verilerek maddi tazminat hesabının karıştırılması,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/9822, K. 2013/13470, 14 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama