KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2014/15431 E., 2015/11206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hüküm
- TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK’nın 179/3-2, 62 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair ...
Sulh Ceza Mahkemesinin 22.10.2009 tarih, 2009/670-877 sayılı kararının 07.12.2009 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde, sanık hakkında 23.09.2011 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan ....
Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/1260-2012/535 sayılı 22.03.2012 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleşmesiyle, 5 yıllık denetim süresi içerisinde suç işlediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dosyaya ihbarda bulunulduğu hükmün CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin ... Sulh Ceza Mahkemesinin 19.12.2013 tarih, 2013/1034-1347 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi halinde veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir.
Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir.
Yeniden hüküm verilmesi ise yalnızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi" halinde mümkündür.
Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır.
Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, hükmü açıklayan mahkeme hükmü açıklamakla yetinmesi gerekirken sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/15431, K. 2015/11206, 18 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama