KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2014/11559 E., 2015/5086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- 2863 sayılı Kanunun 70/1, TCK'nın 62, 50/1-a, 52/2.maddeleri gereğince mahkumiyet.
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Şikayetçi... Bakanlığı'na duruşma günü bildirilmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, suçtan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçi... Bakanlığı'nın 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
... İlçe Jandarma Komutanlığı'na yapılan bir ihbar üzerine, kolluk görevlilerince ... Sulh Ceza Mahkemesinin 22.04.2007 tarih ve 2007/172 değişik iş sayılı arama kararına binaen, ... Barajını işleten şirkette mühendis olarak görev yapan ...
Devleti vatandaşı sanık ...'in ikametinde aramanın yapıldığı, yapılan aramada davaya konu 5 adet mozaik parçaları, pişmiş topraktan yapılmış künk, testi, mermer mimari parça ve kırık seramik parçalarının bulunduğu ve el koyma işlemlerinin yapıldığı, eserler hakkında düzenlenen ...
Müze Müdürlüğü raporu ile 16.05.2008 tarihli arkeolog ve sanat tarihçi bilirkişilerinden alınan rapordan anlaşılacağı üzere, eserlerin Roma dönemine ait, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlıkları olduğu, sanık hakkında soruşturmaya başlandığı ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı,
sanık verdiği ifadelerde, eserleri daha önce barajda çalışan yabancı uyruklu kişilerden aldığını, tarihi eser olduklarını bilmediğini, evinde süs eşyası olarak muhafaza ettiğini beyan ettiği, dosya kapsamında bulunan eserlere ait fotografların incelenmesiyle eserlerin korunması gerekli kültür varlıkları olduğunun kolaylıkla anlaşılabilmesi
ve sanık hakkında yapılan ihbarın kapsamı karşısında, sanığın eserlerin korunması gerekli kültür varlıkları olduğunu bildiği ve ifadelerinin ceza almaktan kurtulmaya yönelik olup, hayatın normal akışı karşısında inandırıcı bulunmadığı, ancak davaya konu eserlerin sanık tarafından ticari maksatla satın alındığına, kabul edildiğine ve satışa arz edildiğine dair dosyada somut ve kesin bir delil bulunmadığı, bu bakımdan sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70/1. maddesinde düzenlenen “kültür varlığını izinsiz bulundurma” suçunu oluşturduğu ve eylemlerinin sabit olduğu anlaşılmış, sanığın 67/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğine yönelik tebliğnamedeki bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, sanığın bir suç kastının bulunmadığına ve bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin ise kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
2863 sayılı Kanun'un 75. maddesinde, kanun kapsamında kalan suçlar nedeniyle el konulan taşınır kültür ve tabiat varlıklarının tasnif ve tescili yapılmak üzere müzeye teslim edileceği öngörülmüş olmasına, mahkemelerin belirtilen hususu karar altına almamaları halinde idarenin dava konusu eşyaların mülkiyeti ve yapılacak işlemler konusunda karşılaşacağı tereddüte rağmen ele geçen ve 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğine haiz eserler ile 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunmamasına rağmen Müzelerde saklanmasında fayda görülen eserlerin Müze Müdürlüğüne teslimi konusunda bir karar verilmemesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/11559, K. 2015/5086, 25 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama